- Kulüp içinde başgösteren ikilik, Olimpiyat adlı spor dergisinde yazdığı Galatasaray Kulübü aleyhtarı yazıları öne sürülerek Eşref Şefik (Atabay) Beyin ihracıyla sonuçlanmıştı. Bu olay, Galatasaray içindeki muhalefette bardağı taşıran son damla olmuş ve istifalar art arda gelmeye başlamıştı. En sonunda, uzun yıllar sarı-kırmızılı kulübe başkanlık yapmış olan Yusuf Ziya (Öniş) Beyin de istifası ile gündeme oturmuştu.
 | |
Galatasaray Kulübünden ayrılan 25 üye, Yusuf Ziya Beyin etrafında toplanıp yeni bir kulüp kurmak üzere girişimlere başladılar. İstanbul Valiliğine yapılan başvuruda yeni kulübe verilmek istenen Sarı-Kırmızı ismi reddedilince, bu kez bu renklerden esinlenerek Ateş-Güneş adı kararlaştırıldı ve yeni kulüp bu isimle tescil edildi.
Kısa zaman sonra, Güneş adı altında fırtınalar estirecek kulüp böylece, Galatasarayın bünyesinden koptu ve başkanlığına Atatürkün yakınlarından Cevat Abbas Beyin getirilmesinden sonra yıllarca, başta Galatasaray olmak üzere bütün büyük takımlarımızın belalısı haline geldi.
Güneş takımı ilk olarak katıldığı 1935-36 İstanbul Liginde, 12 takım arasında ligi 5. olarak tamamlamış, gitgide ısındığı 1936-37 sezonunda ise 29 puanla lig ikincisi olarak tamamlamıştı. Artık tüm takımların korkulu rüyası olmaya başlayan Güneş, 1938 yılında ise fırtına gibi esti...
Güneş, 5 Aralık 1937 günü Şeref Stadında Fenerbahçenin karşısına çıktığında, tribünleri dolduran binlerce seyirci, zevkli bir karşılaşma izleyeceklerinden, ama tıpkı geçen sezon olduğu gibi Fenerbahçenin maçı kazanacağından emindiler. Ancak, artık lig şampiyonluğuna göz dikmiş olan Güneş, o gün Fikret ve Bülentin gollerine Melih ve Muratın ikişer golüyle cevap veriyor ve sarı-lacivertlileri 4-2lik bir skorla mağlup etmeyi başarıyordu.
Aynı sezon Güneş takımı, 19 Aralık 1937de Taksim Stadında Galatasarayın karşısına çıktığında tüm sporseverler; Güneşin aynı başarıyı Galatasaraya karşı da gösterip gösteremeyeceğini merak ediyorlardı. O maçta Cihat- Reşat, Faruk- Ömer, Rıza, Yusuf- Rebii, Murat, Melih, Rasih ve Salahaddinden kurulu Güneş takımı, ilk yarısı 2-0 biten maçta Galatasarayı Muratın 2, Melih, Rasih, Rebii ve Salahaddinin birer golüyle tam 6-0lık bir hezimete uğratıyordu.
Güneş, o yıl üç takımın ligi aynı puanda bitirmesi üzerine ilk defa uygulanan averaj kuralıyla Fenerbahçe ve Beşiktaşın üstünde İstanbul Ligini şampiyon olarak tamamlıyordu. Güneş, kendisiyle beraber İstanbulda ilk dört sırayı paylaşan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray; Ankaradan Muhafızgücü ile Harbiye; İzmirden de Alsancak ve Üçok ile beraber katıldığı 1938 Milli Küme maçlarından en zorlusunu oynamak üzere 13 Şubat 1938 günü Taksim Stadında Fenerbahçenin karşısına çıkıyordu. Cihat- Faruk, Reşat-Yusuf, Ziya, Boncuk Ömer- Salahaddin, Niyazi, Melih, Murat ve Rebiiden kurulu Güneş takımı, sahada fırtına gibi esiyor, Melih (2), Salahaddin, Murat ve Niyazinin golleriyle sarı-lacivertlileri 5-2lik bir bozguna uğratmayı başarıyordu.  | |
Artık bu ligde tüm dikkatler Güneş takımının üzerindeydi. 20 Mart 1938de Taksim Stadında Galatasarayın Sacit- Reşat, Adnan- Musa, Eşfak, Suavi- Necdet, Süleyman, Bülent, Haşim ve Mehmetten kurulu kadrosunun karşısına Cihat- Faruk, Reşat- Yusuf, Rıza, Ömer- Salahaddin, Rasih, Melih, Niyazi ve eski ünlü Galatasaraylı Rebii Erkal dizilişiyle çıkan Güneş, Milli Takım Antrenörü Avusturyalı Herlinderin yönetiminde başlayan maçın henüz 8. dakikasında Melihin golüyle öne geçmiş, ardından 24. dakikada Salahaddinin golüyle ilk yarıyı 2-0 önde kapatmıştı. İkinci devrede perdeyi yine Melih aralamış, 64te Rasih, bir dakika sonra yine Salahaddin, 80 ve 87de de Melihin golleriyle Galatasaray, tarihinin en ağır yenilgilerinden biriyle karşılaşmış ve sahayı 7-0 gibi büyük bir farkla yenik terketmişti.
Aynı Güneş, 10 Nisanda Beşiktaşı 80. dakikada Niyazinin attığı golle 1-0 yendikten sonra, 5 Haziran 1938 günü Taksim Stadında bir kez daha Galatasarayın karşısına çıkıyordu. 7-0lık hezimetin intikamını almak isteyen Galatasaray, penaltıdan Necdet ve Mehmetle 2 gol bulmasına rağmen, Rebii, Niyazi (2) ve Salahaddinin gollerine engel olamayarak yine sahadan 4-2lik bir yenilgiyle ayrılıyordu.
Güneş, stat anlaşmazlığı yüzünden Fenerbahçenin çekildiği Milli Küme maçlarında; 13 galibiyet ve bir beraberlik alarak, 40-11lik bir gol averajıyla şampiyonluğa ulaşıyor ve zaferlerine bir yenisini daha ekliyordu. 1938-39 İstanbul Liginde oynadığı 3 maçta Beykozu 3-2, Topkapıyı 2-1 yenip, Fenerbahçe ile de 0-0 berabere kalarak gücünü bir kez daha ispatlayan Güneş, ardından şok bir kararla ligden çekilmiş, futbolun yanı sıra atletizm, kürek ve güreşte de başarıdan başarıya koşmuş şubeleri ile birlikte feshini ilan etmişti.
Böylece Galatasarayda koparak, ortalığı kasıp-kavuran Güneş, yine İstanbulda, bir daha doğmamak üzere batıyordu.
| |