|
|
|||||
![]() |
| MP3, (Moving Picture Experts Group 1. Audio Layer3) CD kalitesindeki şarkıları sıkıştırarak, dijital hale getiren bir teknoloji. Napster bu MP3 dosyalarının değiş tokuşuna izin veriyor. Napster yazılımının çalışma mantığı şöyle: A öğrencisi Napster sistemine girerek, istediği bir şarkıyı arıyor. Örneğin 5 kişide şarkının olduğunu görüyor. İçlerinden birini, B kopyası diyelim, kendi bilgisayarına indirmek istiyor. Napster B kullanıcısına bir mesaj yolluyor ve B kullanıcısı da dosyayı ağ üzerinden A kullanıcısına yolluyor. Sorun, müzik endüstrisinin bu paylaşımı CD satışı olarak görmesi ve bu yüzden milyonlarca dolar zarara uğradığını iddia etmesi. Bu yüzden beş büyük plak şirketi, temmuz ayında Napsterı mahkemeye verdi. California Federal Mahkemesi, Napsterın telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle kapatılmasına karar verdi, ancak temyiz mahkemesi davayı bizzat incelemek amacıyla kapatma kararını durdurdu. Mahkeme her an kararını açıklayabilir. Bu davada iki ilginç nokta var. Birincisi, ABDde uzun zamandır, telifli eserlerin ticari olmayan amaçlarla kopyalanması yasal. İfade özgürlüğüne dayanan bu yasa VCR ve diğer kopyalama araçları göz önünde bulundurularak geliştirilmişti. Napster, aynı yasanın MP3 için de geçerli olduğunu belirtiyor. Bunun yanı sıra, İSSlerin müşterilerinin sunduğu içerikten dolayı sorumlu tutulamayacağını belirleyen yasanın (Digital Millennium Copyright Act) Napster için de geçerli olduğunu savunuyor. Ancak sorun, MP3 transferinin Napster aracılığıyla değil de, ağ üzerinde A ile B arasında gerçekleşmesi. Buna peer to peer (birebir - P2P) ağ adı veriliyor. Bu yüzden DMC yasasının Napstera bir faydası olmadı. Saygın akademisyenler, mevcut yasa çerçevesinde Napsterın sorumlu olamayacağını söylüyor. Amerikan Senatosu, halen ISSlerin sorumluluğuna yönelik yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyor, ancak P2P işlerini daha da zorlaştıracağa benziyor. Gnutella gibi, Napstera rakip olan bazı sunucular da var, ancak bunların Napsterdan farkı, merkezi sunucuları bulunmaması. P2P teknolojisini bir adım daha ileri götüren bu yöntem sayesinde, birebir ağ, yakın bir zamanda tüm interneti değiştirebilir. Kopyalamayı önleyecek yeterli teknolojinin geliştirilmediğini savunan müzik endüstrisi online müzik satışına sıcak bakmıyordu. Ancak kısa süre sonra görüldü ki, plak şirketlerinin online müzik konusundaki asıl derdi, paraydı. Endüstrinin önde gelenleri, şarkı indirmek için ödenen ücretin düşük olması durumunda, CDleri kim alır? endişesini taşıyor. Öte yandan bazı müzisyenler, Napster gibi sunucuların müzik endüstrisinin tekelini kırmak ve dinleyiciyle doğrudan buluşmak için iyi bir şans olduğunu düşünüyor. Aslında Bertelsmannın taraf değiştirmesi sürpriz değil. Müzik şirketleri, haklarını koruyacakları konusunda önemli bir uyarıda bulunarak, yapmak istediğini yaptı. Şimdi Napster kullanıcılarının hiç de sıcak bakmadığı davadan vazgeçebilirler. 38 milyon kullanıcıya doğrudan erişim, es geçilemeyecek kadar cazip. Başka bir deyişle, Yenemiyorsan, onlara katıl. * Victoria McEvedy, internet ve telif hakları hukuku konusunda uzman Avustralyalı avukat | ||||
Türk Telekomdan ücretsiz masal ve müzik servisi |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||