|
|
Güneyin TRTye çıkışı Meclis gündeminde
CHP İzmir Milletvekilleri Ahmet Ersin, Tuncay Güneyin TRTde canlı yayına çıkmasını TBMM gündemine taşıdı. CHPli Mustafa Özyürek de, Güneyin konuk edildiği program nedeniyle TRT aleyhine dava açılacağını bildirdi.
AA
Güncelleme: 17:28 TSİ 15 Ocak 2009 Perşembe
ANKARA - Ersin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, TRTnin, Ergenekon soruşturması kapsamında, polis ve jandarmanın kimlerin evlerine baskın yapacağını, silah ve mühimmat kazılarının yapılacağını, soruşturmayı yapan yetkililerden önce haber alarak naklen yayınlar yaptığını ifade ederek, devlet televizyonu TRTnin, hazırlık soruşturmalarının gizliliğini ihlal ederek, suç işlediğini öne sürdü.CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman da Güneyin, akıl ve ruh sağlığının yerinde olmama olasılığının çok yüksek olduğunu tespit ettiğini belirterek Güneyin 2001de alınan ifadesinin hukuki geçerliliği olabilmesi için mutlaka akıl ve ruh sağlığının yerinde olup olmadığını belirten resmi uzman raporunun alınmış olması gereklidir. Böyle bir ifade yoksa, bu ifadeler delil olarak kullanılamaz ve buna dayalı olarak onlarca kişi tutuklanarak dava açılamaz. dedi.
CHP İzmir Milletvekilleri Ahmet Ersin, dün TRTde yayımlanan programa Tuncay Güneyin katılımının sağlandığını belirterek, şu soruları yöneltti: Gerek Ergenekon soruşturmasının gizliliğini ihlal eden, gerekse sapkın bir kişinin anamuhalefet partisine hakaret etmesine ve partinin genel başkanına iftira atmasına yol açan programlar yapan TRT yönetimi hakkında, idari ve cezai soruşturma başlatacak mısınız?
TRT ile Ergenekon soruşturması yetkilileri ortak çalışma mı yürütüyorlar? Tarafsız olması gerekirken Hükümetin borazanı olduğu artık bilinen TRT, aynı zamanda Ergenekonun da mı borazanı?
CHP Genel Saymanı ve parti sözcüsü Mustafa Özyürek de, dün akşam yayınlanan ve Tuncay Güneyin konuk edildiği program nedeniyle TRT aleyhine dava açılacağını bildirdi. Özyürek, yaptığı yazılı açıklamada, Tuncay Güneyin Ergenekon davası kapsamında 2001 yılında emniyetteki anlatımlarının televizyon kanallarında yayınlanmasını eleştirdi. Güneye ait bantların Ergenekon iddianamesinde kullanıldığını, savcıların ve mahkemenin yeni bir bilgiye sahibi olmasının söz konusu olmadığını belirten Özyürek, şunları kaydetti: Öyle ise bu bantlar niçin şimdi televizyonlarda yayınlanıyor? Amaç toplumu etkilemek. Ergenekonda ortaya atılan suçlamalar Başbakanın çabalarına rağmen halka inandırıcı gelmedi. Şimdi bir meczubun kasetleri halka doğrudan yayınlanarak toplum etkilenmeye çalışılıyor. Yüze yakın kişi suçlanarak kişilik hakları çiğneniyor. TRTden, kasetteki suçlamalara ek suçlamalar yayınlanıyor. AKP yandaşı bir gazeteci CHP ile ilgili soru soruyor ve meczup cevap veriyor. CHPye ağır suçlamalar yapılıyor. Böylece TRT suç işliyor. AKPnin muhaliflerini hırpalamak için her yolu mübah sayan anlayışı bir kez daha TRT ekranlarından yayınlanıyor. Bu durum, ahlaken de siyaseten de hukuken de kabul edilemez. Avukatlar konuyu inceliyor. CHP olarak hakkımızı koruyacağız. TRT aleyhine dava açacağız. Özyürek, AK Partinin Ergenekon davasını kullanarak artan işsizliği ve yolsuzlukları örtmeye çalıştığını, Deniz Feneri davasını unutturmayı amaçladığını da ileri sürdü.
AKIL SAĞLIĞI YERİNDE OLMAMA OLASILIĞI YÜKSEK CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman da yaptığı yazılı açıklamada, Ergenekon soruşturmasının kilit ismi olduğu iddia edilen Tuncay Güneyin 2001de İstanbul Emniyet Müdürlüğünde verdiği ifadenin DVDlerinin televizyonlarda yayımlanan bölümlerini, bir hekim olarak değerlendirdiğini ifade etti. Arıtman, Güneyin, akıl ve ruh sağlığının yerinde olmama olasılığının çok yüksek olduğunu tespit ettiğini belirterek, şunları kaydetti: Logore hali içinde olan kişinin benzerlerini, hem de çok daha tutarlı görünen kurgular, hikayeler anlatanlarını, akıl hastanelerinde bolca görmek mümkündür ki bunlar genellikle şizoidlerdir. Tuncay Güneyin 2001de alınan ifadesinin hukuki geçerliliği olabilmesi için mutlaka akıl ve ruh sağlığının yerinde olup olmadığını belirten resmi uzman raporunun alınmış olması gereklidir. Böyle bir ifade yoksa, bu ifadeler delil olarak kullanılamaz ve buna dayalı olarak onlarca kişi tutuklanarak dava açılamaz. Ülkemizdeki şizoidlerin anlattıklarıyla davalar açılabilseydi 70 milyonu tutuklamak gerekirdi.
| |
|