Home page
Haber Menüsü


 
Büyümede niceliği değil, niteliği tartışmak
 
Türkiye önemli bir borç yükü ile yaşıyor ve IMF ile sürdürülen katı bir programa rağmen borç yükünde iyileşme yaşanmıyor. O zaman da bu büyüme, Türkiye’yi borç kamburundan kurtarmaya yöneltmiyor.
 
Mustafa Sönmez
NTV-MSNBC
 
2 Temmuz 2004—  Milli gelirin ilk çeyrek performansı açıklandı. Yüzde 12,5 gibi kulağa ilk elde hoş gelen bir büyüme! İlk çeyreğin büyüme rakamı, kriz öncesi 2000 ilk çeyreğinin de üstünde. Önce, bu büyümeye etki eden dinamiklere değinelim.

   
 
       
   
MSNBC News Ekonomide 2005 hedefleri netleşiyor
MSNBC News Büyüme ilk çeyrekte sürpriz yaptı
MSNBC News Babacan: Yıl sonu hedefleri aşılacak
MSNBC News Sanayi üretimi ilk çeyrekte %10 arttı

MSNBC News Mustafa Sönmez: Yine NATO Zirvesi ister misiniz?
MSNBC News Mustafa Sönmez: Bakalım IMF bizi bırakıyor mu ?
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Tarımda yüzde 7.5 küçülme yaşanan ilk çeyrekte sanayinin, özellikle imalat sanayinin (bilhassa otomotivin) büyümenin lokomotifi olduğu anlaşılıyor. Uzun zamandır küçülme yaşanan inşaat ve finansta bile büyüme başlamış görünüyor. İnşaat yüzde 3, finans yüzde 1’e yakın büyümeye geçmiş. Sanayideki büyümeye paralel olarak ticaret sektörünün yüzde 16.3’lük büyüme ile ilk sırayı aldığını görüyoruz. Ama bu sektörde de turizmde yaşanan canlı dönemin payının büyük olduğu görülebiliyor.
       
İÇ TALEP DOPİNGİ
       Düşük tutulan kurun etkisiyle, iç talebe yönelen bir konjonktür, 2003’ün son çeyreğinde gözlemlenmişti. Bu eğilimn yılın ilk çeyreğinde de sürdüğünü görüyoruz. Tüketici kredileri ve düşük kurun pompaladığı özel tüketim, Mayıs’taki kur düzelmesine rağmen hala canlı.
        Nitekim harcamalar optiğinden baktığımızda, özel tüketim harcamalarında yüzde 10 büyüme yaşandığını, en çok da ertelenmiş otomotiv, beyaz eşya gibi ürünlere yapılan harcamaların bu büyümede etkili olduğunu görüyoruz.

       Özel harcamalardaki artışa karşın devlet harcamalarının, geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 2.4 olduğunu, devletteki “mali disiplin” nedeniyle, bu cephede artış temposunun genelin dörtte birinde kaldığına tanık oluyoruz. Devletin, yatırımcı rolünden iyice uzaklaştığı, özel sektör yatırımlarının ise daha çok makina yatırımlarında yoğunlaştığı dikkati çekiyor.
       İlk çeyrek büyüme performansı ile ilgili bir önemli nokta da artan ithalatın milli gelire etkisi. İthalat vergisinin yüzde 35’e yakın artış göstermesi, ilk çeyrek büyümesinde ithalat faktörünün etkisini yeterince anlatmaktadır.
       Bu ilk çeyrek büyümesi, bir önemli noktaya daha işaret ediyor: Bu büyüme, ithalata dayanan, beraberinde cari açığı büyüten ve temkinli davranılmadığı taktirde, beraberinde cari açık krizi vaadeden bir büyüme...
       
NİCELİKTEN NİTELİĞE...
       İlk çeyrekte yaşanan yüzde 12.5 büyüme verisiyle, yüzde 5 olarak belirlenen yıllık büyüme hedefinin üstüne çıkılabilir. İkinci yarıda, cari dengede bir aksilik çıkmaz ve 2000’de yaşanana benzer şeyler yaşanmazsa, yüzde 6-7 dolayında bir büyüme bile gerçekleşebilir. Ancak, Türkiye artık büyümede “niceliği” değil, “niteliği” tartışmak durumundadır.
       Ne menem bir büyümedir bu? Her büyümeyi “kutsamak” doğru mu? Sadece büyüme rakamlarına kilitlenip, bu büyümenin niteliğini sorgulamamak büyük gaf olur.
       Açık olan ve giderek kemikleşen bir eğilim var. Türkiye, özellikle ucuz işgücü ve doğal zenginliğini kullanarak sanayi ve turizmin başını çektiği bir büyümeye kilitlendi ve çoğu dış talebe dönük bir faaliyet ile çarklarını döndürüyor. Ancak, bu yöneliş, bu büyüme, düşük kâr marjları, düşük ücret ve maaş, düşük tarım geliri, düşük ve kalitesiz kamu hizmetinde ifadesini bulan topyekun bir “yoksullaştırıcı büyüme”dir.
       Milli gelir büyüyor ama bu büyümeye rağmen bölüşülen gelirde bir iyileşme görünmüyor, işsizlik oranları azalmıyor, devletin sosyal harcamalarında, kamu hizmetinde bir iyileşme yaşanmıyor. Türkiye’nin borç yükü ve dış ekonomik ilişkilerde bağımlılığı azalmıyor. O zaman da büyüme kulağa hoş gelen bir “avaz” olmaktan öte bir anlam taşımıyor.
       
BÖLÜŞÜM, İSTİHDAM
       Örnek verelim: Milli gelir rakamları ile açıklanan bir başka tablo, gelirin işgücü ve “işletme artığı” olarak paylaşımını açıklıyor.
       2001’deki yüzde 9,5 küçülmeden sonra, 2002’de yüzde 8, 2003’te yüzde 7’ye yaklaşan büyümenin ardından işgücünün gelir pastasından aldığı payın azaldığını, hem de önemli ölçüde azaldığını görüyoruz. Maaş ve ücret gelirleri, 2000’de milli gelirden yüzde 29.2 pay alırken, 2001’de önce yüzde 28’e, 2002’de yüzde 26.3’e, 2003’te ise yüzde 26.1’e gerilemiş.
       Büyümeye rağmen istihdamın artmadığı, bir başka gerçek. Bunu TÜSİAD da geçenlerde dile getirdi. Ekonominin yüzde 8’e yakın büyüdüğü 2002’de istihdamın ancak yüzde 4.4 arttığını, yüzde 6’ya yakın büyüdüğü 2003’te ise istihdamın yüzde 2’ye yakın küçüldüğünü görüyoruz. Demek ki, her büyüme, mutlak istihdam, iş ve aş anlamına gelmiyor. Tıpkı bizde yaşanan büyüme sürecinin ortaya koyduğu gibi.
       Yaşanan büyüme mevsimlerine karşın, Türkiye hâlâ önemli bir borç yükü ile yaşıyor ve IMF ile sürdürülen katı bir programa rağmen borç yükünde iyileşme yaşanmıyor. O zaman da bu büyüme, Türkiye’yi borç kamburundan kurtarmaya yöneltmiyor. Yine bu büyümeye rağmen kamu maliyesinde gelir ve harcama kalemlerinde iyileşme yaşanmıyor, “mali disiplin” adı altında sürdürülen “mali sıkıyönetim” toplumu hem nicelik hem de kalite yönünden daraltılmış bir kamu hizmetine mahkum ediyor.
       Özetle, büyüme rakamlarını, bölüşüm, istihdam, kamu hizmeti, dış ekonomik ilişkilerin getirdiği bağımlılığın sıkıntıları gibi parçalarla birlikte düşünmek ve toplumu bu sorunlardan kurtaracak bir büyüme patikasında olup olmadığımızı tekrar tekrar tartışmak zorundayız.
 
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
• Microsoft Internet Explorer
• Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları