|
|
Bekir Coşkundan cevap: Gidecek yerim yok!
Hürriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun, kendisine Vatandaşlıktan çık, git diyen Başbakana bu sözle cevap verdi.
NTV-MSNBC
Güncelleme: 23:05 TSİ 22 Ağustos 2007 Çarşamba
İSTANBUL - O benim cumhurbaşkanım olmayacak dediği için Başbakandan şaşırtan bir tepki alan gazeteci Bekir Coşkun, bu tepkiye cevabını tatilini geçirdiği Cunda Adasından verdi. NTVMSNBCye konuşan Bekir Coşkun, Elinizi vicdanınıza koyun, bir başbakana bu söz yakışıyor mu dedi. Bekir Coşkun, Başbakanın yazısıyla ilgili adap dışı ifadesine de üzüldüğünü belirtti; Ben bu ülkede bir tek dal kesildiği için kıyametler kopardım, kuruyan göller için oturup ağladığım günler oldu benim dedi. Coşkunun yarınki yazısının başlığı da şöyle: Gidecek yerim yok!

Başbakandan şaşırtan çıkış

BAŞBAKANIN SÖYLEYECEĞİ SÖZ MÜDÜR BU! Başbakanın, O benim cumhurbaşkanım olmayacak... yazınızı kastederek, Öyleyse vatandaşlıktan çık, git sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Başbakan aslında bir günahını örtmeye çalışıyor. Çünkü onun Türkiyede herkesin Cumhurbaşkanım diyebileceği kişiyi seçme şansı vardı. Başbakan bu fırsatı kaçırdı. Kaçırınca toplumu nasıl bir kaosa sürüklediğinin farkında, istemeyenlere gidin diyor. Ve Çek git gibi bir başbakana hiç bir zaman yakışmayan, Tayyip Erdoğana yakışan ama bir başbakana yakışmayan bir laftır bu. Ben çok üzüldüm. Çok canım sıkıldı. Tabii ki okuyucuların da canı sıkıldı. Biz çünkü kötü bir şey yapmadık. Bu ülkede eğer kötü bir şey yapılıyorsa buna tepki duymak bir gazetecinin en doğal hakkıdır. Ama kendi üslubuna göre öyle, böyle bir şekilde bunu ifade eder. Suç varsa mahkemelere gidilir, yargılanır. Ha eğer başbakan buna cevap verecekse -elimizi vicdanımıza koyarak söyleyelim- bir başbakanın vereceği cevap mıdır bu!..
BU ÜLKEDE BİR DAL İÇİN KIYAMET KOPARDIM Bu hiç yakışmadı bir başbakana. Benim yazımı adap dışı buldu, çek git! diyor. Benim gidecek bir yerim yok. Ben bu ülkeyi çok seviyorum. Kaldı ki ben bu ülkede bir ağaç, bir dal kesip de ev, gecekondu falan da yapmadım. Bir tek dal kesildiği için kıyametler kopardım. Bir orman yandığı için kıyametler kopardım, kuruyan göller için oturup ağladığım günler oldu benim.
TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLUYOR Başbakanın üslubu sizde nasıl bir çağrışım yaptı? Daha çok İranda mollaların gelişinden önceki havaya benziyor. Aydınlara çek git denmiş ve bütün İrandaki aydınlar ülkelerinden uzaklaşmak zorunda kalmıştı. Bu tür bir benzetmeyi yapmaktan dolayı hem tüylerim diken diken oluyor, hem çok canım sıkılıyor. Fakat gazetecinin yazgısıdır, bir şeyi söylemesi gerekiyorsa söylemek zorundadır. Söylemiyorsa o yaptığı şey gazetecilik değildir. Biz bunu yapmak zorundayız.
Daha önce Erdoğan tarafından size karşı açılmış dava var mıydı? Vardı. Birisinden beraat ettim birisinden de mahkum olmuştum galiba.
EMİN GAZETEDEN, BEN TÜRKİYEDEN KOVULDUM Emin Çölaşanın işine kısa bir süre önce gazetenizde son verildi. Gazetenizden size gelen bir uyarı oldu mu? Enteresan bir şey var. Eminle biz aslında birbirimize şakayla karışık takılırdık. O Hürriyetten kovuldu ben Türkiyeden kovuldum. Eminin önüne geçmiş oldum. Şu anda ben öndeyim.
YARIM DEPO MAZOTLA MİDİLLİYE GİDİLİR Mİ? Nereye gideceğimi de bilmiyorum. Ayvalıkta Cundadayım. Midilliye yakın. Yarım depo mazotla gidilir mi? diye sordum. Ağabey, gidilir ama dönülmez dediler. Ben de onu istiyorum zaten.
Yarınki yazınızda bu konuya değinecek misiniz? Ben kendi yazılarımı beğenmem. Kimseye benim yazılarımı okuyun demem ama ömrümde ilk defa okurlardan istiyorum, lütfen yarınki yazımı okuyun. O yazı benim yazım değil aslında. Bizim ülkemizin daha mutlu, daha güzel, daha huzurlu çocukların daha iyi günlere ulaşması için çırpınan bir ülke olmasını isteyen herkesin aslında sesi gibi olacak o yazı. Ben bu yazıyı kendi adıma yazmayacağım. Okurlarım adına yazacağım.
Yarınki yazınızın başlığını koydunuz mu? Hayır. Yazımın başlığını henüz koymadım.
YAZMADAN ÖNCE GİDECEK YER BULMAK LAZIM Meslektaşlarınıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı? Aman dikkat etsinler. Gidecek yer garantilemeden -artık Yunanistan, Bulgaristan, Belçika mı olur- aman ha aman yazı yazmasınlar. Çünkü yazı yazmadan önce gidecek yer bulmak lazım. Ben o hatayı yaptım. Şimdi nereye gitsem diye düşünüyorum.
Gidecek yerim mi var? şarkısını hatırlattı söyledikleriniz. Yarınki yazımın başlığını işte şimdi birlikte çıkarttık. Yarınki yazımın başlığı şu olacak: Gidecek yerim yok!
| |
|