Home page

Haber Menüsü


e. murat yığcı
 
Gerçekçi ol, imkansızı iste
 
Çok uzun süre dergicilik yapmış bir kişi olarak, dergi çıkarmanın zorluklarını biliyorum, yine de bu, benim piyasadaki spor dergilerden daha fazla şey beklememe engel olmuyor.
 
e. murat yığcı'ya mail.
NTV-MSNBC
 
20 Ekim—  Her ne kadar SPOR&SPOR, hem yaşamımda, hem de spor dergiciliğinde daha önemli bir yere sahip bile olsa, ilginçtir, derginin ilk sayının başyazısını hatırlamıyorum. Daha sonra benzer bir anlaşıyla fakat farklı bir ekiple yayın hayatına atılan DESPORTO’nun ilk başyazısı ise hemen hemen aklımda. O günler spor dergiciliği açısından, bu günlere kıyasla biraz daha sınırlı sayıda yayına ulaşılan günlerdi. SPOR&SPOR, kısıtlı şartlarda 6 yıl yayın hayatını sürdürmüştü. Yaşı yeten tüm spor severlerin gönlünde farklı bir yere sahip olan haftalık Gelişim Spor’un, yine haftalık olan Türkiye’de ve Dünyada SPOR Dergisi’ne devrettiği bayrağı taşımaya çalışıyordu SPOR&SPOR. Kendine has yazım dili, özgün tarzıyla azımsanmayacak bir okur kitlesine sahip olan dergi, bağımsız bir yayın olmasına karşın fazlasıyla emek ve özveri, istikrar ve bana göre sağlıklı bir yayın anlayışıyla 6. yılını devirmeyi başarmıştı.

   
 
       
   
MSNBC News 12 Dev Adam ve Formula 1
MSNBC News Senna mı, Schumacher mi?
MSNBC News Süper Lig'e merhaba; ya da ilk beşe girecek son takım hangisi?
MSNBC News 3 büyükler, Süper Lig ve deniz feneri
MSNBC News Ve McLaren ve Jaguar ve Newey
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Günümüzde spor severler, biraz daha şanslı sayılabilir. Gazeteler dışında ulaşabilecekleri spor dergisi bulma konusunda, sayı itibarıyla seçme şansına sahipler. Son 20 yıla bir göz atıldığında Cumhuriyet Spor, Gelişim Spor, Türkiye’de ve Dünya’da Spor, Basket, Fast-Break, SPOR&SPOR, Desporto, genelde dönemlerinin tek seçenekleriydi.
       Biz spor severler, bugünlerde gazeteler yoluyla okura ulaşan haftalık dergilerin yanı sıra, aylık futbol dergilerine de ulaşma şansına sahibiz. Bir süre önce yayınına ara verilen F1 Racign Türkiye ve otomobil dergilerinin yanı sıra, Skor (Akşam), Futbol (Radikal) ve Gool (Sabah) dergileri haftalık olarak, Goal ve Futbol Dergileri ise aylık olarak bayilerden ulaşabildiğimiz yayınlar. Bunların adı geçen diğer yayınlardan farkları sadece futbolla sınırlı olmaları ve bir iki ufak değişiklik dışında birbirlerine fazlasıyla benzemeleri. İyi dergiler belki, ama yeteri kadar iyi değiller...
       
EN İYİ DERGİ... Mİ ACABA?
       Çok uzun süre dergicilik yapmış bir kişi olarak, dergi çıkarmanın zorluklarını biliyorum, yine de bu, benim bu saydığım dergilerden daha fazla şey beklememe engel olmuyor. Çünkü biliyorum ki, bu dergileri hazırlayanlar da benim gibi düşünüyor; hiç bir zaman ‘en iyi dergiyi yapamazsınız’. Ortaya çıkan dergilerden daha iyisini yapabilecek kapasitedeler, daha çok araştırma, daha derinlemesine analizlerle zenginleştirebilir, daha iyi resimlerle süsleyebilirler dergilerini; daha iyi (ve bana göre daha uzun) söyleşiler sunabilirler bizlere.
       Gazete mantığıyla değil, dergi mantığıyla yaklaşabilirler olaya... Daha uzun sürede hazırlanmış konularla çıkabilirler karşımıza, çünkü yarının gazetesini hazırlamaları değil, bir hafta (ya da bir ay) elimizde tutacağımız dergiyi hazırlamalarını bekliyoruz onlardan. Günceli yakalamak yerine, detayı kovalamayı seçmeliler belki de; gazetelerin vakitsizlik nedeniyle ulaşamayacakları konuların peşinde koşmalılar...
       
NEDEN SADECE OLUMSUZ ELEŞTİRİ
       Ve bizler, dergi okumayı seven insanlar olarak, iletişim araçlarının böylesine geliştiği bir ortamda onlara fikirlerimizle, olumlu-olumsuz eleştirilerimizle destek olmalıyız. Belki de Avrupa’da, ABD’de çıkan örneklerin benzerlerini sunmaları için, onları zorlamalıyız. Sadece yerden yere vurmak için değil, (eğer hoşumuza gidiyorsa) beğenilerimizi sunmak için de onlara ulaşmalı, sahiplenmeliyiz sevdiğimiz dergileri...
       Daha iyisini, daha iyisini, daha iyisini istemeliyiz...
       Ben artık beşinci, onuncu yılını dolduran dergiler görmek istiyorum Türkiye’de; çünkü biliyorum ki, bir derginin yayın hayatında uzun süre kalması, onun kalitesinin artmasına, daha iyi olmasına neden olacaktır.
       Bunun çok zor olduğunu mu düşünüyorsunuz?
       İyi bir içerik, iyi bir okur kitlesi ve iyi bir yayın politikasıyla neden olmasın?
       İmkansız olanı mı istiyorum?
       
       EK YAZI

       Çizgiyi, SPOR&SPOR’un bıraktığı yerden ileri götürmek için hazırladığımız Desporto, sadece 4 sayı yayınlandı. 1997 yılının son aylarında çıkan ilk sayıda, derginin ilk sayfasında yazdığım “Farklı bir dergi, farklı bir okur” başlıklı yazıdaki fikirlerimi aynen koruyorum. Ve düşünüyorum: Ben mi değişime karşıyım, yoksa bu ülkede bazı şeyler mi değişmiyor:
       “Harçlığımdan arda kalan parayla dergi almaya karar verdiğimde, sanırım 13 yaşındaydım. Dergi okumanın gerekli olduğunu düşünmüş, belki de dergi okurunun farklı olduğunu farketmiştim. Dergi sayısı bugünlerde olduğu kadar fazla olmadığı için seçim yaparken de zorlanmıyordunuz. Piyasada, genelede özenle hazırlanmış, bilgiyi ve güvenilirliği ön plana çıkaran, günün teknik yeterliliği çerçevesinde güzel dergiler vardı.
       Gazetecileri medya mensubu olmadığı, -belki de bu nedenle- gazetecilik etiğinin tartışılmadığı günlerde amaç, güzel söz söylemek değil, kararlı bir tarafsızlığı yakalamak ve okura inandırıcı bir ses hediye edebilmekti.
       Bab-ı Ali olgusundan medya kuruluşlarına geçiş döneminde okur tanımının, aslında okuyan kişi olmadığını farketti Türkiye. Amaç değişti, her kesimin gazete ya da dergi okumasından çok, her kesimden insanın gazete ya da dergi alması hedeflendi. Çocuklar oyuncak, öğrenciler sözlük ya da ansiklopedi, büyükler ise tabak, çanak ya da aklımıza gelmeyen daha pek çok ürün nedeniyle gazete bayilerine koştu. Satılan gazete sayısı arttıkça, okur sayısı düştü.
       Çünkü gazete ve dergi okuru bilinçlidir, bilgilenmek için okur. Dünyaya bakışı farklıdır, tabak, çanak ya da oyuncak için değil, okuma ihtiyacını gidermek için dergi ya da gazete alır; okura yapılabilecek en iyi hizmet, ona derginin içinde parasının karşılığını vermek olacaktır.”
 
       
    MSNBC News Formula 1'de sürprizler bitmiyor
MSNBC News Türk sporunu kim kurtaracak?
MSNBC News Ve Fenerbahçe şampiyon
MSNBC News F1, bizler ve diğerleri
MSNBC News Taraftar kimliği mi, fair-play mi?
MSNBC News GS zirveye, FB nereye? (2)
MSNBC News Ekonomi mi, spor mu?
MSNBC News Ben en çok Lucescu'ya üzülüyorum
MSNBC News Sözümü geri aldım?
MSNBC News Hagiler, Daumlar ve bizler
MSNBC News Futbolun değişen çehresi (2)
MSNBC News Futbolun değişen çehresi (1)
MSNBC News İşte öyle bir maç
MSNBC News Ya Ali Haydar sigara içmeye başlarsa...
MSNBC News Bir futbol maçından ne beklersiniz?
MSNBC News Başarılı olmak, herşeyi yapma hakkını verir mi?
MSNBC News 'Yeni yeni isabet etmeye başladı da...'
MSNBC News Türkiye' ve Formula 1
MSNBC News Nasrettin Hoca'dan Galatasaraylılar'a
MSNBC News Kaybetmeyi öğrenmek
MSNBC News Spordaki olasılık hesapları
MSNBC News 5 yıldızlı otellerden, Olimpiyat Köyü'ne
MSNBC News Okumuş, okumuş, anlamamış...
MSNBC News GS zirveye, FB nereye?
MSNBC News Biraz ondan, biraz bundan
MSNBC News Euro 2000'den arda kalanlar
MSNBC News Hayallerim, Milli Takım ve Medya
MSNBC News Farklı, farklı, farklı soru (2)
MSNBC News Farklı, farklı, farklı açı
 
     
 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları
Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın
Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları