Home page
Haber Menüsü


 
YPK, ekonominin anakumanda merkezi oluyor
 
Koalisyon liderleri, YPK’nın, bundan sonra daha sık toplanması ve toplantılara bürokratların da daha etkin katılımını kararlaştırdılar. Yani, ekonominin ana kumanda merkezi YPK olacak gibi.
 
Şükrü Küçükşahin
 
2 Mart—  Yaşanan krizden kendini sorumlu tutan iki bürokrat; Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel ile Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp görevlerinden istifa ettiler.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Bir önceki yazımda belirttiğim gibi, bu iki bürokrat, krizde payları ne kadar büyük görülse de istifa yoluna gittikleri için erdemli davrandılar, saygınlık kazandılar.
       Şimdi onların yerine yenileri aranıyor. Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş’in Türkiye’ye gelmesi, ne yazık ki medya tarafından, sanki bir kurtarıcı geliyor gibi, fazlasıyla abartılarak sunuldu.
       İnşallah Derviş, kendisine önerilecek görevi, her ne olursa, kabul eder ve deneyimlerini bu krizden çıkmak için kullanır. Öyle görünüyor ki, bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında, Derviş’le ilgili kararname bütün bakanların imzasından geçip yürürlüğe girecek. Dileriz bu iki önemli bürokrat da kısa sürede bulunur ve göreve başlar.
       
YENİ PROGRAM, YENİ KADRO
       Merkez Bankası ile Hazine’nin başına geçecekler belirlendikten sonra diğer bürokratik değişiklikler ard arda gelecektir. Sonuçta bürokrat operasyonu kısa sürede tamamlanacak gibi görülüyor.
       Ancak, işin asıl can alıcı boyutu siyasi kadrolarla ilgili. Bürokratların, uygulanacak yeni programa güvenin tesis edilmesinde payları mutlaka yadsınacak değil; ama güveni asıl tesis edecek olan siyasilerdir.
       Hükümetin, yeni program, yeni kadrolarla uygulanır gerçeğini kabul etmesi gerek. Ama bu konudaki duyarlılığı sadece bürokrasi için gösterip, siyasi kadrolar söz konusu olduğunda es geçilmesi tutarsızlık doğurur.
       Siyasi kadrolarda da yeni program açıklanmadan önce değişikliğe gidilmesi çok yararlı olur. Hükümet bunu yapmalı. İş çevrelerinin bu konudaki talep veya baskılarına boyun eğmemek gerekçesiyle, bu değişikliği yapmamak ülkenin yararına olmayacağı ilerde daha net görülür; ama iş işten geçmiş olur.
       Eğer Başbakan Bülent Ecevit, “Arkadaşlarımızın itibarıyla oynamış oluruz” gerekçesiyle, böyle bir değişikliğe yanaşmıyorsa, emrindeki Merkez Bankası Başkanı ve Hazine Müsteşarı istifa etmiş olan ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal görevinden ayrılarak, Başbakan’ı rahatlatabilir, ona yardımcı olabilir. Önal’ın bu tutumu kabinede daha geniş çaplı bir değişikliğin de yolunu açabilecektir.
       
YİNE GÜVENOYU TALEBİ ÜZERİNE
       Gelinen noktada, geç kalındığı için; siyasi kadronun yenilenmesi de yeterli değil. Daha önceki yazılarımda vurguladığım gibi hükümet, Meclis’e gelip kriz hakkında bilgi verip güvenoyu istemeli. Bunu iktidar partilerinin milletvekilleri de artık kaçınılmaz görüyor.
       Hükümet, bundan çekiniyorsa, Fazilet Partisi’nin dün verdiği gensoru önergesi bayramdan sonra Meclis’de ele alınacak. Bu gensoru önergesi iyi bir şans.
       Hükümet bu oylama öncesinde açıklama yapsa ve “Bu gensoruyu bir güvenoyu olarak kabul edeceğiz. Milletvekilleri buna göre karar versin” çağrısında bulunsa şık ve demokratik bir davranış olmaz mı? Hükümetin burada korkacak bir şeyi de yok. Eminim ki, birkaç farklı sesin dışında, iktidar partilerinin milletvekillerinin tamamının hükümete desteklerini sürdürdüklerini göstereceklerdir.
       Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın hakkındaki gensoru önergesinin reddedilmesi bunun en son işaretidir.
       Hükümetin böylesi bir yola başvurması, toplumdaki olumsuz tepkileri hiç değilse bir nebze azaltacak, psikolojik rahatlama yaratabilecektir.
       
YENİ KARARLAR GELİYOR
       Siyasi kadrolarda bu yönde henüz bir işaret görünmüyor. Ama bu, çok geniş bir kesimin beklentisi haline gelmiştir.
       İşin bu yanı bir kenara, kadro yenileme ve güvenoyu isteme konusunda isteksiz davranan hükümet, alınacak ekonomik önlemler konusunda ise çalışmalarını hızla sürdürüyor. Hükümetin kurulmasından bu yana, koalisyon partilerinin liderlerinin bu kadar uzun süreli toplantılar yapması ilk kez görülüyor.
       Liderler bu görüşmelerle ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulunmadılar. Ancak, siyasi kulislere yansıyan bazı karar ve değerlendirmeleri aktarmak istiyorum.
       
KAMU BANKALARI GERÇEĞİ NİHAYET
       Türkiye’nin kamu bankaları gerçeğini, halk tabiriyle, nihayet bütün liderlerin kafasına dank etmiş durumda. Yaşanan son krizin, çok büyük ölçüde kamu bankalarından kaynaklandığını anlayan liderler, bu bankalardan bir an önce kurtulmanın yollarını arıyorlar. Bu bankalar, ne yapılacak edilecek, elden çıkarılacak.
       Sadece bununla da yetinilmiyecek, elden çıkarılana kadar siyasi etkilerden tamamen arındırılacak. Böylece; en azından şimdiden sonra, kamu bankalarına yeni görev zararları yüklenmeyecek.
       Bu arada kamu bankalarının açıklarının kapatılması için girişimleri de sürüyor. Hükümetin, IMF ile yapılan görüşmelerde, 7.5 milyar dolarlık ek kredinin 2.5 milyar dolarının, hemen, kamu bankalarının sorunlarını gidermede kullanılmak üzere, talep edildi.
       Aynı konuda Dünya Bankası ile görüşmeler sürerken, Başbakan Bülent Ecevit’in, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson’la hafta içi yaptığı görüşmede de genel olarak mali sektördeki sorunların gündeme geldiğini öğrendim. Başbakan’ın, ABD’deki bankalardan, mali sektörün rehabilitasyonunda kullanılmak amacıyla 5-6 milyar dolar kredi sağlanmasını talep ettiği yönünde güçlü bilgiler var.
       Pearson, hemen bir gün sonra da, bir yemek de Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ve Hazine Müsteşar Vekili Ferhat Emil’le yedi. Bu da dikkat çekici bir durum.
       
BA?BAKAN YARDIMCILIĞI YERİNE YPK
       Yaşanmakta olan kriz patladığı günden beri, özellikle iş dünyası, ekonominin bir başbakan yardımcısına bağlanması yönünde talepleri olmuştu. Liderler böyle bir öneriye sıcak bakmazken, kendilerine göre bir önlem de belirlediler.
       Hükümetin kurulmasından bu yana Yüksek Planlama Kurulu (YPK) hiç toplanmadı. YPK kararları, elden dolaştırılan kararnamelerin imzalanması suretiyle alındı. Oysa, YPK Özal ve Demirel hükümetleri döneminde sık sık toplanıp, önemli kararlar almıştı.
       Koalisyon liderleri, YPK’nın, bundan sonra daha sık toplanması ve toplantılara bürokratların da daha etkin katılımını kararlaştırdılar. Yani, ekonominin ana kumanda merkezi YPK olacak gibi.
       Ekonomiyle ilgili bakanların üyesi olduğu YPK’da alınan kararlar kısa sürede hayata geçirilecek. Başbakan Bülent Ecevit’in, ekonomik konular üzerinde yeterli kararlılıkla durmadığı yönünde eleştiriler daha sık dile getirilmeye başlandı. Liderler bu konuda da bir karar aldı.
       Başbakan Bülent Ecevit’in ekonomi danışmanlarının sayısı ve etkinliği artırılacak. Bu danışmanlar Başbakan’a sık sık bilgi verecek. Danışmanlar aynı bilgileri Başbakan yardımcılarına da aktaracaklar.
       Böylece liderlerin ekonomik sorunlarla ilgili müdahalesi daha kısa sürede sağlanabilecek.
 
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları