Güncelleme: 10:38 TS 5 Kas., 2000
|
|
|
Okur mektupları 22
|
|
|
|
Meclis full-time çalışsın kampanyasını bende destekliyorum.
Saygılarımla
EMRE GORGUN
Kampanya isabetli olmasına isabetli ama meclisin çalışmasından verim almak için yeterli değil. Bir defasında merak ettiğim için meclise ziyarete gitmiştim. Koridorlarda vekilleri ile görüşmek için sıra bekleyen insanlar Sirkeci garından beter bir manzara oluşturuyordu. Milletvekillerinin bu durumdan memnun olduklarını hiç sanmıyorum, ama gelenleri geri çeviremezler zira oy kaybederler. Ama meclis iç tüzüğünde yapılacak bir değişiklikle bu ziyaretçi angaryasından kurtarılabilirler. Onlar da asıl yapmaları gerekenlere odaklanabilirler. Tabi FULLTIME çalışırlarsa. :)
Ertan Asan
Ben bu oneriyi sonuna kadar desteklemek isterdim, ama kaliteyi artttirmadigimiz surece degil full-time gunde 24 saat calissalar bile bir seylerin degisecegini sanmiyorum. Oncelikle ulkesini dusunen, dunyayi gunu gunune takip eden, kucuk cikarlar pesinde kosmak yerine, ulkenin problemlerine akilci cozumler uretebilen kisilerle donatilmalidir, T.B.M.M. Zaten Ataturk de bunun icin kurmadi mi? O halde kalite standartlari yuksek vekillerimiz oldugunda zaten boyle bir oylama yapmaya gerek bile kalmayacaktir. Onun icin once kalite....
Saygilarimla,
Eser Arisoy
NTVMSNBC nin baslatmis oldugu kampanyayi gonulden destekliyorum, umarim hakettigi destegi Turk kamuoyunda bulur ve gerigi yerine getirilir.Butun calisanlarin bila istisna butun herkesin (memurlar,isciler, serbert calisanlar, ogrenciler ) minumum 45-50 saat calistigi bir ulkede Milletin Meclisinin haftada sadece ve sadece 12 saat calismasi ve en az bunun kadar onemlisi yilda 4 aya yakin yaz tatili yapmasi (yaz tatilinin -adli tatilin- bu kadar uzun olmamasi sadece maclis icin degil adliye icinde gerekli) son derece uzucu bir durum diye dusunuyorum.
Hatta TBMM gibi son derece onem arzeden bir kurumun 40 saatle yetinmeyip gece mesaisine de kalmasi gerekli, ihtiyacimiz olan butun kanunlari cikarip ulkenin refah seviyesini ciddi miktarda yukseltinceye kadar.
umarim kampanya ses getirir. herkesin yapaacgi birseyler var bu ulke icin sadece vekillerden yada burokratlrdan beklememeliyiz , onlari sivil toplum olarak calismaya zormaliyiz ayricada.
tesekkur ederim.
HAKAN KILINCKIRAN
Meclis tıpkı bir hastanenin acil servisi gibi 24saat açık ve karar alabilecek çoğunlukta nöbetçi milletvekilleriyle daima çalışır durumda tutulmalıdır.Toplu tatil yapılmamalı,millet vekilleri meclis nöbetlerinin vatan nöbetiyle eşdeğer olduğunun bilincinde olarak çalışmalıdır.Boş meclis sıralarında devlet problemleri tartışılan bir toplumda sahipsizlik ve güvensizlik duygusu bezginlik ve bitkinlik yaratır.ÇALIŞAN BİR MECLİS VE ÇALIŞKAN MİLLETVEKİLLERİNDEN FEYZ ALAN YÜKSEK MORALLİ VE POZİTİF İVMELİ BİR TÜRKİYEYE...
Hakan Moralı
Büyük Türkiye, mutlu Türkiye vadeden bu insanların hiç denecek kadar az çalıştıklarını maalesef bilmiyordum. Bu konuda böyle bir kampanya başlatıpta bizleri bilgilendirdiğinizden dolayı sizleri kutlarım. Kampanyanızı gönülden destekliyorum. Yazık... çok yazık...
Özlem Özfalay Baysal
sayın vekillerimize ,
Türkiyede yaşanan olayları düşününce; ( son cezaevi örneği), hiç evlerine gitmemeleri ve İŞ yapmaları zorunluluğuna kendileri inanmış olmalı ve sizler böyle bir anket yapmamalıydınız...
Bu ülkede yaşanan olayların sorumlusu biz seçmenleriz... Böyle vekilleri seçmeye zorlanmayı kabul edip,seçtiğimiz için . AMA VEKİLLERİMİZ MASUM DEĞİLLER ... HEMDE HİÇ... VE ÇOK ÇALIŞMALILAR BU ÜLKE İÇİN KENDİLERİ İÇİN DEĞİL !
merhabalar..
bence bu konunun konuşulmasına bile gerek yok. en basit bir işçinin bile tam gün çalışması gerekiyor. Devletimizin başında bunca problem varken tam gün çalışmak bile az gelir diyorum.Tüm gayretlerini bu yönde kullanmaları gerekmezmi? O mevkilere gelen insanların kafalarını çatlatırcasına çalışmaları, çözüm yolları getirmeleri gerekmezmi? Acaba kaç vekilimiz sorumluluk sahibi? Hiç vatandaşların haline bakmıyorlarmı?-Baksalardı bu halde olmazdık. Onlar kadar rahat hayat yaşayan insanlar varmı diye düşünüyorum..Daha nasıl devam edeyim bilmiyorum.. Bu, deveye neren eğri diye sormaya benziyor.Hangi görevlerini yerine getirdilerde tam günçalışmalarından bahsediyoruz. Çalışma saatlerinde kendilerini işlerine vererek , azimle ,dürüstane bir şekilde çalışsınlar yeter!!!
Hüseyin Akbaş
Ben de TBMMnin haftada en az 40 saat 5 gün çalışmasından yanayım. Ama milletvekilleri bu saatleri boş işlerle uğraşarak değil, Türkiyeyi çetelerden, yolsuzluklardan, devleti soyanlardan, yargıyı hiçe sayanlardan, kaçaklardan, trafik canavarlarından, ekonomik sıkıntıdan, yoksulluktan, sağlıksız yaşam koşullarından, eğitimsizlikten, insan haklarının uygulanmadığı ortamdan kurtarmak için, HALK için en iyisini yapmak için kullanmalarını istiyorum. Milletvekillerinin, milletin vekilliğine yaraşır şekilde çalışmasını istiyor, hafta da 5 günden fazla çalışılması gerektiği görüşümü bildiriyorum.
İrfan Uçar
Türkiyenin acil sorunları dağ gibi yığılmışken,Meclisin haftada üç gün öğleden sonraları 4er saat çalışması kadar büyük bir lüks olamaz . Hangi fabrikatör baba ,oğlunun, fabrikasında bu kadar kısa süre çalışmasına göz yumabilir ki biz de yumalım. Milletvekillerinin mecliste bir saatlik çalışmalarının bedeli hesaplandı mı acaba.(milletvekili maaşları açısından )
Tatil zamanı geldiğinde tabii ki tatil de yaparlar ama şimdi çalışma zamanı.Yapılması gereken işleri yapmak üzere oradalar ve yapsınlar.Meclise giren milletvekillerinden beklenen ralli yarışmalarına katılmak ya da futbol tuırnuvaları düzenlemek değildir. Tüm milletin gözleri üzerlerindedir. Şimdilik bizim değil parti liderlerinin seçtikleri vekiller oldukları için bu takibi yapma gereğini duyuyoruz. Biz seçebildiğimiz zaman sanırım bu takibe gerek kalmayacaktır. Lütfen vekiller. kimin vekilleri olduklarını her zaman hatırlasınlar ve vekili oldukları halk neyi ne kadar yapabiliyorsa onlar da ancak o kadarını yapmaya hak görsünler kendilerinde.
Yüce Meclisin yüceliğine gölge düşürme hakkını bu millet hiçbir milletvekiline vermemiştir ve veremez de.
Bir an önce yeni meclis başkanı da kolları sıvayıp yapılması gerekenleri yapmalıdır.Hayat ve milletvekilliği sonsuza kadar gitmez ama Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi sonsuza dek gidecektir.
Günü gün etme zamanı değil çalışma zamanıdır.
Melek DENER
Meclis sabah saat 9.00 da başlayıp haftada toplam 56 saat
çalışmalıdır.
Mete Açıkgöz
Hala sığ televole kültürü bulaşmış mesajlar gelmekle beraber, arada ciddi ve iç mantığı olan gerçekci mesajlar da gelmeye, nihayet bir şeyler olmaya başladı.
Madem bir kampanya var, o zaman biraz beyin jimnastiği yapıp, çözümler üretelim;
Amaç: Meclisin verimli çalışması, yani, zamanında doğru yasaları süresi içinde ve usulüne uygun olarak yürülüğe sokmak ve uygulanmasının zamanında ve doğru kriterler kullanarak denetlemek (kampanyanın adı bu değil ama, olması gerekeni buydu...)
Bunu sağlamanın yolu ne değildir ?
Meclisin haftada 40 çalışması bu amacı sağlamaz.
Peki bunun sağlamanın yolu nedir ? Buna bakmadan önce biraz demokrasi kültürü ve ülke yönetim şekillerine bakalım. Demokrasi açısından en gelişmiş ülkeler hangileri: ABD, Almanya, İngiltere, İskandinavya ülkeleri, Fransa gibi. Peki bu ülkelerin yönetim şekli ne ? ABD başkanlık esasına dayalı Federal Cumhuriyet, Almanya eyalet sistemine dayalı federal cumhuriyet, Fransa da yarı başkanlık sistemine dayalı cumhuriyet. Diğerleri; hepsi monarşi ile (kraliyet ile) yönetiliyor. Peki hem cumhuriyet olan hemde demokrasisi tıkır tıkır çalışan ülkeler : yok.... İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu yola girdi, ama daha üst düzeye erişemedi. Peki diğer ülkelerde neden demokrasi işliyor ? Eyalet sistemi yada kraliyet olduğu için mi ? Hayır. Demokrasi işliyor çünkü kişi başı milli gelir $ 10,000 ın üstünde de ondan. Demokrasi vatandaşların ekonomik bağımsızlığına dayanır. Bu yoksa o demokrasi kişilere kaim olur. Örnek : TÜRKİYE...
Peki ne yapalım ? Televole çözümler mi, gerçekçi öneriler mi ? Televole çözümleri öneren çok. Biz gerçekci bir öneri getirelim.
Demokrasi nedir ? Bugüne kadar anlatılan Çoğunluğun Yönetim Sistemi masalının tam tersine azınlığın çoğunluğu yönetmesi dir. O zaman burada neye dikkat edilecek ? Suistimal olmaması ve kuralların kurumsallaştırılarak kişilere bağımlı olmaktan kurtarılması. Bunun için ne gerekir ? Toplumsal kültür ve toplumsal bilincin gelişmiş olması. Bu bizde var mı ? Ülkenin hali ve kampanyaya gelen fikirlere bakarsanız YOK...
O zaman ne yapacağız ? pes mi edeceğiz ? HAYIR.
Demokrasi kuvvetler ayrılığı prensibine dayanır. Demokrasi YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI güçlerinin ahengine dayanır. Bu ahengin sağlanması bu gücler arasında yetki ve etki ihlallerinin olmamasına bağlıdır. Bunu iki yoldan sağlarsınız;
1- Demokrasiyi sırtlayan kişilerin toplumsal kültür ve bilinci sayesinde,
2- Sistematik düzenlemelerle,
Birinci şıkkı uygulayamayacağımızı yukarıda gördük. O zaman ikinci şıkka bakalım.
Türkiyedeki durum ne ? tam bir kaos. Yürütme (hükümet) mecils (yasama ve denetim organı) içinden çıkıyor. Dolayısı ile parmak sayısı fazla olan parti yada partilerin oluşturduğu hükümet meclisi yani yasama gücünü ve denetim erkini kontrol ediyor. Üstelik her an bakan olabilme imkanı ortada iken, hükümete ters gitmek milletvekillerinin işine gelmiyor. yargı bağımsız ama, hakim ve savcılar üst kurulu adalet bakanı başkanlığında toplanıyor. Durum tamamen adalet bakanının düsürtlüğü ve devlet adamlığına bağlı. Maaş ve terfileri adalet bakanlığı ayarlıyor.
Böyle bir durumda, meclisin haftada 40 saat çalıştırılması ne kadar komik bir fikir değil mi ?
peki ne yapılacak ? Yukarıdaki 2.ci madde, yani sistematik düzenleme. Diğer bir değişle kuvvetler ayrılığı prensibi tam anlamıyla oluşturulacak. Bunun için;
1- Partilerde delege bağımsızlığı, parlamenter aday seçiminin delege seçimine bağlanması, parlamenterlerin kurumsal bağları dışında bağımsız kalabilmelerinin sağlanması,
2- Seçimde başbakanın seçilmesi ve bakanların meclis dışından oluşturulması. Böylece, yasma - denetim - yürütme ilişkisindeki bayağlık ortadan kalkacaktır. Yasama - denetim organı olan meclis, önüne gelen kabineye görev vermek, çalışmalarını denetlemek, icraat için gereken yasal düzenlemeleri yapmakla görevli olur ve yürütme karşısında bağımsız olur. Böylece gerçekten gereken yaslar, gereken şekilde ve hızda çıkar. Denetim görevi layıkıyla yapılacağından, bugün yasa- uygulama kopukluğu da ortadan kalkar. Kabine üyeleri profesyonelce işlerini yapar ve partidaşların yakınlarını işe yerleştirmekle uğraşmaz.
3- Seçimde direkt Parlamenterler seçilir. Yani parlamenter seçilmek için partisinin gücüne güvenmek yerine gerçekten kendini ve yapacaklarını anlatmak ve seçmenleri ile bir sosyal kontrat imzalamak durumunda kalır. Seçmende direkt seçtiği parlamentere karşı daha ciddi ve derin baskılar yapabilecek durumda olur. Bu sayede de Parlamenterler hısım - akrabaya devlet hastanesinde yatak, devlet dairesinde iş, devlet arazisinde parsel ayarlamak durumundan, gerçekten yasama ve denetim işiyle uğraşmak durumunda kalırlar.
4- Yargı tamamen bağımsız olup, özerk bir kurul tarafından yönetilecek düzenleme yapılır. Adalet sisteminin yargı kurumları maaşlarını, mahkeme harçları ve tazminatlardan elde edilecek payların oluşturduğu bir döner sermayeden sağlar. Sayıştay da yargının bir parçası olur. Böylece, hakim ve savcılar icraatın değil, yasaların işaret ettiği kanun dışılıkların üstüne gidebilecekler.
Şimdi diyeceksiniz ki, eee bunları herkes biliyor. Bu değişiklikleri kim yapacak ? Biz yapacağız. Nasıl mı ? oy gücümüzü kullanacağız ve toplumsal baskının nasıl bir şey olduğunu hissettireceğiz. İşte bu hedefler için kampanya yapın, işte bu hedefler için mesajlar geçin, işte bu hedeflere ulaşmak için gereken yasal değişikliklere destek verin, işte bunları istediğinizi Ankara ya faks, mektup, e-mail ve bu tür platformları mesaj bombardımanına tutun.
Sırf itiraz etmiş olmak için, karşı çıkmak yada, popüler kampanyalara evet bende katılıyorum, çalışsınlar, dünya kadar para alıyorlar diyerek bu hedeflere ulaşamazsınız. Herkez şuna inansın ki, eğer, bu ülkede kişi başı milli gelir $ 15,000 olsa ve meclis böyle çalışsa idi, kimse böyle kampanyalar düzenlemez, düzenlesede bukadar kahrolsunlar mesajı gelmezdi. Eğer bu ülkenin kaynakları için sarf ettiğiniz çabalar karşısında elde ettiğiniz fayda, çabalarınızı karşılamıyorsa, o zaman bunun yolu, çabalarınızla faydaları eşitleyecek yöneticileri tercih etmektir. meydanlarda develer kesip, sonra bunlar bizi sömürüyor edebiyatı yapmak değil.
Hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. hepimiz bu ülkede çalışıyor ve çabalıyoruz. herkes işini doğru yaparsa, sonuç doğruya ulaşır. Herkes doğruya yönelirse yanlışlar daha kolay ortaya çıkar. Yolda yürüken, tesadüfen fark ettiğiniz vitrine göz ucuyla bakar gibi ülke sorunlarına bakmayın. Birileri gelecek ve bu ülkeyi refaha kavuşturacak değil. 7yy da kendilerini yönetemedikleri için finlileri çağıran ruslar gibi,birilerini bu ülkeyi yönetmek için çağıramayız.
Sabır ve anlayışınıza teşekkürler
MURAT GÜRBÜZ
Bir Türkiye Cumhuriyeti genci olarak bu geç de olsa verilmiş tepki için size teşekkür ederim. Ama ne yazık ki bir işe yaramayacağına adım gibi eminim. Niye derseniz kampayanızda *DİNAMİK* kelimesi geçmiş bir kere bu kelimenin bizim meclisimzle uzaktan yada yakından ilgisi yok. İlk önce yaş ortalamasına bakın. Atalarımız akıl yaşta değil baştadır demişler ama yalnızca lafta kalmış Dİnamik okumuş yüksek tahsilli gençler dışarlarda işssiz dolanırken biz kendimiz temsil etmek için lise mezunlarını gönderiyoruz Aslında onlardan böyle bir çalışma temposu bekleyemEyiz. Neden derseniz onların hantal bünyeleri bunu kaldıracak zamanı çoktan aşmış. Başka bir şey daha var. NİYE 9 00 DA BAŞLYORLAR. ONLARDA HERKES GİBİ BİR VATANDAŞ. NASIL MEMUR İŞİNE 8 00 BAŞLIYORSA ONLARDA SEKİZDE BAŞLAYIP AKŞAM 5 00 BİTİRSİNLER. oNLARIN BENDEN BİZDEN FARKLARI NE MİLLETVEKİLİ OLMALARIM. HİÇ SANMIYORUM ONLARA BU MAKAMI BEN VE BENİM GİBİLER VERDİ. biZ OLMASSAK ONLARDA OLMAZ.
Selçuk Özkan
Meclisin tam zamanli calismasi kampanyasini gonulden destekliyorum.
Saygilarimla.
Sezin Eren Ozcan
Eğer bir şeyler yapacaklarsa , aldıkları parayı hak etmeleri lazım. Ama görünene o ki , orada olsalarda birşeye faydaları yok gibi.
Meclis tüm gün çalışsın....Bu zamana kadar yapmış oldukları tembelliklerini artık bıraksınlar...Hızla ilerleyen Türkiye ye daha da hız kazandırsınlar...duracak zamanda değiliz ve zaman alehimize işliyor....
Meclisin daha yoğun çalışması olayın bir yönü. Fakat çalıştığında toplum yararı için çalışacağı konusuna inanan var mı? Bu da ayrı bir anket konusu. Çünkü şu andaki meclis toplumu temsil etmiyor. Bu konudaki sıkıntıyı cumhurbaşkanı da ifade etti.
Talat KOÇ
Herkesten fedakarlık bekleyen sayın hükümet üyeleri başta olmak üzere tüm vekillerimizi çalışmaya davet ediyorum yoksa bugün çalışmazlarsa yarınlara bırakacakları Türkiye manzarasından kendi çocukları dahil kimse memnun olmayacak.
Sevgi ve saygılarımla.
Tevfik Aksoy
Kesinlikle sizi destekliyorum.
Umut Özerkan
MECLISIN FULL TIME CALISMASI DOGRU OLUR. YAPILMASI GEREKEN COK ISIMIZ VAR. DOGRU YAPILMASI GEREKEN COK ISIMIZ VAR.
Vedat Balkır |
|