|
|
|||||
| 27 Aralık 2004 NTVnin sorularını yanıtlayan Suriye Başbakanı, Irakta yaşananların bölgedeki bütün ülkeleri tehdit ettiğini belirterek herkesin burada yaşananlarla ilgilenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiyenin AB sürecinin hem Suriye hem de Arap dünyası için çok olumlu bir gelişme olduğunu kaydeden Başbakan Itri, iki ülke arasındaki işbirliğinin de çok daha ileri noktalara taşınmasını istediklerini söyledi. | |||
![]() |
| Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğanın Suriye ziyareti burada çok büyük önemle karşılandı. Hangi açılardan sizin için önem taşıyordu bu gezi ve bu gezi sonrasında beklentileriniz nelerdir? | |||||||||
|
Itri: Suriye ve Türkiye arasındaki siyasal ilişkilerin düzeyine baktığımızda hiçbir sorun yok, her konuda anlaşıyoruz. Dolayısıyla işin yalnız ekonomik değil, halklar arasında da belli bir düzeye getirilmesi önemliydi. Bu gezi bunu kanıtladı; bu anlamda çok önemliydi bizim için. Ülkeler arasında farklı çıkarlar olabilir, bunlar önemsenebilir. Suriye ve Türkiye ilişkilerinde, çıkarların yanı sıra bir de ortak paydalar var; kültür, tarih, din, coğrafya, gelenekler var. Bunlar olduğu zaman var olan ilişkilere de bir güç katıyorsunuz ve bu güçle ilişkileri çok hızla bir yerlere taşıyabiliyorsunuz. İşte Suriye ve Türkiye ilişkilerinde bu yaşanıyor. Bu gezide, üç kelimeyle söylemek gerekirse, çıkarlarla duygular birleşti ve bu iki ülke arasındaki ilişkilere inanılmaz bir ivme kazandırdı.. Suriyeden bakınca nasıl bir Türkiye görüyorsunuz? Beklentileriniz nelerdir komşu ülke Türkiyeden? Itri: Biz şu andaki Türkiyeyi görmek istiyoruz çok net, yani nasıl bir Türkiye derseniz Türkiyeyi bu haliyle görmek istiyoruz. Suriye, Türkiye için Arap alemine açılan bir kapıdır; benzer şekilde de Türkiye Suriyeliler için Avrupa ya da başka coğrafyalara açılma kapısıdır deniyor. Aslında bu yeterli bir tanımlama değil, biz şunu anlıyoruz; bu karşılıklı dayanışma iki halkın kalkınmasına, birlikte yaşamasına ne getirebilir. Biz bunu önemsiyoruz yoksa birbirimiz için bir yerlere açılan kapı olmak, tek başına büyük bir anlam taşımıyor. Biz birlikte kapılarımızı nasıl açacağız ve bunu bölgeye nasıl yansıtacağız bunu görmek lazım. Elbette Türkiye bizden çok önde ve farklı gelişmeler sağlamış bir ülke. Bu nedenle Suriyenin Türkiyeyle yakınlaşması bizim için çok daha önemlidir çünkü sizden öğreneceğimiz kazanacağımız bir çok şey var. Türkiyenin Avrupa Birliği sürecine nasıl bakıyorsunuz? Bu süreç iki ülke arasındaki ilişkileri nasıl etkileyecek sizce? Itri: Biz çok iyimseriz bu konuda ve Türkiyenin bu süreci başarıyla sonuçlandıracağına inanıyoruz, güveniyoruz ve şuna da inanıyoruz ki Türkiyenin Avrupa Birliği süreci yalnız Türkiyenin çıkarına değildir. Bu aynı zamanda Suriyenin de çıkarınadır, Arap aleminin de çıkarınadır. Ben yalnız iyimser değilim, aynı zamanda Türk halkının ve Türk devletinin Avrupa Birliği yolculuğunda onlarla dayanışma içindeyim. Önümüzdeki ay, Suriye ve Avrupa Birliği arasında bir ortaklık anlaşması imzalanacak. Biz şuna da inanıyoruz bizim AB ile ortaklığımız, beraberliğimiz Türkiyenin AB sürecindeki yolculuğuna da katkıda bulunacaktır çünkü sonuçta biz Türkiyenin komşusuyuz ve Suriye ile ilişkisi olan bir Türkiye bence ABde çok daha şanslı olur. Kuzey Irakta bir Kürt Devleti oluşumundan bahsediliyor. Suriye nasıl bakıyor bu gelişmelere? Itri: Orada bir Kürt devleti kurulacak diye söz ediliyor ama kesin bir şey yok. Bu tür gelişmeler ortamı geren, tehlike yaratan şeyler. Sayın Abdullah Gül, bu durumu kırmızı çizginin ihlali olarak tanımlamıştı. Aynı şekilde bir Kürt devletinin kurulması Suriye için de kırmızı çizgilerin ihlali demektir. ABD, Suriyeyi hem Irakın içişlerine müdahale etmekle hem de teröristlerin Iraka girmek için Suriye sınırını kullanmasına izin vermekle suçluyor. Doğru mu bu suçlamalar? Itri: Aslında iki nedeni var bu suçlamaların; birincisi işgalin kendisi. İşgal olmasaydı ister terör deyin ister direniş, olmayacaktı. Bir şey oluyorsa işgale karşı oluyor bunu görmek zorundayız. İkinci neden aslında Amerikalıların Irakta başarısız olmasından kaynaklanıyor. Amerikalılar bu direnişle karşı karşıya kalacaklarını hesaplamıyorlardı, beklemiyorlardı. Şimdi başarısız olduk diyemiyorlar, diyemeyeceklerine göre de bir gerekçe göstermek istiyorlar. Onun için Suriye müdahale ediyor, teröristler dışarıdan geliyorlar, onlar körüklüyor demek zorundalar ki kendi başarısızlıklarını, en önemlisi işgali uluslararası kamuoyunda ve insanların gözünde haklı çıkarsınlar. Suriye, Irakın içişlerine ne kadar müdahil peki? Itri: Bu tamamıyla bir propaganda, bir yalanın devamı. Biz geçici hükümet kurulmadan önce Iraktaki bütün taraflarla konuştuk, hepsi buraya geldi. Biz Iraka müdahale eden değil en çok yardım eden ülkeyiz. Gaz verdik, yemek, elektrik verdik, her türlü sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. Aslında Amerikalılar çözmüyor biz içerdeki sorunların çözümüne katkıda bulunuyoruz..Tamam biz suçlanıyoruz peki Türkiye, İran niye ilgileniyor Irakla? Çünkü Irakta olup bitenler herkes için eşit düzeyde tehlikeli. Irakın parçalanması, Irakta iç savaşın çıkması, Irakta işgalin devam etmesi, oradaki direnişin ya da onların deyimiyle terörün devam etmesi hepimiz için eşit düzeyde tehlikeli olacağına göre elbette hepimiz ilgilenmeliyiz burada olup bitenle ama ilgilenmek müdahale anlamında anlaşılmamalıdır çünkü biz asla müdahele etmiyoruz. ABD ile ilişkilerinizde Türkiyenin arabuluculuğuna ihtiyacınız ya da böyle bir talebiniz var mı? Itri: Amerikalılarla zaten diyalog içindeyiz; bu diyalog kopmuş değil üstelik olumlu geliştiğini söyleyebilirim ayrıca iyimserim de Amerikalılarla bu diyalogun bizi bir yerlere götüreceğine inanıyorum. Arap dünyasına dönecek olursak, Türkiye burada nasıl bir rol oyanayabilir sizce? Arap dünyası nerede görmek istiyor Türkiyeyi? Itri: Türkiye büyük bir ülke, büyük bir güç. Arap ulusunun, Arap halklarının sorunlarına sahip çıkması çok çok önemli; bunu da yapıyor. Ekmeleddin İslamoğlunun İslam Konferansı Örgütü genel sekreterliğine seçilmesi bence Arap aleminin, İslam aleminin Türkiyeye nasıl baktığının somut bir kanıtıdır diye düşünüyorum. Sayın İslamoğlunun bu görevi devralmasıyla beraber bence Türkiyenin bölgedeki rolünün daha fazla anlam kazanacağını ve daha aktif bir süreç içinde bunu görebileceğimizi söyleyebilirim. Iraka komşu ülkeler diye konuşuyoruz ya, Irak zaten Türkiyeyi bir taraf haline getirdi. Bu nedenle Türkiyede olup biten her şey olumlu yada olumsuz mutlaka bizi etkiliyor ve etkilemeye devam edecektir. Jeopolitik dediğimiz değer budur. Türkiyenin jeopolitiğinden söz ederken, Arap alemine yakınlığı, birlikte olması veya ortak tehlikelerle karşı karşıya kalması, ortak politikalar üretmesi Türkiyenin jeopolitiğini kat kat güçlendirecektir. İsrail meselesine gelecek olursak, daha önce Cumhurbaşkanı Beşar Esad, masaya oturmaya hazır olduğunu söyelemesine rağmen İsrail bu teklifi geri çevirdi. İsrail ile ilişkilerinizi nasıl bir gelecek bekliyor? Itri: Şaron işbaşında olduğu sürece İsraille hiç bir şekilde bir barış anlaşması olacağına inanmıyoruz. Barıştan söz ediyorsak aslında İsrailin yapması gereken çok basit bir şey var, bu da işgal ettiği bütün topraklardan çekilmek ve barışın gereklerini yerine getiremek. O zaman zaten konuşulacak bir şey kalmaz. İsrail ile ilişkilerinizde Türkiye yardımcı olabilir mi? Itri: Türkiye ile bu konuda aynı görüşleri paylaşıyoruz dolayısıyla Türkiye gibi bir ülkenin herhangi bir katkısı elbette çok önemli. Türkiyenin elinden gelen her şeyi yapacağına inanıyorum. Bir de Lübnan meselesi var. Son dönemlerde Suriyenin Lübnandaki varlığına ilişkin bir muhalefet oluşuyor hem ülke içinde hem de uluslararası platformda. Suriyenin Lübnana ilişkin planları nelerdir? Itri: Dikkat ederseniz bizi suçlamak için sürekli bir şey yaratıyorlar. Başta terörü destekliyorsunuz, Filistinlileri destekliyorsunuz, Iraka müdahele ediyorsunuz, uluslararası hukuka saygı göstermiyorsunuz gibi bir sürü suçlamalarla sürekli gündeme bir şey getiriyorlar. Bunların hiçbiri işe yaramayınca bu sefer Lübnanı getirdiler gündeme. Arap zirveleri, bizim Lübnanla ilişkimizi ya da diğer ülkelerin ilişkilerini belirlemiş durumdadır; dolayısıyla bizim Lübnan ile ilişkilerimize ne hakla Amerikalılar ya da başkaları müdahale ediyor? Biz başkalarına müdahale ediyor muyuz? Lübnanda bağımsız seçimlerle işbaşına gelen bir hükümet var, o hükümetle bizim aramızda anlaşmalar var ve o anlaşmalar çerçevesinde iki egemen ülke arasında ne gerekirse onu yapıyoruz, bunun hesabını da kimseye vermeyiz. Türkiye ve Suriye ilişkilerine dönecek olursak, iki ülke arasındaki ilişkilerde su meselesi hep gündemde oldu. Son olarak da Başbakan Erdoğanın ziyaretinde konuşuldu. Son durum nedir, hangi ortak projelere imza atmayı hedefliyor iki ülke? Itri: Birbirimize güvenmek ve varolan dostluklarımzın değerini anlamak. İşte bunun farkında olduğunuz an her şey bitiyor, bütün sorunlar kendiliğinden çözülüyor. İşte bu espri ve mantıkla, su meselesini aştığımızı da belirtmek isterim. Bu şekilde Sayın Erdoğanın ziyareti sırasında Asi nehrinde ortak bir barajın yapılması, Dicleden Suriyeye akan suyun burada tarımda kullanılması, iki ülke arasında sınır boyunca mayınların temizlenmesi, mayından temizlenecek bölümün organik tarıma açılması ve bu organik tarımdan sağlanan ürünlerin bölge kalkınmasında hizmete sunulması, GAPtaki bütün ürünlerin, bütün sonuçların değerlerin ortak kullanılması bütün bunlar konuşuldu. Fırat nehriyle ilgili olarak bu konunun 1987-1993 antlaşmaları çerçevesinde yeniden görüşülmesi ve karşılıklı olarak bu konuda anlaşmaya varılması konuları da görüşüldü ve bütün bu başlıklarda mutabakata varıldı. | ||||||||
İsrail hücum botu Gazze kıyısını vurdu |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||