Brükseldeki iki günlük zirvede, 2020 yılına kadar karbon salımlarının yüzde 20 oranında azaltılması ve birlik ülkeleri genelinde tüketilen enerjinin yüzde 20sinin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesine yönelik planlar ele alınacak.
Ekonomik kriz nedeniyle, aralarında Almanya, İtalya ve Polonyanın da bulunduğu bazı ülkeler, istihdamı olumsuz etkileyebilecek herhangi bir anlaşmaya karşı olduklarını söylüyor.
Zirvede, ekonomiyi canlandırmak için gündeme getirilen 260 milyar dolarlık teşvik paketi de görüşülecek.
BBC Brüksel muhabiri Oana Lungescu, Almanyanın İngiltere ve Fransada yapılan vergi indirimlerine karşı çıkmasına rağmen, resesyon nedeniyle canlandırma paketinin geniş oranda kabul görmesinin beklendiğini söylüyor.
Brüksel zirvesinde ayrıca İrlandada Lizbon Anlaşmasıyla ilgili yeni bir referandum düzenlenmesinin önünün açılması da bekleniyor.
İrlandalılar, Haziran ayındaki referandumda Fransa ve Hollandada kabul görmeyen ve Avrupa Anayasası taslağının yerine önerilen reform anlaşmasını reddetmişti.
Gözlemciler, zirvede özellikle iklim değişikliğiyle ilgili planlar konusunda ciddi tartışmalar yaşanacağına dikkat çekiyor.
Üyeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle bu konudaki anlaşmanın sulandırılabileceği ya da tamamen rafa kaldırılabileceği belirtiliyor.
Avrupa Parlamentosunun da onayını gerektiren anlaşma, birliği karbon salımlarını 1990 seviyelerine göre, yüzde 20 oranında azaltmaya mecbur edecek.
Eğer küresel, bağlayıcı bir anlaşmaya varmak mümkün olursa AB yüzde 30luk bir kesinti hedefleyecek.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy AB dönem başkanlığını yıl sonunda Çek Cumhuriyetine devretmeden önce anlaşmanın onaylanması için çaba harcıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso anlaşmanın Avrupa Birliğinin inandırıcılığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Barroso, Bizi soruna küresel ölçekte çözüm bulma aşamasına getiren onca yıllık çabadan sonra pozisyonumuzdan geri adım atmak gerçek bir hata olur dedi.
Jose Manuel Barroso zirveyi, Son yıllardaki en kritik hatta benim Komisyon Başkanı olarak katıldığım en önemli Avrupa Konseyi toplantısı diye tanımladı.
Almanya ve İtalya, karbon emisyonunun sınırlandırılmasının özellikle otomotiv sektörünü uluslararı rekabet açısından zora sokabileceği kaygısını taşıyor.
İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, İtalyan çıkarları aşırı derecede zarar görürse veto haklarımızı kullanırım dedi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel de, Alman istihdamları ve yatırımlarını tehlikeye atacak bir anlaşma olmayacak diye konuştu.