Bitmeyen heyecan: G.Saray-F.Bahçe
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Spor » Geçmiş zaman olur ki...
Bitmeyen heyecan: G.Saray-F.Bahçe
Her G.Saray-F.Bahçe maçı, eski lezzetleri de beraberinde getiriyor...

Cem ERTUĞRUL
NTV-MSNBC
Güncelleme: 10:37 15 Aralık 2005 Perşembe

İSTANBUL - Ne mücadeleler, nefis goller, üzüntüler, sevinçler geçmiş o 17 Ocak 1909’daki rekabetin ilk maçından bu yana. Biz de geçmişe dönelim, o eski heyecanlardan birini sizlere bir kez daha yaşatalım dedik.




23 Şubat 1934 günü Taksim Stadı’nda, Kadri Beyin yönetiminde Fenerbahçe ve Galatasaray takımları İstanbul Ligi için sahaya çıkmışlardı.

Galatasaray’ın Avni- Tevfik, Lütfü- Kadri, Nihat, İbrahim- Necdet, Muslih, Rasih, Fazıl, Danyal dizilişindeki onbiri, Sarı-Lacivertlilerin Hüsamettin- Yaşar, Cevat- Mehmet Reşat, Semih, Esat- Süleyman, Muzaffer, Zeki Rıza, Fikret Arıcan, Lebib kadrosu karşısında çamurlu ve kaygan sahadaki yerini aldığında tribünleri dolduran binlerce seyirci yine zevkli bir Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti izleyebilmeyi umuyorlardı.

Karşılaşma golsüz devam ederken, 60. dakikada Kadri Dağ’ın Mehmet Reşat Nayır’a attığı bir tekme ve olası bir kavgayı ayırmak için olay yerine koşan Fikret Arıcan’ın Galatasaraylı Tevfik tarafından kucaklanıp saha kenarına atılması bir anda sahanın karışmasına neden oldu.

İki takımın oyuncuları arasında başlayan kavgaya tribündeki seyirciler de katılınca ortalık bir anda savaş alanına dönmüştü.

Bu arada Fenerbahçe kalecisi Hüsamettin Böke’nin stat balkonuna sıçrayıp, sarı-kırmızılı takımın antrenörünün üzerine yürümesi olayı daha da alevlendirmişti.

Güvenlik güçleri sahada ve tribünlerdeki arbedeyi güçlükle yatıştırabilmişlerdi. Böylece karşılaşma yarıda kalmış ve hemen sıcağı sıcağına toplanan İstanbul Mıntıkası Futbol Heyeti geç vakitlere kadar olaylı maçı görüşmüş ve sonuçta kavgaya karıştığı sabit görülen tam 17 oyuncu ceza almıştı.

Verilen cezalar 24 Şubat tarihli gazetelerde yayınlanan bildiriyle şöyle belirtilmişti:
“.... Hadisede en ziyade kabahatli görülen Fenerbahçe kalecisi Hüsamettin Bey’e müebbet boykot, Fenerbahçe’den Fikret ve Galatasaray’dan Tevfik beylere altışar ay boykot, hadiseye iştirak ettikleri heyetçe tesbit olunan Fenerli Yaşar, Cevad, Esad, Reşad, Süleyman, Muzaffer ve Lebip beylere Galatasaray’dan Avni, Nihat, Kadri, Lütfü, İbrahim, Necdet ve Fazıl beylere ikişer ay boykot cezası verilmiştir.

Ancak verilen bu cezalar nedeniyle kendisine haksızlık edildiğini düşünen Fenerbahçe’de, 23 Şubat’taki kavgalı Galatasaray maçı, kulübün idari yapısında esaslı değişikliklere varıncaya kadar, bir çok sonuç doğurmuştur.
23 Şubat 1934 günü iki takım arasında çıkan tarihi kavgada güvenlik güçleri oyuncuları ayırmaya çalışırken....

İstanbul Futbol Heyetinin kaleci Hüsamettin’i müebbet, Fikret’i 6, Cevat, Yaşar, Esat, Reşat, Lebip, Muzaffer ve Süleyman’ı da ikişer ay boykotla cezalandırma kararına Fenerbahçe kulübü itirazla karşılamış, bu arada olaya karışmayan bazı futbolcuların ceza almalarını ve kararın kesinleşmeden uygulamaya geçilmesini protesto etmiştir. İstanbul Bölgesi Fenerbahçe’nin bu itirazını haklı buldu. Cezalarda oransızlık olduğunu, bazılarının masum bulunduğunu ve bir kısım cezaları affetme yoluna gidilmesi eğilimini gösterdi. Fakat, Futbol Kurulu “Şahıslar üzerinde durmanın disiplin ve otorite bakımından zararlı olacağı” iddiasıyla, kararın hiç değiştirilmeden uygulanmasında ısrar etti.

Fenerbahçe kulübü, bu durum karşısında, itirazını Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakına da sunmuş ve gerekirse hakkını mahkeme yolu ile aramaktan geri kalmayacağını bildirmiştir. Fenerbahçe’nin bu tarz şiddetli tepkisi, spor çevrelerinde pek tanınmamış teşkilat üyelerini sinirlendirmiştir. Genel Merkez ikinci başkanı olan zamanın ünlü bir milletvekili Fenerbahçe kulübünü sindirmek yolunda, ilk iş olarak, 3 kişilik yönetim kurulundan Hayri Celal (Atamer)’le Cafer (Çağatay)’i boykotla cezalandırdı. Sonra da kulübün “Milli Emlak İdaresi”nden bedeli 10 yılda ödenmek üzere, satın aldığı stadı geri almak yoluna gitti.

İşte; bu çok tehlikeli ve nazik durum karşısında, Fenerbahçe yönetim kurulu, gelişmeleri sporsever Adliye Vekili Saraçoğlu Şükrü Bey’e arzetmek ve kulübün haklarını korumasını rica etmek zorunda kalmıştır. Saracoğlu Şükrü Bey “hadiseden fevkalade üzüldüğünü” kulübe bildirirken, dayanıklı olma tavsiyesinde bulunmuş ve ayrıca da Fenerbahçe’ye hizmet etmekten şeref duyacağını belirtmiştir.

Bu onur verici ilgi karşısında Fenerbahçe kulübü divan kurulu 16 Mart 1934 Cuma günü, Sabri (Toprak) Bey’in başkanlığında olağanüstü bir toplantı yaptı. Oturum açılır açılmaz ilk iş olarak, Adliye Vekili Saracoğlu Şükrü Bey’in kulübe hediye ettiği imzalı fotoğrafı samimi tezahürat arasında salona asıldı. Bunu takiben, bu büyük sporcu vekil ile Sinop milletvekili Zühtü ve İzmir milletvekili Osmanzade Hamdi Beyler oybirliğiyle kurucu üyeliğe kabul edildiler. Kulübün tüzüğünde, yönetim kurulunun genel sekreter, genel kaptan ve muhasebeci olarak, üç kişiden oluştuğunu belirten madde değiştirildi. Kurul yedi kişiye çıkartılıp başkan ve ikinci başkanlık getirildi. Başkanlığa Saraçoğlu, yardımcılığına ve üyeliklerden birine de genel merkezce cezalandırılmış Hayri Celal ve Cafer Çağatay oybirliğiyle seçildiler.

 

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları