|
GM, Fiat'la ortaklıkta yan çiziyor Marea ve Megane Bursa'dan çıkacak Otomotiv sektörü Eylül'de umutlandı Fiat Doblo'dan VIP modeli geliyor |
|||
TOFAŞın Doblo ile imza attığı başarıların sonucu olarak güzel bir haberin İtalyadan geldiğini vurgulayan Bene, Fiat Autonun, Türkiyeyi, Brezilya, Çin ve Hindistanın yanı sıra dünyadaki 4. stratejik üretim merkezlerin biri olarak ilan ettiğini söyledi. Bene, uluslararası pazarlarda elde ettikleri başarıları iç pazara da taşıdıklarını, TOFAŞın, özellikle Fiat Doblonun yakaladığı başarıyla yılın ilk 9 ayı sonunda liderliği elde ettiğini anlatarak, şöyle devam etti: İstikrarsız bir ekonomi, buna eklenen yakın geçmişin krizleri, sektörün hızla gelişen teknolojisine yönelik sorunlar, sürekli değişen trendler, pazar paylarında yaşanan acımasız rekabet, geçiş dönemi verilmeden girilen Gümrük Birliği gibi... Bütün bu olumsuz etkenler hatırlanınca hepimiz için başarı dolu, gurur veren bugünlere gelmenin pek kolay olmadığı anlaşılacaktır. Antonio Bene, uluslararası pazarda çetin bir rekabet ortamına girdiklerini, elde ettikleri gelişme sonucu Fiat Autonun Brezilya, Çin ve Mısırdaki fabrikalarına yönetici göndermeye başladıklarını dile getirerek, daha önce hiç denemedikleri bir segmentte pazara sundukları Fiat Dobloyu, TOFAŞtaki değişimin bir simgesi yaptıklarını kaydetti. KRİZLER SEKTÖRÜ OLUMSUZ ETKİLEDİ Koç Holding Fiat Grubu Başkanı Aydın Çubukçu, törende, üretimini ve ihracatını sürekli artıran Fiat Doblonun, TOFAŞı dünyanın önemli üretim merkezlerinden biri yaptığını söyledi. Rakamların, 2002 yılının tüm dünyada otomotiv sektörü açısından sıkıntılı geçtiğini gösterdiğini ifade eden Çubukçu, Peşpeşe gelen ekonomik krizler, büyük şirketlerin skandalları, savaş söylentileri, terörist eylemler, doğal afetler otomobile olan talebi bastırdı ve sektör üzerinde olumsuz etkiler yaptı dedi. SORUMLULUK ÖZEL SEKTÖRDE Çubukçu, Brezilya, İspanya, Fransa, İtalya ve Danimarkanın, 1970lerden bu yana otomotiv endüstrilerini desteklemek, büyütmek ve stratejik sektör haline getirmek için ciddi politikalar uygulamaya başladıklarını dile getirerek, Türkiyede ise bu sorumluluğun sadece özel sektörün omuzlarında olduğunu kaydetti. Yabancı yatırımcı bulmak, Türkiyede yatırıma ikna etmek, yeni modeller getirmek, üretim ve ihracat yapmanın hep özel sektörün çabalarıyla gerçekleştiğini belirten Çubukçu, şöyle konuştu: Bizde iktidarlar otomobilin lüks değil, ihtiyaç olduğunu bir türlü kabul etmiyor, görmüyorlar. Reel sektörün lokomotifi olan otomotivle ilgili geçerli hiçbir strateji, politika yok. Sorunlar görülmek, duyulmak istenmiyor. Otomobilin satış fiyatının içindeki en büyük maliyet kalemi vergi. İtalyada yüzde 20, İngilterede yüzde 17.5 olan taşıt alım vergisi, bizde yüzde 45-68 arasında. Vergiler AB standartlarına çekilse otomobil ucuzlayacak, üretim artacak, istihdam gelişecek, artan satışlardan dolayı devletin toplam vergi geliri de artacak. Bugün otomobil alamayan kesim de, araç sahibi olacak. CESUR POLİTİKACILARA İHTİYAÇ VAR Çubukçu, Türkiyenin otomobil parkındaki araçların çok eski olduğunu ifade ederek, bu nedenle yeni otomobil alımını özendirecek politikalara ve bu kararları alacak cesur politikacılara ihtiyaç bulunduğunu bildirdi. Avrupada yeni otomobilden düşük vergi tahsil edildiğine değinen Çubukçu, Türkiyede ise tam tersi bir sistemin hakim olduğunu, yeni arabadan alınan verginin yüksek, eski arabadan alınanın ise düşük olduğunu belirtti. Çubukçu, 3 Kasım seçimleri sonrası iktidara gelecek yöneticilerin sektörün sorunlarına ciddi şekilde eğilmesini ve sektörü ilerilere götürecek strateji ve politikaları onlarla birlikte tasarlamayı arzu ettiklerini kaydederek, bu yıl sektörün iç pazar grafiklerinin en düşük seviyede olduğunu, 2000 yılında 435 bin olan pazarın 17 yıl öncesine döndüğünü vurguladı. OTOMOBİL TALEBİ DİBE VURDU Ekonomik şartlar, vergiler ve faizlerin vatandaşın alım gücünü azalttığını, sonuçta otomobil talebinin dibe vurduğunu anlatan Çubukçu, şunları söyledi: Türkiye gibi yoğun bir nüfusu, büyük bir coğrafya yapısı olan ülkede, iç pazar satışlarının çok daha yukarılarda olması gerekir. Rekabet gücümüzü koruyabilmemiz için ihracat tek başına yeterli değil. Gelişen ve ihracatla dengeli bir iç pazarımız olmalı. Gelecek yıl, muhakkak bu yıldan daha iyi olacaktır. Artık dibi gördük. Bundan sonra yukarıya doğru tırmanacağımıza şüphemiz yok. Yarınımıza umut ve güvenle bakıyoruz. | ||||
Bankaların kara tahtaları siliniyor | |||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||