Home page
Haber Menüsü


HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir (gözlüklü), Türkiye'nin AB üyeliği sürecini iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
HADEP kongresi
HADEP kongresi yapılıyor
Halkın Demokrasi Partisi’nin (HADEP) 4. olağan kongresi Ahmet Taner Kışlalı spor salonunda yapılıyor. İstiklal marşının okunmadığı kongrede, bölücü terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan lehinde sloganlar atıldı.
Ankara
NTV
    26 Kasım—  HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir, yaptığı konuşmada Kürt sorununun çözülmesini bu konuda demokratik açılımlara gidilmesini istedi. Demir, iç barışın ve demokratikleşmenin önünde engel olarak gösterilen şiddetin sona erdiğini belirterek, “PKK, demokratik düzenin bir unsuru olmak istediğini açıklamış ve silahlı güçlerini sınır dışına çekmiştir. Bu, demokratikleşme ve kalkınmanın sağlanması için kullanılması gereken önemli bir fırsattır. AB kapısını aralayan Türkiye, bu fırsatı değerlendirmelidir” dedi.  

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) 4’üncü Olağan Büyük Kongresi, Divan Başkanlığı’nın oluşturulmasıyla çalışmalarına başladı. Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda yapılan kongrede, Divan Başkanlığı’na, HADEP Diyarbakır İl Başkanı Ali Ürküt seçildi. Divan Başkanlığı’nın oluşturulmasından sonra “demokrasi adına hayatını kaybedenler” için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulurken, İstiklal Marşı’nın okunmaması dikkati çekti.
       Kongrenin yapıldığı Ahmet Taner Kışlalı Salonu, sabahın erken saatlerinden itibaren HADEP’lilerin akınına uğradı. Salon tamamı dolarken, dışarda da 30 bine yakın partili içeriye giremedi.
       İki bin polisin görev aldığı HADEP kongresinde geniş güvenlik önlemlerinin alındığı görüldü.
       
DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ
       Genel Başkan Yardımcısı Hamit Geylani’nin, kongrenin açılışını yapmasından sonra HADEP Genel Başkan Ahmet Turan Demir, kürsüye gelerek, partililere hitap etti. Demir, 2000’li yıllara, insanlığın büyük tarihsel mirasının deneyimleriyle girildiğini vurgulayarak, bu mirasın, “haksız savaşlara ve egemenlere karşı tüm ezilenlerin eşitlik, özgürlük, adalet ve barış mücadeleleri” olduğunu söyledi.
       Türk dış politikasını eleştiren Demir, özellikle Kuzey Irak’ta dışa bağımlı bir uygulamanın bölge halkına fayda getirmeyeceğini savundu.
       Son günlerde cezaevlerinde yaşanan olaylara da değinen Demir, F tipi cezaevi uygulamasının “insanlık dışı” bir çözüm olacağını öne sürdü.
       
“TÜRKİYE ÖNEMLİ KAVŞAKTA”
       Türkiye’nin özellikle AB’ye tam üyelik sürecinde önemli bir kavşakta bulunduğunu ifade eden Demir, şöyle konuştu:
       “İç barışın ve demokratikleşmenin önünde engel olarak gösterilen şiddet sona ermiştir. PKK, demokratik düzenin bir unsuru olmak istediğini açıklamış ve silahlı güçlerini sınır dışına çekmiştir. Bu, demokratikleşme ve kalkınmanın sağlanması için kullanılması gereken önemli bir fırsattır. AB kapısını aralayan Türkiye, bu fırsatı değerlendirmelidir. Başta Kürt sorununun çözümü olmak üzere evrensel hukuk kurallarına uygun demokratik açılımlara gidilmelidir. Bu, AB’nin önüne koyduğu ev ödevi olarak yapılmamalı, Türkiye’nin çağı yakalamasının gereği olarak, bu ülkenin insanları hakkettiği için yapılmalıdır.”
       
“SİYASAL PARTİLER KAPATILMAMALI”
        HADEP’in, Türkiye’nin AB’ye girmesini savunduğunu kaydeden Demir, Katılım Ortaklığı Belgesi’nde “Kürtçe sözcüğüne” yer verilmemesini eleştirerek, idam cezasının kaldırılması ve “OHAL gibi aciliyet arz eden sorunların” çözümünün orta vadeye yayılmasının ise yetersiz olduğunu söyledi.
       Demir, partisinin demokrasi anlayışının bir gereği olarak, siyasi partilerin savundukları görüşlerinden dolayı kapatılmasına karşı olduklarını da ifade ederek, “anayasa ve yasalarda siyasal partilerin kapatılmasına neden olan antidemokratik hükümler kaldırılmalıdır” diye konuştu.
       Türkiye’nin en can alıcı sorunlarından birinin de “Kürt sorunu” olduğunu öne süren Demir, bu çözülmeden, “ne iç barışı sağlamanın ne de eksiksiz bir demokrasiye geçmenin olanağı bulunduğunu” savundu.
       
“ANA DİLE HAK TANINMALI”
        Demokraside çokluk veya azlık kriterinin olmadığını, özgürlük ve eşitlik unsurlarının bulunduğunu belirten Demir, şöyle konuştu:
       “Bir ülkede bir kısım yurttaşlar kendi anadillerini özgürce konuşup geliştirme imkanına sahip, bir kısım yurttaşlar da hala bu olanaklardan yoksun ise orada demokrasiden söz etmek mümkün değildir. 77 yılda tam tamına 28 ayaklanma olmuş, sonuncusu ise 9’uncu Cumhurbaşkanı Demirel’in deyimiyle en kapsamlı ayaklanma düzeyinde gerçekleşmiş ve yaşanan tahribatların ardından yeni bir dönemece girilmiştir.
       Bu süreçte resmi makamların ifadesine göre 30 bin insan yaşamını yitirdi. Türkiye ekonomik olarak çökme noktasına geldi. Bu şiddet, geride bıraktığı binlerce sakat ve malulün dışında ayrıca ruhlarda da büyük tahribatlara yol açmıştır. Bu süreçte yaşamını yitirenler bu ülkenin insanlarıydı. Bu trajedi bir daha tekrarlanmamalıdır.
       
KÜRT KİMLİĞİ VE HAKLARI
       Yaşanan acıların tekrarlanmaması için barış anıtı dikilmelidir. Kürt kimliği ve kültürel hakları anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Kürtlerin anadillerini, eğitim, yayın gibi her alanda özgürce kullanmaları gerekir. Ayrımsız bir genel af çıkarılarak cezaevleri boşaltılmalı, ceza tehdidi nedeniyle yurtdışında yaşamak zorunda kalanların dönüşü sağlanmalıdır. Çıkarılacak genel ve ayrımsız af yasasıyla ‘PKK’lı siyasi güçlerin’ de demokratik sürece katılmaları sağlanmalıdır. İdam cezası kişilere indirgenmeden, yasalardan çıkarılmalıdır.”
       Partisinin laiklik anlayışını da anlatan Demir, dini siyasallaştıran anlayış ne kadar dine zarar veriyorsa, laikliği siyasallaştıran anlayışın da o kadar laikliğe zarar verdiğini söyledi.
       Demir, geçmişin tahribatlarını tamir etmek için seferber olunması gerektiğini de ifade ederek, sözlerini “Kalıcı bir barış için el ele vermeliyiz. Yaşasın barış, kardeşlik, demokrasi” diyerek tamamladı.
       
ÖCALAN LEHİNDE SLOGAN
        Terör PKK’nın hükümlü lideri Abdullah Öcaln lehinde sloganların atıldığı kongrede, divan başkanlığı “partimizin belirlediği sloganlar dışında slogan atmayalım” uyarısında bulundu.
       Kongreye FP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, FP Van Milletvekili Fetullah Erbaş, CHP PM üyesi Yaşar Seyman, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Sosyalist İktidar Partisi (SİP) Genel Başkanı Aydemir Güler, Türkiye Sosyalist İktidar Partisi (TSİP) Genel Başkanı Turgut Koçak, Emeğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı Haydar Kaya, KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, ÇHD Genel Başkanı Ali Ersin Gür, TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç, İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, eski İHD Genel Başkanı Akın Birdal’ın yanı sıra İsveç Sol Parti, İtalya Yeniden Yapılanma Komünist Partisi, Norveç Komünist İşçi Partisi, Fransa, Çek ve Yunanistan komünist partilerinden temsilciler, İsveç, İrlanda, Rusya, İngiltere, Fransa ve Norveç’in Ankara büyükelçiliklerinden de temsilciler katıldı.
       ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, TSİP Genel Başkanı Turgut Koçak ve SİP Genel Başkanı Aydemir Güler, kongrede birer konuşma yaptılar.
       
KÜRTÇE KONUŞMAYA UYARI
       Bu konuşmaların ardından Alman parlamenter Feleknas Uca da söz aldı. Uca’nın, elinde Türkçe metin olmasına rağmen, Kürtçe olarak konuşmaya başlaması üzerine, Divan Başkanı Ali Ürküt araya girerek, “konuşmanızı lütfen Türkçe yapın” uyarısında bulundu. Divan başkanının bu uyarısı üzerine Uca, konuşmasını, Türkçe olarak, “size duygu ve düşüncelerimi Kürtçe olarak aktarmak isterdim. Kürtlere Kürtçe hitap etmek yasak olduğundan Almanca ile dile getirmek durumundayım” diye sürdürdü.
       Bu arada, hükümet komiseri de divan başkanlığına gelerek Kürtçe konuşmanın Siyasi Partiler Yasası’nın 81’inci maddesine aykırı olduğunu, Almanca konuşulabileceğini, ancak Türkçe çevirisinin yapılması gerektiğini bildirdi.
       
“ANTİDEMOKRATİK YASALAR”
       Uca, daha sonra konuşmasını Almanca olarak yaptı. Avrupa Parlamentosu sol grubundan selamlar getirdiğini ifade eden Uca, kongrenin başarılı geçmesini temenni etti.
       Konuşmanın ardından Divan Başkanı Ali Ürküt, yasalar antidemokratik olsa da şu anda uygulamada olduğunu ve bunlara uyulması gerektiğini belirterek, salonda bulunanları sağduyuya davet etti.
       Genel başkan seçiminin yapılacağı kongrede ayrıca 60 kişilik parti meclisi ve 11 kişilik merkez disiplin kurulu üyelikleri de belirlenecek. Toplam, 840 delege oy kullanacak. Kongreye, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DP Genel Başkanı Korkut Özal, Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz ve bazı Doğu ve Güneydoğu Anadolu milletvekilleri ile İtalya eski Başbakanı Massimo D’alema, kapatılan DEP’in eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan da mesaj gönderdiler.
       HADEP eski genel başkanı Murat Bozlak, kongrede seçimlere tek genel başkan adayı olarak girecek.
       
BOZLAK: HADEP BÖLÜCÜ DEĞİL
       HADEP’in 4. Olağan Büyük Kongresi’nde genel başkanlığa aday olan Murat Bozlak, HADEP’in “ayrılıkçı ve bölücü bir parti olmadığını” belirterek, “HADEP, birliğin ve beraberliğin sembolüdür” dedi. Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’ndaki HADEP kongresinde, Genel Başkanlığa adaylığını açıklayan Murat Bozlak, kürsüye, adları genel başkanlık için geçen Ahmet Türk, Ahmet Turan Demir, Osman Özçelik, Kemal Peköz ve Bahattin Günel ile birlikte çıktı.
       Divan Başkanı, genel başkanlık adaylığı için ismi geçen bu kişilerin “Murat Bozlak’ta karar kıldıklarını” anons etti.
       
BELEDİYEYE ELEŞTİRİ
       Daha sonra bir konuşma yapan Murat Bozlak, iki şeye üzüldüğünü belirterek, bunlardan ilkinin binlerce insanın salonun dışında beklemesi olduğunu söyledi. Bozlak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kendileri için daha büyük bir salon vermediğini iddia etti. Bozlak, diğer üzücü olayın ise Alman parlamenter Feleknas Uca’ya yönelik tutum olduğunu kaydetti.
       Murat Bozlak, kendilerinin Halkın Emek Partisi’nden (HEP) bu yana ateş üzerinde yürüyerek, her türlü zorluğu yenerek, Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak’ı cezaevinde bırakarak, bugünlere geldiklerini ifade etti. den Bozlak, “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı salonu tutmamızı istemiyorsa, gelin o başkanı, o anlayışı değiştirelim. Diyarbakır’ı aldık. Anlayışı değiştirdik. İlk seçimde Ankara Büyükşehir’i alalım. El ele verelim. İktidarı değiştirelim. Anayasayı, yasayı değiştirelim. Yasakları kaldıralım” diye konuştu.
       Türkiye’nin iki şeye ihtiyacı bulunduğunu kaydeden Bozlak, bunların, “tanımına uygun demokratik bir siyasal ve idari bir sistem” ve “toplumsal barış ve uzlaşma” olduğunu bildirdi.
       
KENDİ YURTTAŞLARINDAN KORKMAK
        Murat Bozlak, Türkiye’de toplumsal düzeyde bir barış imkanının yakalandığını kaydederek, “Türkiye’nin yeni yüzyılın demokrasi anlayışıyla bütünleşebilmesinin önünde engel olarak duran çağdışı, statükocu zihniyetler artık tarihe gömülmelidir. HADEP olarak bu değişimin öncüsü ve mimarı olacağız” dedi. “Artık, demokrasiyi ve iç barışı boğan korkulara ve güvensizliklere gerek yok” diyen Bozlak, sözlerini şöyle sürdürdü:
       “Kendi yurttaşlarından korkan bir yönetim anlayışına son vermeliyiz. Birbirimize güvenerek ve birbirimize şans tanıyarak, en önemlisi de birbirimize yüreklerimizden tutunarak ülkemizi esenliğe kavuşturabiliriz. Buradan herkese çağrıda bulunuyorum: Geliniz, birbirimizden korkmayalım. Farklılıklarımız güzelliklerimizdir. Gelin, el ele verip ülkemizi, farklı renkleri ve çiçekleri olan tam bir demokrasi bahçesine çevirelim. Tüm yurtseverlere ve demokrat çevrelere sesleniyorum. Geliniz, ufak ayrılıklarımızı ve kaygılarımızı bir tarafa bırakalım. HADEP çatısı altında buluşup gücümüzü birleştirelim.”
       
GENEL AF VE İDAM CEZASI
       Bozlak, HADEP’in “asla ayrılıkçı ve bölücü bir parti olmadığını”, “birliğin ve beraberliğin sembolü olduğunu” kaydetti. Türkiye’nin büyük bir toplumsal barışa ihtiyacı bulunduğunu ifade eden Bozlak, bunun için genel affı çok gerekli gördüklerini söyledi.
       Bozlak, özellikle, siyasi tutuklu ve hükümlüleri kapsayan ayrımsız bir genel affın toplumda çok büyük rahatlamalar sağlayacağını savundu. Bozlak, idam cezasının da derhal kaldırılması gerektiğini söyledi. Bozlak, partisinin, ülkenin birliği ve esenliği adına, demokratik uzlaşmayı çok gerekli gördüğünü, diyalogdan yana olduklarını ve diyalog konusunda bir önyargılarının bulunmadığını ifade etti.
       
ANADİLDE KONUŞMA
       Kongrede, KESK Genel Başkanı Siyami Erdem ve İsveç Sol Parti’den Annicka Cullberg de birer konuşma yaptılar. Cullberg, Türkiye’de “antidemokratik uygulamalara karşı verilen mücadeleyi” desteklediklerini söyledi. Cullberg, “AB’ye aday bir ülkede anadilde konuşmaya engel olunmamalıydı. Bunun nasıl suç sayıldığını anlayamıyorum” dedi.
       Cullberg, idam cezasının kaldırılması gerektiğini de ifade etti. Kongrede, yönetim organlarına adaylık için tanınan süre sona erdi. Murat Bozlak seçimlere tek genel başkan adayı olarak girecek.
       
 
       
    TOP5 Ergenekon’da 16 kişi daha gözaltında  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları