Home page
Haber Menüsü


 
Belirsizlik
 
FP’nin kapatılması ardından Meclis’de 100’den fazla bağımsız milletvekili olması, kolay bir durum değil. Meclis çalışmalarında belirsizlik veya kısa sürecek bir dönem için Meclis Başkanlık Divanı’nın yeniden belirlenmesi gerekebilir.
 
Şükrü Küçükşahin
 
25 Haziran—  Cuma günkü yazımızda, Anayasa Mahkemesi’nin, Fazilet Partisi’nin kapatma davasında, Türkiye’yi rahatlatacak bir sonuca ulaşması, cevher yaratacak bir formül bulması temennisini de dile getirmiştik. Yüce Mahkeme kararını verdi. Karar kesin, tartışmanın yeri yok bile. Ancak şunu vurgulamakta yarar var. Yüce Mahkeme, bu davada, Refah Partisi’nin (RP) kapatılması davasından farklı bir sonuca ulaşmıştır.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

 
MECLİS ÇALIŞMALARINDA BELİRSİZLİK DOĞACAK
       Mahkeme RP ile ilgili kararda, tüzel kişiliğinin sona ermesinde, ‘gerekçeli kararın yayım tarihini’ esas almıştı. Bu nedenle, RP gerekçeli kararın yayınlanmasına kadar, ki bu süre 36 gün tuttu, her türlü etkinliği sürdürdü. Yüce Mahkeme bu seferki kararında ise “Kapatma kararı verildiği tarihte parti tüzel kişiliğinin sona ermesine” hükmüne varmış ve üstelik bu kararı oy birliği ile almıştır. Yani, mahkeme iki yıl arayla, parti kapatma konusunda, iki farklı yol izlemiştir.
       Bu durum, özellikle Meclis çalışmalarında, belirsizlik yaratacaktır. Çünkü, mahkemenin bu kararı vermesine karşın, bazı hukukçular, Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçeli karardan sonra yürürlüğe gireceğini savunmaktadır. Bu nedenle, her ne kadar Meclis Başkanı Ömer İzgi’nin, “Partinin tüzel kişiliği bitmiştir” açıklaması yaptıysa da Meclis’in Anayasa Mahkemesi’nden bilgi istemesi bekleniyor. Durum, gelecek bilgiye göre netlik kazanacak.
       Ancak, Meclis’de yüzden fazla bağımsız milletvekili olması, hiç de kolay bir durum değildir. Meclis çalışmalarında belirsizlik veya kısa sürecek bir dönem için Meclis Başkanlık Divanı’nın yeniden belirlenmesi gerekebilir. Bu süre, yeni parti veya partiler kurulana kadar, geçiştirilse bile, Yüce Mahkeme’nin verdiği iki karar arasındaki farklılık epeyce kafa karıştıracak gibi.
       Yüce Mahkeme’nin FP’yi kapatırken sadece 28 Şubat sürecine en sert eleştiride bulunmuş iki ismin milletvekilliğini düşürmesi de son derece dikkat çekicidir. Sanırım, kapatma kararının bu yönü, içeride de dış dünyada da oldukça tartışılacaktır.
       
SİNE-İ MİLLET
       FP’nin kapanmasından sonra dikkatler, eski FP’li milletvekillerinin istifası, çok bilinen deyimiyle sine-i millete dönüp dönmeyecekleri üzerinde toplandı. (Bence bu söylemler, daha çok siyasi heyecan yaratmak amacıyla dillendirildi. Böyle birşeyin kısa sürede unutulacağını düşünüyorum.)
       TBMM tarihinde milletvekilliğinden toplu istifa örneği yok. Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı olmasına tepki göstererek istifa eden Murat Sökmenoğlu’nun durumu ile bugünü pek karıştırmamak gerek. Sökmenoğlu, iktidarla kavgaya girmiş ve istifasını tek başına vermiştir. Bir milletvekilinin istifasının Meclis’te önemli bir değişikliğe yol açmayacağı hesabı ve kızgın ANAP’lıların çoğunluğu bu istifanın kabulünü sağladı.
       
TOPLU İSTİFA OLASILIĞI
       Bu kez durum farklı. Bir kere, her ne kadar istifalar tek tek oylanacak olsa bile, böylesi bir toplu istifa girişiminin seçim getirme olasılığı nedeniyle, iktidar partileri tarafından, kabul edilmesi mümkün görünmüyor.
       Milletvekillerinin tek tek de böyle bir tercihe “Evet” demelerini beklememek gerek. İstifaların yürürlüğe girmesi için Meclis’te kabul edilmesi dışında bir yol da yok. Çünkü, sadece milletvekilliğinden istifa, tek taraflı bir olay değil. Ayrıca, FP’nin yenilikçi kanadı da bu yönteme sıcak bakmamakta. Bu gerekçelerle istifada ısrar edilmeyeceğini beklemek gerek. Bir de şunu anımsatmakta yarar var. Meclis bir iki hafta içinde tatile girecek. Gerekçeli kararın bu bir iki haftalık sürede yayınlanması pek beklenmiyor.
       Bu nedenle istifa tartışmaları Meclis’in yeni dönem çalışmasına kadar soğumaya kalacak gibi. Bu süre içinde de Türkiye’de çok şey değişir; FP’lillerin sine-i millet kararı bile.
       
KAYMALAR
       FP’nin kapanmasına karar verilmesi üzerine, bu partiden bazı milletvekillerinin diğer partilere geçebileceği konuşulmaya başlandı. En istekli partinin de MHP olduğu anlaşılıyor.
       Ancak, her iki parti arasındaki derin ideolojik ayrılıklar göz önünde bulundurulduğunda FP’den MHP’ye geçecek milletvekili bulmak, bence, çok zor. Bir veya iki kişi için bir şey diyemem; ama çok sayıda milletvekilinin MHP’ye kayacağını söylemek mümkün değil. FP’lilerin MHP’ye geçmesi için çok önemli bir gerekçe de yok. Bırakalım ideolojik farklılıkları, yapılacak ilk seçimde FP’nin yerini alacak partinin, MHP’den daha az şansı olacağını ileri sürmek mümkün mü?
       O zaman FP’liler MHP’yi neden tercih etsin? Böylesi bir kayma olsa bile, bu durumda önce DYP, sonra da ANAP MHP’ye göre daha şanslı. Bütün bu hesapların göz önünde bulundurulduğunda, en rahatlıkla dillendirilebilecek olan beklenti, FP milletvekillerinin çok büyük bir çoğunluğunun, bu partiden doğacak iki yeni parti arasında dağılmasıdır.
       
BİRLİKTE YAŞABİLİRLER DE
       Bu arada, FP’nin bölünmesine kesin gözüyle bakanlardan biriyim. Ancak, son iki gündür yeni bir gelişme de gözleniyor.
       Büyük bir özeleştiri kampanyası başlatılarak, yeni partinin liderliğini de yenilikçi bir isme bırakarak, birlikte devam etme çabaları var. Sanıyorum, birkaç günlük gelişmeleri yakından izlemek gerekecek.
 
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları