Home page
Haber Menüsü


Yazara e-mail atmak için fotoğrafın üzerine tıklayınız
 
Ortaklar arasında yanık savaşları
 
Koalisyonunun MHP ve ANAP’lı ortakları arasında, idam, Kürtçe öğrenimi ve Avrupa Birliği dışında şimdi de kayaktan kaynaklanan ‘yanık savaşı’ başladı. Bayındırlık eski Bakanı ve MHP Grup Başkanvekili Koray Aydın da oradaydı.
 
Ankara
AA
 
9 Mart—  ANAP’lı Devlet Bakanı Edip Safter Gaydalı ile ANAP Sakarya Milletvekili Ersin Taranoğlu geçtiğimiz hafta sonunu Bolu Kartalkaya’da geçirdiler.

   
 
       
    TOP5 Ergenekon’da 16 kişi daha gözaltında  
NTVMSNBC Reklam  
 

  Meclis kulisinde önce Gaydalı ile Taranoğlu’nu gördüm. Taranoğlu, tabir yerindeyse piliç gibi kızarmıştı, Gaydalı’nın burun kısmında güneşten kaynaklanan deri soyulması vardı.
       Sorduğumda Kartalkaya’ya gittiklerini, zaman zaman kaydıklarını, bazen de kar üstünde oturup keyif yaptıklarından kar yanığı olduklarını söylediler. Neyse deyip geçtik.
       Biraz ilerde bu kez Koray Aydın’ı gördük. Onun hali daha da perişandı. Nedenini sorduk, meğer çok dertliymiş. Önce onu bir dinleyelim:
       “Geçen hafta da anlımda bir çizik vardı, herkes onu soruyordu. Oğlum Konuralp çizmişti. Ama anlatmak epey zaman aldı. Tam o bitti bu kez bu başladı. Şimdi de herkes bunu soruyor. Ne yanığı diye?”
       Hemen araya girdik, “Sayın Aydın cebinizde yazılı açıklama bulundurun, anlatmaktan kurtulursunuz, gazeteci önerisi bu olur” dedik. Güldü, sonra da kendi yanığının nedenin anlattı. Meğer o da Kartalkaya’ya gitmiş. Gaydalı ve Taranoğlu’nu hatırlatıp, “Onlarınki sizinki kadar derin değil” dedim.
       Aydın, “Kardeşim olmaz ki, onlar şişman adamlar. Akşama kadar oturdular. Bense gördüğün gibi tığ gibi adamım sürekli kaydım. Onun için böyle oldu” dedi.
       Şekerlemeyi bu kadarla tutmayı düşünüyordum ki, bir Gaydalı’yı arayayım bakalım o nediyor, diye düşündüm.
       Dün aradığım Gaydalı’yı, Taranoğlu’nun telefonundan Sarıkamış’ta buldum. Yine birlikte kayağa gitmişler.
       Aydın’ın sözlerini anımsattım. Gaydalı’nın yanıtı, koalisyon ortakları arasındaki yeni savaşın (!) net göstergesiydi:
       “Bakın ben ve Ersin Bey bu hafta sonu da kayaktayız. Sorun çok yanmak değil, ustaca kaymaktır. Eğer doğru kaymazsanız, o zaman sadece yanarsınız. Eğer tenis topuna doğru vurmayı bilmiyorsanaz, o top gelir suratınıza patlar. Biz kayağı bildiğimiz için bugün de kayıyoruz, yarın da kayacağız. Ama arkadaşlarımız da öğrenecek, sadece biraz sabretmeleri gerek.”
       
BAKANLAR KURULUNUN TUTANAĞI YOK
       Bakanlar Kurulu’nda, 55’inci hükümetin son döneminden beri, tutanak tutulmadığını öğrendim. Hayrete düştüm.
       Tamam anladık, Bakanlar Kurulu toplantıları en üst seviyede gizli. Ama tarihe not düşmek diye birşey de var. O güne kadar yapılan Bakanlar Kurulu’nun tüm tutanakları varken, sonrasında bu uygulamadan vazgeçilmesi düşündürücü ve tarih adına üzücü.
       Konuyu biraz araştırdığımda, bazı bakanların da bundan rahatsızlık duyduğu ve birkaç kez Bakanlar Kurulu toplantısında bu konuyu açıp, yanlışlığı dile getirdiklerini öğrendim. Yeni sonuç alınamamış. Bundan da önemlisi, neden tutanak tutulmadığı da şöyle açıklanmış:
       “Tutunak tutulduğunda, bazı bakanlar rahat konuşamıyor. Uygulamaya bu nedenle son verildi.”
       Hoppala...
       Doğrusu bazı bakanlar buna da itiraz etmiş, ama uygulama aynen sürüyor.
       Yani bu ülkenin bazı bakanları, ne konuşup ne konuşmayacağını bilemedikleri için tarihe not düşmek istemiyorlar. İyi güzel de, o zaman kabinede ne arıyorlar, Allah aşkına.
       
BOSTANCIOĞLU’NUN EKMEK AŞKI
       Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ile kuliste konuşurken, yanımıza Bolu Milletvekili Mustafa Karslıoğlu geldi. Bostancıoğlu, Karslıoğlu’na “Ekmekler için teşekkürler” deyince meraktan sorduk. Bakan da anlattı.
       “Bolu’nun müthiş güzel ekmeği var. Bolu’ya çok yakın bir köyde yapılıyor; Paşaköyü’nün taş fırın ekmeği. Mustafa her gidişinde bana getiriyor. O kadar seviyorum ki, gramı zarar görmesin diye buzluğa koyup dondurduğum oluyor. Buzluktan alıp kızarttığınızda tadı bir başka güzel oluyor.”


       Bakan bunları söyledikten sonra bu kez de dert yandı:
       “İyi güzel de, ekmek o kadar nefis ki, yemeden duramıyorum; tabi kilolar da artıyor o zaman. Ama biz buna alışmışız. Küçükken de elimize ekmeği verip, bizi salarlardı; biz de onu kırpa kırpa yer, hiç acıkmazdık. Ne yaparsın eski bir alışkanlık yani.”
       Doğrusu, ben de sık sık Bolu’ya gider gelirim. Aldağlar ve Gölcük, sevdalı olduğumuz güzel mekanlarımız. Biz de her gidiş gelişimizde o taş fırınlardan aldığımız ekmeklerle döneriz. Bunun için bakana hak vermemezlik etmedim; ama itiraf edeyim ki, eğer yemesini biliyorsanız vermesini de bilmelisiniz. Bunun yolu da spordan geçiyor. Milli Eğitim Bakanımız’a da böylesi örnek tutum çok güzel yakışır.
       
 
       
    MSNBC News İhanet (!) sürüyor
MSNBC News AB vatana ihanet mi?
MSNBC News Milletvekilinin eri cezasını öder
MSNBC News Ediz Hun böyle zulüm görmedi
MSNBC News Parti çıkarları öne
MSNBC News Vekillerin sigara savaşı
MSNBC News MHP'nin yalnızlık seçimi
MSNBC News Durmuş'tan duygusal hayata katkı
MSNBC News MHP'den uyuma iki şart
MSNBC News Çiller'in alyans dikkati
MSNBC News Sezer'in hakkı
MSNBC News Durmuş'un aşk recetesi
MSNBC News O da siyasetçi
MSNBC News Erdoğan da Davos Zirvesi'ne davet edildi
MSNBC News Derviş'e kızmak
MSNBC News Ecevit ABD'ye giderken
MSNBC News Muhalefet demek, kız tarafı demek
MSNBC News Bu rekabet öldürür
MSNBC News Güzel bir örnek
MSNBC News Muş böyle zulum görmedi
 
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları