|
|
Hakem yıldız olmak isterse Gerçekçi ol, imkansızı iste Yine Fenerbahçe, yine Galatasaray Ben F1'i feda ederim 12 Dev Adam ve Formula 1 Senna mı, Schumacher mi? 3 büyükler, Süper Lig ve deniz feneri |
|||
Aslında burada konu GSnin Yozgat maçı değil, konu Galatasarayda son bir kaç hafta içinde yaşananlar ve yapılan açıklamalar; Galatasarayın bizi artık başarılarıyla değil, yaptıklarıyla şaşırtıyor olması, daha da ötesi, artık Galatasaraylıların bu yaşananları bu kadar kolay sahipleniyor olması... EN YALIN BİÇİMDE OLAYLARIN GELİŞİMİ Maç sonuçlarını bir kenara bırakarak son gelişmeleri kısaca yazıya dökelim: 1) GS teknik direktörü yaptığı açıklama nedeniyle, işinden olma aşamasına geliyor (Gerçi Lucescu, yönetimden özür diledi ama Fatih Terimden OK alınmış olsa, bu özrün bir değeri olmayacaktı). 2) GSnin milli futbolcusu, önerilen transfer ücretini beğenmediği için, PAF takımına gönderiliyor (Böylece dünyada bir ilke de imza atmış ve bir başarı öyküsü yaratmış oluyorlar: GS PAF takımından, milli takıma...). 3) Başkan ve İkinci Başkan fikir ayrılığına düşmekle kalmıyor, bunu, yaptıkları özel açıklamalarla gazete manşetlerine taşıyorlar; bunların özel açıklama oldukları düşünülürse, basının burada hiç suçu olmadığı açık; ama her ikisi de barışma toplantısında basını suçluyor... TARTIŞMAYA EVET, TABİİ SADECE BİZ KONUŞURSAK Çünkü onlara göre bu demokratik bir tartışma; bunların olması doğal, yani İkinci Başkan, Başkanı güvenilmez biri olmakla suçlayabilir; Başkan da, İkinci Başkanı... Ama teknik direktör konuşma hakkına sahip değildir... Futbolcunun yönetimin teklifini kabul etme hakkı vardır tabii, ama ibret-i alem için PAF takımına gönderilmeyi kabul ederse... Eski teknik direktör ise ayağını denk almalı, çünkü yaptıkları ya da söyledikleri beğenilmezse, kulübe girmesi yasaklanabilir (en azından belli bir süre). Demokrasilerde fikir ayrılıkları olur tabii ki, bizler de sporseverler olarak bu tip tartışmaları görmek isteriz, ama bu tip tartışmalardan sonra, istifaları da görmek isteriz; çünkü istifa etmek de sistemin içinde olan bir şey... Demokrasilerde fikir ayrılıkları olur tabii ki, ama Tek fikir benimki diretmesi olmaz... Herkes fikrini söylesin ama fikriniz hoşuma gitmezse, cezaların en sertine hazır olun tehditi olmaz. Galatasaraylı olmak demek, tüm bunları kabullenmek, bunlara destek olmak demek değildir. Ve Galatasaraylı olmak demek, Galatasaray yönetiminin yaptığı her şeyi kabullenmek, takımın zaman zaman hakem sayesinde avantaj yakaladığını gözardı etmek değildir. GS aleyhine yazılan her yazıyı Fenerbahçelilerin yazdığını düşünmek de, Galatasaraylı olmakla bağdaşmıyor. Galatasaray yönetimini eleştirmek, GSnin başarılarını küçültmeye çalışmakla da uzaktan yakından ilişkisi yoktur... GALATASARAY TARAFTARI BÖLÜNÜYOR Galatasaray taraftarlarını da anlamak zor... Bana göre kendi içlerinde ikiye ayrılmış durumdalar. Bir kısmı kazanmanın her şeyden önemli olduğunu düşünüyor ve kazandıkları sürece onlar için hiç bir şey önemli değil. Çünkü biliyorlar ki, kazanan taraf her zaman haklıdır, konu futbol olduğunda da yapılan tüm itirazlar, bir süre sonra geçerliliğini yitirecektir, ortada kalacak olan alınan puanlar ve kazanılan şampiyonluklar olacaktır. Arada bir de olsa, GSnin hakem sayesinde avantaj yakaladığını söylemek, GS düşmanlığıdır, sporsever olmak değil... Onlara göre amaç, aracı belirliyor. Gerçek Galatasaray taraftarı ise biraz daha farklı görüyor olayı... Yaşananlardan pek hoşnut değil, tabii kazanmayı seviyorlar, ama haklı bir galibiyetin çok daha değerli olduğunu bilerek ve bundan çok daha fazla zevk alarak yaşıyorlar. Sonuçta her iki durumda da alınan puan aynı olabilir, ama tuttuğunuz takımın kazanmasının aslında sadece ve sadece manevi değeri dışında size bir şey vermediği düşünülürse, bu manevi zevki tam anlamıyla yaşamayı tercin ediyorlar belki de... Tabii ki, amaç, aracı belirleyecektir; ama haksız bir araca ihtiyaç duyan amacın meşruluğu da tartışılır, diyorlar... Neyse, Galatasaraylıların demokrasi anlayışlarını kenara bırakalım ve bir iki noktaya temas edelim. 1) Türkiye Süper Liginde 3 büyükler, hakemler tarafından korunuyor. Bu bilinçli yapılmıyor olabilir, yılların yarattığı sempati-antipati, son yıllarda oluşan baskılar olabilir bunun nedeni, ama bu bir gerçek. Bunun örneklerini her hafta görüyoruz; bu bizi zaman zaman rahatsız ediyor, ama daha da kötüsü bunu içimize sindirmiş durumdayız. 2) GS ise 3 büyükler içinde biraz daha avantajlı durumda olan büyük, ama bunu da normal karşılamalıyız, çünkü eğer büyükler korunuyorsa, eğer, GS, Avrupanın en önemli takımlarından biriyse, düz mantıkla, GSnin daha çok korunması da doğal değil mi? Fenerbahçeliler ve Beşiktaşlılar neden bu kadar feryad ediyor ki, yıllar yılı bu sistemi onlar yaratmadı mı? 3) Yıldız futbolcuyu korumak, Türkiyede yanlış anlaşılıyor. UEFA, yıldız oyuncuyu koruyun, diyor, ama ayrıcalık tanımayın. Tabii ki Figoyu korursun, Zidaneı korursun, Sergeni korursun; futbol oynamak isteyen bir yıldız oyuncuyu korumak, oyunun güzelleşmesine hizmet edecektir. Ama bırakın tekme atmayı, rakibinin baldırına taban giren bir futbolcu korunmayı nasıl hakeder ki? Bu dünyanın her yerinde kırmızı karttır, pek çok ülkede ise sakatlamaya yönelik kasti hareket olarak değerlendirilip, üstüne üstlük bir de oynamama cezası verilebilecek bir harekettir (Biz bunun son örneğini Caponeda gördük, Rivaldoya oyun durduktan sonra kasti girdiği için, temas bile olmadığı halde 2 maç ceza aldı). 4) Sergen kasti tekme atma hakkına sahiptir. Tabii kırmızı kart görmeyi kabul ediyorsa... Bu hareketi sonunda kırmızı yerine sarı kart gördüğü için de şanslıdır. Ama o bunun farkında değil (bu şartlar altında da hiç bir zaman farkına varmayacak). Çünkü bizler TV ekranlarından baldırına taban yiyen Hüseyinin kanayan bacağını seyrederken, o, Rakibe hafif bir temas vardı, neden yerde o kadar çırpındı anlayamadım, zaten sonra ayağa kalktı ve koşmaya başladı açıklamasını yapıyordu. | ||||
|
|||||||
Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||