Peres ile İsrail-Filistin ihtilafındaki durumu ve bu çerçevede önümüzdeki günlerde ABDnin Annapolis kentinde düzenlenecek uluslararası toplantıya ilişkin gelişmeleri de ele aldıklarını aktaran Gül, şunları söyledi:
Annapolis Toplantısının, somut sonuçlar içermesini ve kapsamlı müzakerelere giden yolu açmasını beklediğimizi ilettim. Diğer yandan iki devletli çözüm temelinde tesis edilecek barışa giden yolda güven bunalımına ve yeni sorunlara yol açabilecek tek taraflı tasarruflardan kaçınılmasının önemini vurguladım. Türkiyenin öncülüğünde İsrail ve Filistinli iş adamlarının katılımıyla 2005 yılında Dışişleri Bakanı olarak bölgeye yaptığım bir ziyaret sırasında başlattığımız Ankara Forumu ve onların yürüttüğü Barış İçin Sanayi Bölgeleri projelerini de görüştük.
GÜL: SURİYE ANNAPOLİSE GELMELİ
Cumhurbaşkanı Gül, başta Suriye ve diğer önemli Arap ülkelerinin katılmaması durumunda Annapoliste yapılacak toplantının somut sonuçlar verebileceğini düşünüp düşünmediklerinin sorulması üzerine, söz konusu toplantıya kimlerin katılacağının henüz kesinlik kazanmadığını söyledi. Gül, Bu meselede ben tarafım diyen Suriyenin olaya katılımının önemli olduğunu vurguladı.
BARIŞÇI NÜKLEER ARAŞTIRMA HAK
Cumhurbaşkanı Gül, İranın nükleer güce sahip olmasından endişe duyuyor musunuz? sorusuna, Biz bölgemizdeki bütün nükleer kitle imha silahlarına karşıyız. Komşumuzda da böyle bir şeyin olmasını arzu etmeyiz. Biz herkesin barışçı amaçlarla nükleer araştırma yapma hakkı olduğuna inanıyoruz. Ama kitlesel imha silahlarına dönüşmesine de karşıyız. Bu konudaki fikirlerimizi açık açık herkesle konuşmuşuzdur. İran ile temaslarımızda da bu görüşlerimizi açık açık konuşuyoruz yanıtını verdi.
Suriyenin nükleer çalışmalarıyla ilgili bir sorusu üzerine de, Cumhurbaşkanı Gül, Suriye ve İranın Türkiyenin komşuları olduğunu ve bütün komşularla iyi ilişkilere büyük önem verildiğini vurgulayarak, nükleer çalışmaların ancak barışçı amaçlarla yapılabileceğini ama kitle imha silahı şekline çevrilmesine karşı olduğunu tekrarladı. Gül, Bölgemizde kitle imha silahı görmek istemiyoruz diye konuştu.
PERES: ILIMLI ÜLKELER GELMELİ
Türkiyenin Orta Doğu için barış çabalarını takdirle karşılıyoruz diyen Peres de, Annapolis zirvesinin, Suriye gibi kilit önemdeki ülkeler katılmadan başarılı olabileceğini düşünüyor musunuz? sorusuna, bu toplantıyla ilgili olarak somut ve soyutun ne olduğunu iyi değerlendirmek gerektiği ve toplantının yapılıyor olmasının somut bir adım olduğu yanıtını verdi. Peres, Gerçekçi olmayan hedeflerle Annapolise gidemeyiz. Barış isteyen ılımlı ülkelere toplantının kapıları açık diye konuştu.
HAYIR DİYEN SURİYE OLDU, BİZ DEĞİL
Peres, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esadın Türkiye ziyareti sırasında Türkiyenin İsrail ile Suriye arasındaki müzakerelere katkısı konusunda görüşme olup olmadığının sorulması üzerine, daha evvel Suriye ile çeşitli ortamlarda barış anlaşmaları için görüşmelerde bulunduklarına, buna ABDnin de dahil olduğuna, eski ABD Başkanı Bill Clintonun da Cenevrede Esad ile görüştüğüne dikkati çekti. Sonucunda hep Hayır diyen Suriye Devlet Başkanı oldu. Görüşmeleri biz bırakmadık, Suriye görüşme masasından kalkmış oldu diyen Peres, koşulsuz bir barış görüşmesine kesinlikle her zaman için olumlu baktıklarını kaydetti. Peres, Görüşmenin sonunda verilmesi gereken cevabın başta verilerek olumsuz halde kalmaması gerektiğini düşünüyoruz diye konuştu.
GÜLLE ANLAŞAMADIĞIMIZ KONU
İranın nükleer programıyla ilgili bir soru üzerine de Peres, Ben dünyada İranı tehdit eden bir ülke olduğunu zannetmiyorum. İsrail, tabii ki İranın düşmanı değildir, ne İslamın, ne de İranın düşmanıdır ve bunları kesinlikle tehdit etmez dedi.
İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinejadın çeşitli defalar Tahrandan tehditte bulunduğunu ve hem İsraili, hem ABDyi tehdit ettiğini söyleyen Peres, Enerji alanında yaptıklarını söyledikleri araştırma için de, bize pek inandırıcı gelmiyor. Çünkü enerji ihtiyaçları yoktur. Hem petrol, hem doğal gaza sahiptirler ve bu arada uzun menzilli silahlar da geliştiriyorlar. Bu uzun menzilli silahları nükleer amaçla kullanmayacaklarsa, niçin geliştirdikleri de sebepsiz kalmaktadır dedi.
İranın teröre destek vermeyi sürdürdüğünü kaydeden Peres, Biliyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı (Gül), bu konuda benden farklı düşünüyor, ama bölge ülkelerindeki terörün bir kısmını İranın desteklediğini görüyoruz ve İranın nükleer araştırma geliştirmesinin hem biz, hem de bölgedeki bazı ülkeler karşısında durmaktadır dedi.
TÜRKİYE KARTALA BENZİYOR
Türkiyenin Annapolis toplantısına yapabileceği katkılara ilişkin bir soru üzerine de Peres, Türkiyenin sürece zaten önemli boyutlar kattığını, özellikle ekonomik alanda katkılarda bulunduğunu ifade etti. İslam dünyası açısından bakıldığında Türkiyenin ekonomik başarısı ve demokratik özgürlükler anlamındaki gelişimiyle de önemli bir örnek olduğunu belirten Peres, Türkiyedeki büyümenin takdir edilecek boyutta olduğunu, bunun yanı sıra iç politikadaki gelişmelerin de önemli olduğunu söyledi. Peres, Türkiyeyi bir kartala benzeterek, bir kanadının sürekli ileri gitmek için, diğerininse sürekli siyaseti dengelemek için çabaladığını ve bunun önemli olduğunu ifade etti.
1915 olaylarına ilişkin bir soru üzerine de Peres, Türkiyenin konuyu tarihçilerin araştırması yönündeki önerisini hatırlatarak, İsrail olarak böyle bir adımın her zaman yanında olduklarını ve destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Peres, bir başka soru üzerine, tek taraflı adımlar atan tek örgütün Hamas olduğunu söyledi; başka kimsenin tek taraflı adım attığını görmediklerini belirterek, Hamasın barış yanlısı olmayan, radikal adımlar attığını belirtti.

İrandan Perese sert tepki


Peres: Parlamenter açıdan barış bile sayılır
