Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa

Konu: İlaç Araştırma Yönetmeliğinde Değişiklik
Konuklar: Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Doktor Mahmut Tokaç ve İstanbul Tabip Odası Başkanı Profesör Doktor Özdemir Aktan

Celal Pir: Evet Yakın Plan’a hoşgeldiniz. Yine eczacılar odasının İstanbul’daki deposundayız ve bu kez size biraz daha farklı noktalardan sesleneceğiz. Evet yine ilaçları konuşacağız ama bu ilaçlar henüz olgunlaşmamış ilaçlar. Yani bize eczanede satılabilecek ilaçlar değil. Ve bunlarla ilgili kararları ele alacağız. Mesela size desem ki beşeri tıbbi ürünlerin klinik araştırmaları hakkındaki yönetmelik. Bu pek bir şey ifade etmez ama bunu biraz daha Türkçeleştirirsek lafı biraz daha dolandırmadan basit bir şekilde ifade edersek içinde neler var. Mesela içinde artık hamile kadınların ve çocukların kobay olabileceğine dair bilgiler var. Veya içinde özel hastanelerinde bundan böyle bu araştırmalara katılabileceğini ilaç araştırması yapabileceğini belirten maddeler var. Biraz daha anlaşılır oldu yani bu iddia biraz daha anlaşılır oldu ama neden böyle bir şey ihtiyaç duyuldu önce buna bakalım. Tabiki tıbbi nedenleri var bu olayın ama tıbbi nedenlerin ötesinde söylenmese de dil altından söylense de birazda döviz kazanma gibi gerekçeleri de var. Aslına bakarsanız genelde değerli izleyenler klinik araştırmalar ya da klinik deneyeler hayvanlar üzerinde yapılır. Önümde gördüğünüz hamstır gibi. Genelde bize en yakın genler farelerde ve tavşanlarda olduğu için onlar kullanılır. Ama baktığımızda insanlar üzerinde de deneylerin yapılabildiği ortamlar var. Nedir bu ortamlar hemen onlardan da bahsedelim size. Örneğin insanlar üzerinde artık tedavisi pek mümkün olmayan ve ölümcül olan artık geri dönüşte pek bir umut kalmayan insanlar üzerinde onların kendi rızasıyla da deneyler yapılabiliyor. Peki bu ilaçlar sağlık bakanlığının da hazırladığı yönetmelikte bu tür deneysel ilaçlar bizi nereye götürecek bunları konuşacağız dedik. Hemen belirtelim hamileler ve çocuklar üzerinde deneysel olarak klinik araştırma yapmak pek mümkün değil. Yeni yönetmeliğe göreyse bu eski yönetmeliğe göre yani bugünkü yönetmeliğe göre mümkün değil. Yeni yönetmeliğe göreyse artık bu mümkün olacak. Yani bu cepheden bakınca Türkiye gibi yoksulluğun birazda kol gezdiği özellikle geri kalmış bölgelerimizde ki insanların ki bazı yerlerde para için böbreğini satan insanlar bile var tehlikeli bir yol olup olmadığı da bir tartışma konusu. Tabi yönetmeliğin tümüne baktığımız zaman ilaç geliştirmek insan hayatını kurtarmak son derece önemli ama yönetmeliğin içindeki bazı maddeler öyle genişti öyle ilaç ve araştırma firmalarının tarafında ki birazcık sanki bu işin insan tarafı unutulmuş gibi geldi bize. Ve o zaman baktığınızda olaya bu cepheden baktığınızda yani insanların bu işte kullanılması cephesinden baktığınızda yani benle şu hamstır arasında ne fark var diye insan düşünüyor. Evet ne fark var işte bu farkı konuşacağız. Yani bir insanla bir fare arasında bir fark olmalı en azından yasalar farelerde havyan ama onlarında hakları var ama en azından bizimde haklarımız var bunları konuşabilmeliyiz. Ve bir kez daha söyleyelim ilaç geliştirmek bunları insanlığın hizmetine sunmak son derece önemli ama nasıl yapıldığı nerede yapıldığı, kimler tarafından denetlendiği ve hani etik kurallara uyup uymadığı da çok önemli. İşte bizim esas hareket noktamızda özellikle sağlık bakanlığının hazırladığı yönetmeliğe karşı hareket noktamızda bu. Evet bazı örnekler var bunları da sizlerle paylaşalım daha sonra konuklarımıza geçeceğiz bazı haberlerimiz var bunları da size aktaracağız. Neden biz böyle şüpheciyiz. Evet gazeteciliğin doğasında şüphe vardır ama çok açık bariz olaylarda var. Mesela Nijerya’da 11 yıl önce bazı olaylar olmuş ülkedeki menenjit salgınına karşı henüz onaylanmamış antibiyotikler bu ülkeye gönderilmiş ve hasta çocuklar üzerinde kullanılmış. Ortaya nasıl tablo çıkmış gönderilen ilaçlar insani yardın programı adı altında gönderilmiş dolayısıyla rahatlıkla kullanılmış. Ortaya çıkan sonuçtaysa 20 çocuk ölmüş. Ve şu anda baktığınızda bu şirket bu antibiyotiği gönderen şirket Amerikalı Pfizer şirketi hakkında da 7 milyar dolarlık bir dava açılmış. Örnekleri çoğaltabilirim. Örneğin FED’in Amerikan Sağlık Dairesi’nin raporlarına göre Amerika’da ağır hasara yol açan ishal vakalarının çözümünde kullanılan bir ilaç var. Ve bu ilaçta Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 9 ülkede 17 bin bebek üzerinde denenmiş. Şimdi sonuçlara baktığımızda 3 haftalık ve 2 yaş arasındaki bebekler Türkiye'de kullanılmış ve sonuçlara baktığımızda bu bebeklerin yüzde 10’unda geri dönülemez yani telafisi mümkün olmayan bağırsak hastalıkları, bağırsak kusurları veya arızaları ortaya çıkmış. Aslına bakarsanız bu işe özel hastanelerinde dahil olması işin boyutunu biraz daha değiştiriyor. Mesela ne yapıyor ondanda bahsedelim artık etik kurullar yerel etik kurullar kalkıyor bölgesel etik kurullar oluşturuluyor. Bölgesel etik kurullar oluşturulduğu zaman tıp dünyasında bir tartışma var şimdi. Eğer etik kurumları bölgesel olursa denetim nasıl olacak zaten Türkiye'de etik kurulların aldığı kararların denetimi de şu anda tartışmaya açık. Dolayısıyla ne olacak mesela İngiltere’de iyelim ki bir ilaç firması bir ilaç geliştiriyor Türkiye'nin herhangi bir yerinde gidip Hakkari’de özel bir hastanede bunu denetimi kullanmaya açabilecek veya belki deney olarak insanları orada kullanabilecek. İşte bunları konuş malıyız diye düşünüyoruz. Konuklarımıza soracağız ama önce haberimizi izleyelim.

-İlaç araştırma yönetmeliği değişiyor. Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı beşeri tıbbi ürünlerin klinik araştırmaları hakkında yönetmelik taslağına göre, artık hamile ve çocuklar da kobay olarak kullanılabilecek. Yeni yönetmelik taslağı tıp dünyasında farklı tepkilere yol açtı. Bir kısım, taslağın hamile ve çocukların kobay olarak kullanılmasının önünü açmasını eleştirirken bir kısım da yeni yönetmelikle birlikte ilaç araştırmalarında önemli yol kat edileceğini görüşünü savunuyor. Yeni yönetmelik, bir çok düzenlemeyi de beraberinde getiriyor. Artık özel hastaneler ilaç araştırması yapabilecek. Araştırmaya izin veren etik kurulda bir de din adamı yer alacak. Özel hastanelere verilecek araştırma izninin tehlikeli olabileceğinin ise altı çiziliyor. Araştırma kriterlerinin belirlenmemiş olması ve kara dayalı özel merkezlere izin verilmesi, yönetmelikle ilgili tartışılan en önemli maddelerin başında geliyor.

Celal Pir: Değerli izleyenler hemen belirtelim dünyada klinik araştırmalar ve bu tür deneyler için ayrılan fonun miktarı tamı tamına 50 milyar Amerikan doları seviyesinde. Baktığınızda dünyanın en büyük 10 ilaç pazarından biri olan Türkiye'de benzer sorunların olup olmayacağını tartışmaya başladığımız şu andan itibaren size bir sözü okuyarak bir demeci okuyarak devam etmek istiyorum konuklara dönmeden önce. İzlinizle buradan okuyacağım. Amerikan … şirketinin başkanlarından Stephan … diyor ki; Türkiye'nin şu anda 30 milyon dolarlık bir ilaç araştırmasının çekildiğini söyleyebiliriz. Yeni yönetmelikte bu rakam 700 milyon dolara çıkabilir. Hemen bu lafı da hafızamızın bir kenarında tutmanızı istiyorum ve konuklarımıza sorularımızı aktaracağız. İlk konuğumuz telefon hattımızda. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Doktor sayın Mahmut Tokaç. Sayın Tokaç iyi günler efendim.

Mahmut Tokaç: İyi günler efendim. Sayın Tokaç şimdi tabi yasa ya da yeni yönetmelik çok geniş ama biz onun içinden bazı noktaları bizi rahatsız eden noktaları ortaya çıkartarak izleyicilerimizle paylaştık. İzlinizle soralım yeni yönetmelikte tartışma yaratan denk ve kobay meselesi konusunda sizin görüşlerimiz nedir efendim.

Mahmut Tokaç: Öncelikle şunu belirteyim ilaç araştırmaları sanki sadece hayvanlarda yapılır gibi bir ifade geçti. Hayvanlarda zaten birinci daha doğrusu klinik faz dediğimiz faz yapılmak zorundadır. Hayvanlarda yapıldıktan sonra faz 1, faz 2 ve faz 3 diye adlandırdığımız 3 faz vardır ki bu insanlarda yapılmalıdır. Zaten yoksa onu ilaç olarak piyasaya çıkaramazsınız. O yüzden mutlaka şu anda kullandığınız bütün ilaçlar faz 1, faz 2 ve faz 3 aşamalarından geçmiş yan insanlarda denenmiştir. İnsanlarda denemeden herhangi bir şekilde bir ilacın zaten piyasaya çıkarılması mümkün değildir. Bu itibarla sanki sadece hayvanlarda yapılarak ilaçlar piyasaya sunuluyormuş gibi bir intiba uyandıracak bir ifadeydi onu düzeltmekle başlayalım. Kobay olarak kullanılmak meselesi çokça dillendiriliyor. Öncelikle şunu söyleyeyim ben size dünyada ilaç araştırmalarının yüzde 70’i Kuzey Amerika’da. Yani Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da yapılıyor. Geriye kalan yüzde 30’luk diliminde önemli bir bölümü Avrupa Birliği ülkeleriyle Japonya’da yapılıyor. Yoksa eğer öyle her ilaç araştırması yapılan ülke insanı kobay olsaydı demek ki bu ülkeler öncelikle insanlarını kobay olarak kullanıyor dememiz gerekirdi. Bu itibarla konuyu kobaylık noktasında değerlendirmek yerine yeni yönetmelik ile eski yönetmelik arasında ne fark vardır bunun üzerinde durmak lazım. Bir defa hamile çocuklarda araştırma yapılacak yapılabilecek şeklindeki bir değerlendirmeyle habere girildi. Eski yönetmelikte de hamile ve çocuklarda araştırma yapılabilmesi mümkündü şimdikinde de mümkün. Ancak hamile ve çocuklarda araştırmaların yapılması çok sıkı şartlara bağlıdır. Ne zaman yapılabilir, sadece çocuklarda veya hamilelerde görülen bazı hastalıklar vardır bunların tedavisini siz büyüklerde ya da normal diğer insanlar deneyerek ortaya çıkaramazsınız ki. Bir hastalığı tedavi edecek ilacı deneyecekseniz mutlaka ki o hastalık grubunun olduğu cins veya yaş grubunda denemek zorundasınız. Bu itibarla eski yönetmelikte de vardı bununla ilgili…

Celal Pir: Peki sayın Tokaç araya girip bir şey sorabilir miyim? Çok özür dilerim araya girip bir şey sorabilir miyim çünkü önemli bu. Doğrudur ham,ile ve çocuklar meselesi eski yasada da var ona da herhangi bir itirazımız yok yasada olduğu için. Yeni yasadaki sıkıntı anladığım kadarıyla biraz daha başka. Yani biz niye bunlara girdik tabiki deneyler önce canlılar üzerinde diğer canlılar üzerinde yapılıyor daha sonra klinik araştırmalar da hastalar üzerinde deneniyor onu da biliyoruz. Ama bilemediğimiz sıkıntı duyduğumuz bazı noktalar şüphe duyduğumuz noktalar şu; bu firmalar bugün dünyada bu tür araştırmalara sadece ve sadece ilaç firmaları destek veriyor ki bir çok üniversite bile Amerika’da bile bunları destekleyemiyor. Dolayısıyla bu firmalarda geçmişte bazı olaylarda sıkıntı yaratmış sabıkalı firmalar Nijerya örneğinden bahsettim ishal meseleleri var isterseniz önekleri çoğaltabiliriz. Ama benim burada gelmek istediğim nokta şu; yasal yerel etik kurullarını kaldırıyorsunuz, deney yapacaklarda 5 yıllık uzmanlık meselesini kaldırıyorsunuz ve özel hastanelere de bu işlemi yapabilme imkanı veriyorsunuz. Bunu toluma izah etmemiz gerekmiyor mu? Çünkü denetim zaten yoktu şimdi iyice yayılıyor daha genişliyor yasa. Bunun dikkate çeker bir tarafı yok mu sizce?

Mahmut Tokaç: Çok haklısınız zaten bu yönetmelik sizin aslında şu anda ortaya koyduğunuz endişeleri ortadan kaldırmak amacıyla yapılmış bir düzenlemedir bu. Öncelikli olarak bu yönetmeliğin amacına bakılırsa klinik araştırmalarda bilimsel ve etik standartların sağlanması ve gönüllülerin korunmasıdır. Temel amaç budur. Önceki yönetmelik sadece ve sadece bu klinik araştırmaların tabi olacağı esas ve usulleri belirlemek amacıyla çıkarılmıştı ama bu yeni yönetmelik bilimsel ve etik standartların sağlanmasına ve gönüllülerin korunmasına özellikle vurgu yaparak çıkmaktadır. Bir örnek vereyim mesela gebelerle ilgili bir madde ondada var bunda da var. İlave olan nedir bir gebe eğer zorunlu ve gönüllü olmuşsa bir denemeye sadece kendi rızası bil yetmemektedir eşinin de rızası alınması gerekmektedir böyle bir ilave bir madde vardır. Yoksa diğerinden daha az bir zorlayıcı hükmü yoktur. Zaten yönetmeliğin temeli hem Helsinki bildirgesi hem de tıbbi deontoloji tüzüğümüze uygun olarak yapılmak zorundadır. Etik kurumlar meselesine gelince.

Celal Pir: Tabi bu arada izleyicilerimize bilgi verelim. 1964 yılında imzalanan Helsinki belgesi ve 2004 yılında yenilenen bu belgeye göre klinik araştırmalar yapılıyor. Ama benim merak ettiğim soru şu; Türkiye'nin 70 milyon üzerinde nüfusu var ortalama gelir seviyesi belli Az evvel dünyanın önemli ülkelerinin Amerika Birleşik Devletlerinin Avrupa ülkelerinin isimlerini verdiniz en çok orada deneyler yapılıyor dediniz. Orada eğitilmiş nüfusla Türkiye'deki eğitilmiş nüfusu kıyasladığınızda bilgi vermeyi kıyasladığınızda cepteki parayı kıyasladığınızda geçinme sıkıntısını kıyasladığınızda bugün tabirimi mazur görün böreğini para için satan insanların olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Genel çoğunluğu böyle değil ama önemli bir çoğunlukta para için her şeyi yapabilir. Dolayısıyla bu bir tehlike arz etmiyor mu? İnsanlar evet ben imzalıyorum bitti iş buyurun istediğinizi hapı içeceğim dedikleri zaman bu oluyor mu?

Mahmut Tokaç: Ben size şunu söyleyeyim. Aslında bu yönetmeliğin amacı birazda izinsiz bir takım denemeler yapılmasının önüne geçmek ve bu insanların haklarını korumayı amaçlamaktadır. Bakın Türkiye'de şu anda mevcut yönetmelikte bir takım gereksiz formaliteler vardı o gereksiz formaliteler dolayısıyla da bazı insanlar bazı bilim adamları diyeyim denemelerini aslında etik kurullardan izin almadan yapmaya kalkmaktadırlar. Bunun sakıncalarını ortadan kaldırmak için yapılacak şey her ne olursa olsun etik kurullardan izin almak suretiyle ve denetim altında yapılsın amacıyla bu yönetmelik getirilmiştir. İşte yerel etik kurulları kaldırıyorsunuz ifadesi kullandınız. Yerel etik kurullar kaldırılmıyor sadece yapısı değiştiriliyor ve bölgesel etik kurul kavramı getiriliyor. Yerel etik kurullar neydi önce onu söyleyeyim. Her hastanenin bir etik kurulu vardı. Şu anda Türkiye'de yanılmıyorsan 84 tane yerel etik kurul var. Ama bunların hepsi aynı kalitede çalışabiliyor mu işte bunda birazcık kuşkumuz var. Çünkü çok iyi etik kurullarımız olduğunu biliyorum gerçekten çok düzenli düzgün çalışan etik kurullar var ama bu anlamda yeterli olmadığını düşündüklerimiz de var. Ve yerel etik kurullar şu anda bir hastanenin yerel etik kurulu. Yani klinik araştırmayı da yapacak olan hastanenin etik kurulu. Burada tabi bir insanları suçlamak anlamında söylemiyorum ama kendi hasta nesinin üyelerinin yapacağı bir araştırmaya bakış açısı her zaman biraz daha belki yumuşak olabilecektir. Yeni getirilen bölgesel etik kurullarda ise bir hastanenin etik kurulu olmayacak. Değişik hastanelerden oluşturulmuş ve sekretaryasını kontrolünü sağlık bankalığının yaptığı bölgesel etik kurullar olacak. Bu bölgesel etik kurulların yapısı da yerel etik kurullara göre daha geliştirilmiş olacak. Eski yerel etik kurullarımızın yapısında sadece bilim adamları vardı bilimsel araştırmayı yapanlar vardı. Ama veya araştırmayı yapanlar demeyelim de bilimsel araştırma yapan insanlar vardı. Ama yerel etik kurularlının dosyaları geldiğinde o insanlar o dosyaları görüşmezler öyle bir kuralımız vardır. Şimdiki yapıda ise…

Celal Pir: Peki izlinizle bu konuya döneriz ama çok değerli bir konuğumuz var yanımızda bekliyor. Kendisiyle de konuşmak istiyorum. İstanbul Tabip Odası Başkanı Profesör Doktor sayın Özdemir Aktan. Kendisine de soracağım şimdi hocam Mahmut beyde çok net söylüyor diyor ki; eskidende yerel etik kurullar vardı ama kendi hastanesi olduğu için hani herkesi suçlamak istemiyorum ama 84 tane yerel etik kurul içinde bazıları kayırmalar falan yapabiliyordu demeye getiriyor. Hakikatten yerel etik kurul bölgesel etik kurul bizim kobay olarak yani şu hamstırdan farklı olarak ortaya konmamızı gerektirecek hassasiyeti gösterdi mi bu güne kadar, bundan sonra gösterir mi? Yani bu yasa bize ne getiriyor. Ben genişlettiği taraftarıyım ne dersiniz.

Özdemir Aktan: Bu tabi yeni yasa maalesef ipleri biraz gevşetiyor ki bu istemediğimiz bir şey. Şimdiye kadar olan sistemde bir sağlık bakanlığına bağlı bir merkezi etik kurulu vardı. Ayrıca her hastanenin de kendi yerel etik kurulu vardı ve eski yönetmelik bu etik kurulların sadece eğitim hastanelerinde kurulabileceğini söylüyordu. Yani sağlık bakanlığının eğitim hastaneleri var bir üniversite hastaneleri var. Dolayısıyla da çalışmalarında burada yapılabileceğiyle sınırlıydı ki son derece mantıklı. Çünkü bu bir araştırmaysa bir bilgi üretmekse özel hastanelerin böyle bir misyonu yok ki. Yahut herhangi bir hizmet hastanesinin böyle bir misyonu yok ki. Dolayısıyla bu genişletmenin bilime bir katkısının varlığını hakikatten kabul etmek son derece sor.

Celal Pir: Peki mesela buraya gelen ünlü bir yazar vardı. Jeremy Rifkin çok iyi biliyorum onunda dijital Darvinizm diye kitabı vardı kendisiyle de konuşmuştuk. Orada o diyor ki bazı örnekler veriyor. Bir kan kanseri var onun kanından bir ilaç yapılıyor ve sonra bu piyasaya sürülüyor oda iyileşiyor. Diyor ki; bu ilacın hammaddesi benim kanım bunda benim payım yok mu? Mahkemeye gidiyorlar mahkeme diyor ki; o kan senin kanındı ama şimdi ticarileşti o şirketin kanı oldu. Şimdi şunu söylemek istiyorum hakikatten Mahmut beye de sordum. Bu memlekette böbreğini satıp geçimini temin etmek isteyen insanlar var bu kadar büyük bir cehalet var. Bu yasa o insanları bu tür olaylardan koruyabilir mi?

Özdemir Aktan: Şimdi bunun cevabı koruyabilir minin cevabı pek net değil yan,i pek evet koruyabilir denemiyor. Çünkü gene sistemimize dönüp bakarsak şöyle bir aksaklığımız eskidende vardı şimdide var. Hakikatten yerel etik kurumlar var bu dosyaları inceliyor çalışmaların nasıl yapılacağını şey yapıyor. Etik kurulların dikkat ettiği bir takım önemli noktalar vardır. Bunlardan bir tanesi hastanın yeterince bilgilendirilmiş olması. Yani anlatılması iyi yanlarının kötü yanlarının ve buna göre de hasta bunu reddedebilir ve bunu reddetmesi de tedavisini herhangi bir şekilde aksatmaz. Ama şeyde burada tabi hastaların anlattığınızı nasıl anlayacağı son derece önemli nasıl anlatıldığı son derece önemli. Hakikatten demin sizde vurguladınız Türkiye'deki eğitim düzeyinin bu kadar düşük olduğu bir ortamda böyle bir sorun çıkıyor. Ama olaya şöyle bakmamak lazım. Tıbbın ilerlemesi için deney hayvanlarının da insanlarında bu çalışmalara katılması gerekiyor. Kaldı ki deney hayvanları içinde biliyorsunuz zaman zaman tepkiler çıkıyor hatta…

Celal Pir: Hayvan hakları bildirgesine imza attık.

Özdemir Aktan: Çevreciler işte hayvan hakları savunucuları bazen laboratuarları basıp hayvanları kurtarmaya çalıştığı da oluyor ama sonuçta bir iş yapılacaksa eğe kurallarıyla yapılması lazım. Hakikatten ne deney hayvanı çalışmalarından vazgeçebiliriz ne klinik çalışmalardan vazgeçebiliriz. Ama burada kuralların net ve güzel konulması lazım.

Celal Pir: Hızlı hızlı soru cevap yapalım hocam. Mesela her isteyen firma üzerimizde her türlü ilacı deneyebilir mi? Ben çünkü izleyicilerimizden gelen soruları aktarıyorum size. Evet cevap evet. Tabi bu yeni yönetmelikte yerel etik kurullarda kalktığı için bölgesel kararla istenilen hastanede bu uygulanacak gibi gözüküyor. Şimdi bizim mevcut sistemimizin ve önümüzdeki sistemimizin en büyük şeyi de yerel etik kurullar ne kadar ince eleyip sık dokusalar bile çalışma başladıktan sonra çalışmanın nasıl yürütüldüğünü denetleyen bir kuruluş bizde yok maalesef. Çünkü yani yönetmelik…

Celal Pir: Şunu soracağım Celal Pir bir doktor olsa araştırma yapsa izni de alsa ama araştırmasında ya nasıl olsa beni kimse denetlemiyor diyerek bir tarafa gitse bunu denetleyen insan yok. O zaman deneyin hakkı ne oluyor?

Özdemir Aktan: Deneyin hakkı burada kayboluyor maalesef. Şeyde bu yönetmeliğe göre bu görev etik kurullar verilmiş vaziyette ama etik kurulların bu yürütme imkanı yok. Kaldı ki yeni yönetmelikte bölgesel etik kurullar olduğu zaman bunlar hangi hastaneye gidecekler nereyi denetleyecekler böyle bir sıkıntı ortaya çıkıyor burada.

Celal Pir: Peki mesela çok dikkat ettiğim nokta bunu buradan okuyacağım. Çünkü niçin gebeler ve çocukları ön plana alıyoruz onlar çok dikkat kesildiğimiz ırkımızın devamını sağlayan kesimler olduğu için. Ama yasaya göre ilginç bir not var. Eski yasada bunu okuyacağım hocam ilaca bağlı ölüm vakalarında araştırmanın hemen durdurulması gerekiyordu. Yeni yasaya baktım bulamadım atlamış olabilir miyim bilemiyorum. Niye bunu kaldırdılar eğer bulamadıysam.

Özdemir Aktan: Tabi bunu ille de yazmakta gerekmiyor ama yani bunun bilinçli olarak kaldırıldığını hiç düşünmek bile istemiyorum çünkü bir takım yan etkiler çıktığı zaman mutlaka hemen yerel etik kurul tarafından durdurulmalıdır ve yerel etik kurullarının böyle bir hakkı vardır diye biliyoruz. Hamileler ve çocuklar tabi bu gruba birde engelliler psikiyatri hastalarını da ekleyebiliriz. Yani bunlar kendi başlarına çok net karar veremeyen gruplar ama burada şeyle çok net. Bir kere mutlaka burada kişinin bilgilendirilmesi gerekiyor. Eğer erişkin değilse çocuksa 6 yaşından küçük çocuklar için ebeveynlerinin izni yeterli olabiliyor. Ama 6 yaşından büyükse çocuğunda onayı gerekiyor. Aynı şey engelliler ve psikiyatrik hastalıkları olanlar içinde hem yasal kanunun vasileri hem de kendilerinin buna onay vermesi gerekiyor.

Celal Pir: Profesör Aktan son cümle aslında süremiz doldu ama şunu merak ediyorum işin doğrusu yapılması gerekiyorsa siz tabip odası olarak ne öneriyorsunuz?

Özdemir Aktan: Şimdi burada tabi iş çok karışık biraz bu olaya geniş çevreden bakarsak sağlık sektörü dediğimiz zaman dünyada silah ve enerji sektöründen sonra en büyük sektörden bahsediyoruz. Ve hakikatten bu sektöründe ilaç kısmına baktığımız zaman Türkiye'de ilacın yeri biraz farklı. Çünkü bizim sağlık harcamalarımızın ilaçla ilgili olan kısmı 11 milyar dolar. Ve de bu tüm sağlık harcamalarımızın da neredeyse yüzde 40’ı bu oran çok fazla. Dünyada bu rakam yüzde 15’ler civarında olması gerekiyor. Burada tabi ilacın tüketimini arttırmak çok önemli ki ilaç firmalarının şöyle bir projeksiyonunu biliyoruz. Şu anda 11 milyar dolar olan ilaç harcaması önümüzdeki 5 yıl içinde 30 milyar dolara çıkacak. Dolayısıyla işte bunun için atılan adımlar yani bu çalışmaların bir kısmı bilime hizmetten çok ilacın kullanımımın yaygınlaştırılmasına yönelik olabiliyor. Dolayısıyla pazarı genişletme çabaları var ki biliyorsunuz pazarı genişletmek açısından artık ilacın eczane dışında satılmasına olanak veren yasalar çıkartılıyor, ilacın reklamını serbest bırakan yasalar çıkartılıyor. Yani pazarı büyütmek için büyük bir şey var. Bu yasada muhtemelen onun bir parçası ve maalesef ilaç firmaları çok güçlüler.

Celal Pir: Profesör Aktan çok teşekkür ediyorum. Aslına bakarsanız size bir cümle söylemiştim Türkiye 30 milyar dolarlık klinik araştırma döviz çekiyor bu 700 milyon dolara çıkabilir deniyor. Kaç yılda çıkar 1 yılda ya da 6 ayda. Belki milyar belki de milyarın katlarına da çıkabilir. Ama çıkarken bi tek kural var. Biz hepimiz insanız hastalarda insan onarlında hakları var, hayvanlarda bir canlı onarlında hakları var. Türkiye bu hakları bir arada gözeten dört dörtlük yasalar istiyoruz. Onun dışında hiç bir şey istemiyoruz. Hoşçakalın efendim iyi bayramlar.


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları