| | | Türkiye Cumhuriyetinin Anayasada hukuk develeti olarak tanımlandığına işaret eden Okyay, Anayasa ve diğer yasalarda mahkeme kararlarının gecikmeksizin ve eksiksiz uygulanacağı yazılıdır. Oysa bugüne kadar mahkeme kararı uygulanacağı yerde konu bekletmeye alınmış, kimi kamu görevlilerinin açıklamaları ile yatıştırılmaya çalışılmıştır dedi.
Okyay, Başbakanlık Müsteşarlığınca, yöre insanından ve kamuoyundan gizli bir şekilde araştırmalar yaptırıldığı, bunun sonuçlarının da madenin işletmeye açılması için gerekçe gösterildiğini öne sürdü.
Mahkemenin kesinleşmiş kararına göre, siyanür yöntemiyle altın işletmeciliğinin, Anayasanın 17 ve 56. maddelerine aykırı bulunduğunu anlatan Okyay, şöyle konuştu: Bu karar karşısında gerekçesi ne olursa olsun mahkeme kararına aykırı olarak madenin işletmeye açılması, hukuk devleti ile bağdaşmaz. Hele hele tahkim gibi, yabancı sermaye gibi gerekçelerle kendi mahkemesinin kararını hiçe sayması bağışlanamaz.
Baromuz, mahkeme kararını uygulamayan, mahkeme kararına rağmen ve karar gerekçesindeki sakıncaları gözardı ederek, konuyu bir oldu bittiye getirme çalışması içerisindeki idari birimler hakkında gereğinin yapılması yönünde Devlet Denetleme Kurulunun harekete geçirilmesi talebiyle Sayın Cumhurbaşkanına başvuracak, ayrıca mevcut mahkeme kararı gerekçe ve sonucuna aykırı yeni işlem tesis edilmemesi yönünde Çevre Bakanlığını uyaracaktır.
Ahmet Okyay, çevre ve insan sağlığına aykırı olduğu sabit olan bir işletmenin faaliyetine, yabancı sermaye teşvikiyle izin verilmesinin öngörülmesinin hukuk devletiyle bağdaşmayacağını da sözlerine ekledi.
| |