|
|
|||||
![]() |
| Davacı Mumcunun avukatları Tayfun Bülbül ve Murat Mecit tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, gazeteci Uğur Dündarın, 9 Nisan 2000 tarihli Hürriyet gazetesinde Cumhurbaşkanı Köşkünde vurgun iddiası başlığıyla, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirelin kayınbiraderi Ali Çetin Şener hakkında birtakım iddialarda bulunduğu köşe yazısının yayınlandığı ifade edildi. Bu haber üzerine, davalı Umur Talunun Dipsiz kuyu adlı köşesinde, Şener aleyhinde bir yazı yazdığı kaydedilen dilekçede, Talunun yazısı üzerine de Ali Çetin Şenerin Taluya, Arkana dön ve bak kendini daha iyi göreceksin ibarelerinin yer aldığı cevap ve düzeltme mektubu gönderdiği bildirildi. Dilekçede, Talunun bu mektubu aldıktan sonra 14 Nisan 2000 tarihinde köşesinde aynen yayınladığı ve Şenere ...Döndüm baktım, mesela İpekçiyi, Emeçi, Mumcuyu gördüm... cevabını verdiği belirtildi. HER MUMCUNUN KİRALANAMAYACAĞINI BELLESE! Bunun üzerine, Şenerin, 15 Nisan 2000de Sabah Gazetesine bir açıklama yaptığı ifade edilen dilekçede, şöyle denildi: ...Şener-Talu polemiği başlığıyla yayınlanan haberde Ali Şener, Taluya cevaben ... Arkasına dönüp bakmış Mumcuyu görmüş, Mumcunun ağabeyi benim avukatım. Çakal sen kimsin de bana (sen kimsin) diye soruyorsun... ifadesini kullanmıştır. Umur Talu bu haberin yayınlanmasından bir gün sonra Milliyet gazetesindeki köşesinde En tepenin yanında muhteşem seviye! başlıklı yazısında Ali Çetin Şener hakkındaki iddialarına devam etmiş, yazısını Bir de her Mumcunun kiralanamayacağını bellese! cümlesiyle bitirmiştir. Davacı Ceyhan Mumcunun Ortak Hukuk Bürosundaki diğer avukatlarla birlikte Şenerin avukatlığını yaptığının doğru olduğu belirtilen dilekçede, Avukatlık Kanununun 1. maddesinde, avukatlığın kamu hizmeti olduğunun belirtildiği bildirildi. Dilekçede, Ali Çetin Şenere karşı kamu görevini yerine getirmekte olan Mumcunun, sadece Şenerin avukatlığını yaptığı için kiralanmakla suçlanmasının eleştiri sınırlarının ötesinde olduğu kadar basın ve etik kurallarına da aykırı olduğu kaydedildi. Bir kimsenin gazeteciye sadece yazılarını beğenmediği için kiralık kalem demesinin kabul edilemeyeceği açıktır. Bunun gibi avukata da sırf müvekkilini sevmediği için kiralık denmesi, üstelik bunun yüksek tirajlı bir gazete aracılığıyla yapılması hakkı ve çirkinliği hiç kimseye tanınmamıştır denilen dilekçenin sonunda ise davalılardan yasal faizi ile birlikte 10 milyar lira manevi tazminat istendi. | ||||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||