Home page
Haber Menüsü


 
GSMH’yı müteahhit ve işçiler vurdu
 
Dünyadaki yaygın kullanımın aksine, yıllardır GSYİH yerine GSMH’yı öne çıkarmayı yeğleyen ekonomi bürokrasisi, bu tercihinin bedelini ödüyor. GSMH’daki gerilemede net dış alem faktör gelirlerinin etkisi dikkate değer...
 
Kerem Alkin
NTV-MSNBC
 
31 Ağustos—  Türkiye açısından enerji üretimi ve yerleşim merkezlerinin temel su ihtiyacı konularında ciddi tehdit oluşturmaya başlayan kuraklık, Temmuz ayı enflasyon verileri ile yılın ikinci çeyreğine ait büyüme verilerinde de etkisini gösterdi. Yılın ikinci çeyreğinde sanayi sektöründe yüzde 8.5’lik bir katma değer gerilemesi yaşanmış iken, kuraklık sorunu yaşanmaması halinde iyi bir performans göstermesi beklenen tarım sektöründe yüzde 4.9’luk bir katma değer gerilemesi yaşanmış olması, inşaat, ticaret gibi lokomotif sektörlerdeki gerilemelerin etkileri de dikkate alındığında GSYİH’yı yüzde -9.3’lük bir seviyeye kadar sürüklemiş gözüküyor.

   
 
       
   
MSNBC News Son 50 yılın rekor küçülmesi: %11.8
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  DİE’nin büyüme verilerinden 3 gün önce açıkladığı, yılın ikinci çeyreğine ait sanayi üretim indeksi verilerinde ikinci çeyrek sanayi üretim gerilemesinin yüzde 11.2 çıkması, zaten GSYİH’daki gerilemenin yüzde 10’u bulabileceği endişesini arttırmıştı. Bu arada, GSMH’daki gerileme ise, GSYİH’nın da üstünde oldu. Bunun temel nedeni ise, Net Dış Alem Faktör Gelirleri.
       Ekonomide üretim faktörlerinin gelirleri 4 ana grupta toplanır; rant, ücret, faiz ve kar geliri. Eğer, bu 4 gelir türü ulusal ekonominin sınırları içerisinde oluşuyorsa, toplamı Milli Gelir’i verir. Ancak, her ülke vatandaşı kendi ulusal sınırları içinde çalışmaz. Dünyanın değişik bölgelerinde farklı ülkelerde mal ve hizmet üretimine katılır. Bunun sonucunda, o ülkelerde bir gelir elde etmeye hak kazanır ve bu geliri ülkesine getirir ise bir dış alem(den gelen) faktör geliri oluşur.
       Aynı şekilde, Türkiye’de çalışan yabancı iş gücü ile yabancı şirketlerin Türkiye’nin dışına gerçekleştirdikleri gelir transfleri var ise, bu gelir transferine de dış alem(e giden) faktör giderleri diyoruz. Sonuç olarak, o ülkenin dış alem faktör gelirleri ile giderleri arasındaki fark, Net Dış Alem Faktör Gelirleri’ni oluşturuyor.
       
NET DIŞ ALEM FAKTÖR GELİRLERİNDE
AZALMA DÜŞÜNDÜRÜCÜ
       Türkiye, 1995 ile 1998 yılları arası, 4 yıl boyunca işçilerimizin Türkiye’ye getirdikleri 5-6 milyar dolarlık işçi gelirleri ile Bağımsız Devlet Topluluğu, Uzak Doğu ve Doğu Avrupa ülkelerinde konut, alış veriş merkezi ve endüstri merkezleri inşa eden mütahitlerimizin sağladığı 3.5-4 milyar dolarlık gelir sayesinde yılda 2.5-3 milyar dolar net dış alem faktör geliri elde eden bir ülkeydi.
       Ancak, 1998 yılının ikinci yarısında Rusya Federasyonu’nda patlak veren ekonomik kriz ile birlikte, müteahhit hizmetlerinden Türkiye’nin elde etttiği döviz gelirinde hızlı bir daralma yaşandı ve 1998 yılının son çeyreğinden bu yana, 13 çeyrektir GSMH net dış alem faktör gelirlerindeki gerileme nedeniyle GSYİH’dan daha küçük çıkıyor.
       Üstelik, net dış alem faktör gelirlerindeki gerileme 2001 yılında daha da derinleşti. Bunda, her yıl Türkiye’ye en az 5 milyar dolar döviz geliri sağlayan yurtdışındaki işçilerimizin, bu yıl Türkiye’ye döviz getirmek konusunda isteksiz olmalarının etkisi büyük. Çünkü, ekonomik kriz bir yana, yıllardır Türkiye’deki akrabalarına emanet ettikleri dövizleri Fon’a devrolan bankalarda ve İhlas Finans’ta yaşanan süreç nedeniyle sıkıntıya giren işçilerimiz, birikimlerini Türkiye’de değerlendirmek veya Türkiye’deki ailelerine göndermek yerine, şimdilik yurtdışında tutmayı tercih ediyorlar. Bu da, Türkiye’nin gelenekselleşmiş işçi dövizi girişini yavaşlattı.
       Bunun sonucu olarak, yaz aylarında Dalgalı Kur Politikası’na rağmen, ortaya çıkacak döviz arz fazlalığı sayesinde kurlarda istenen durgunluk oluşmadı ve dolar kuru bir ara 1,5 milyon liranın dahi üstünü gördü. Bu nedenle, 2001 yılının ilk 6 ayında GSMH’daki yüksek oranlı gerilemede, yurtdışından önemli döviz geliri sağladığımız müteahhit ve işçilerimizin bu defa olumsuz etkisi oldu.

       
       
BÜROKRASİNİN TERCİHİ TERS TEPTİ
       Dünyada makro ekonomik göstergelerin karşılaştırılmasında ve ülke ekonomilerinin performansların değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan GSYİH’dır; yani İngilizce ifadesi ile GDP. Ancak, yıllardır GSMH’nın daha büyük bir değer ifade etmesi ve daha yüksek oranda büyümesi nedeniyle, ekonomi bürokrasisi Türkiye’de GSMH’yı, yani GNP’yı öne çıkarmayı tercih ediyordu.
       Üstelik, Kamu Kesimi Borçlanma Gereği GSMH’ya bölündüğünde daha küçük çıkıyor. Bu nedenle, KKBG/GSYİH oranı yerine, KKBG/GSMH oranını kullanmayı tercih ettik. Prof. Dr. Orhan Güvenen DİE Başkanı olduğu dönemde DİE’nin istatistiklerinde GSYİH’yı öne çıkaran bir dizi değişiklik yapmıştı.
       Ama, kısa DPT Müsteşarlığı döneminde Prof. Dr. Güvenen DPT’deki ekonomi bürokratlarının ve istatistikleri hazırlayan uzmanların bu konudaki alışkanlılarını değiştiremedi. Ancak, net dış alem faktör gelirlerinin gerilemeye başlaması nedeniyle, GSMH’daki gerileme daha yüksek oranda gerçekleştiğinden, GSMH’yı öne çıkarma tercihi şimdi ters tepiyor.
       Ve, veriler daha ürkütücü bir hal alıyor. Üstelik, DPT’nin ürettiği makro verileri, diğer ülkelerin GSYİH dikkate alınarak hesap edilmiş verileri ile karşılaştırmak ta bir dizi sorunu gündeme getiriyor. Bakalım, DPT yılların alışkanlığını bırakacak mı?
 
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları