|
Türk kamuoyu Bronfmanları pek tanımıyor. Aslında onlar 2000 yılına kadar, 10 milyar dolardan fazla servetleri, Absolut Vodka, Chivas Regal ve Martell Cognac gibi dünyaca ünlü içki markalarının sahipleri olarak dünya hanedanlar listesinde ön sıralarda yer alıyorlardı.
İÇKİ BARONLUĞUNDAN MEDYA BARONLUĞUNA
İlk iki kuşak Bronfman ailesinin hikayesi tipik Amerikan rüyasıdır diyebilirim. Ailenin kurucusu efsane iş adamı Samuel Bronfman 1916 yılında Rusyadan Kanadaya göç eder. 1928 yılında satın aldığı Seagram şirketini 1930lu yıllarda Amerikadaki içki yasağından faydalanıp büyütür ve bölgenin önemli üreticilerinden biri haline getirir.
Samuel Bronfmanın 1971 yılındaki ölümünden sonra yönetime gelen oğulları Edgar Sr. ve Charles Bronfman babalarından aldıkları iş disiplini ve mütevazilikle Seagramı dünyanın en büyük içki şirketlerinden birisi haline getirirler. Ailenin Du Pont şirketindeki yüzde 24 hissesi de Du Pontun bir kimya devi haline gelmesi ile servetlerine servet katar.
Büyük, küçük bütün aile şirketlerinin yönetiminde önemli dönemlerden birisi kuşaklar arası yönetim geçişidir. Bronfmanlar için de bu dönem 1990ların başında gerçekleşir ve 60 yaşındaki Edgar Sr., Seagramın yönetimini ailenin üçüncü kuşak temsilcisi ortanca oğlu Edgar Bronfman Jr.a devretmeye karar verir.
|
|
|
| |
Edgar Bronfman Jr. 1994 yılında henüz 38 yaşındayken Bronfman imparatorluğunun başına geçer. O tarihlerde yayınlanan gazetelerde hafif siklet olarak tanımlansa da Edgarın büyük hayalleri vardır. Büyüme hızı yavaşlamış, 65 yıldır aynı şekilde yönetilmiş sıkıcı içki şirketini daha da büyütmek için yeni alanlara yatırım yapılması gerektiğini düşünmektedir.
Yatırım alanı da belirlemiştir. Seagram medya sektörüne yatırım yapacak ve geçmiş başarılarına yakışır bir şekilde dünyanın medya devleri arasında yerini alacaktır.
Herkesin şaşkın bakışları arasında Seagram ilk büyük yatırımını yapar ve 1995 yılında Universal Studios şirketini 5.7 milyar dolara Japon Matsushita şirketinden alır.
Burada ufak bir parantez açayım, o tarihlerde Universal Studios Panasonic ve JVC markalarının sahibi Matsushita tarafından kontrol ediliyordu. Sonynin 1980lerin başında Columbia Picturesı alması üzerine, onlar da Universal Studiosu almış ancak evdeki hesap çarşıya uymayınca bir kaç milyar dolar zarardan sonra şirketi satışa çıkarmışlardı. (1980lerde yaşanan Japonların Hollywoodu ele geçirme maceraları başlı başına bir yazı dizisi olabilir.)
İkinci büyük yatırım 1998 yılında gelir ve Seagram dünyanın o tarihteki en büyük müzik şirketi Polygramı 10.4 milyar dolara satın alır. Şirket alımları için gerekli olan para amca Charles Bronfmanın itirazlarına rağmen ailenin Du Pontdaki yüzde 24 hissesinin alelacele satışından sağlanır.
Başta amca Charles Bronfman olmak üzere ailenin diğer fertleri ve medya sektörünün duayenleri doğru dürüst hiçbir yönetim tecrübesi olmayan bu genç adamın bilmediği sektörlere hızlı girişine pek anlam verememişlerdir. Eğlence ve müzik sektörlerinde yöneticilik yapmak çok yönlü tecrübe ve yetenek gerektirmektedir. Sadece bu sektörlerde En Kıymetli Varlığınız ve Ürününüz bir gece ansızın alkol komasına girebilir, polisle kavga edip nezarete düşebilir veya eşinden ayrılıp televizyonda oynadığı role hiç uymayan hareketler yapabilir.
Edgar Jr.ın sektör tecrübesinin olmaması kısa sürede hissedilir ve etrafını Hollywoodun yaşlı kurtları sarar. Bunlardan en kıdemlisi Barry Diller, 1998 yılında, yakın dostuma yardım ediyorum bahanesi ile Universalın televizyon kanallarının ve TV yapım stüdyosunun yönetimini ele geçirir. Yanlış iş yapıldığı imzalar atıldıktan sonra anlaşılır ama iş işten geçmiştir.
SONUN BAŞLANGICI
1999 sonlarına doğru, herkesin yönetimde bir değişiklik gerektiğini düşündüğü bir dönemde, Edgar Jr. tesadüfen Fransanın yeni Napolyonu denilen Jean-Marie Messier ile karşılaşır ve farkında olmadan ailesinin sonunu da hazırlamış olur.
42 yaşındaki Jean-Marie Messier, bir süredir Avrupanın en büyük atık su şirketi Vivendiyi aynı Edgar Jr.ın Seagramda yaptığı gibi baştan yaratmaya çalışmaktadır. Atık su işindeki varlıklarını satıp, medya ve telekom sektörüne yatırım yapmakta, dünyayı değiştirecek teknolojilerden bahsetmektedir.
Kısa sürede karar verilir. Seagram ve Vivendinin bir araya gelmesinden gerçek global medya şirketi oluşacaktır. Ocak 2000de gelen America Online - Time Warner birleşme kararı, süreci daha da hızlandırır ve Haziran 2000de Vivendi 33 milyar dolara Seagramı satın aldığını açıklar. Bronfman ailesi Seagramdaki hisselerinin karşılığında yeni şirketin en büyük ortağı olmuş ancak yönetim Fransızlarda kalmıştır.
Bronfmanlar nakit para kazanan, doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri varlıklarını (Seagram ve Du Pont), pasif yatırımcı oldukları bir şirketin (Vivendi) hisse senetleri ile değiştirmiş olurlar. Hisse senetlerinin değeri çok az tanıdıkları, oto biyografisine Ben Dünyanın Efendisi Messier adını verebilecek kadar megaloman bir Fransıza bağlıdır artık.
Bugün herşey bittikten sonra dönüp de o günlere bakıldığında Bronfmanların yaptığı hatanın boyutuna inanmakta güçlük çekiyor insan, ama bütün kararları içinde bulunulan şartlar dahilinde değerlendirmek gerekir. Bu tespit yapılan yanlışın etkilerini silmiyor, nitekim Bronfmanlar da yaptıkları hatanın büyüklüğünü anladıklarında artık çok geçti.
Messier Seagramı aldığı Haziran 2000den kovulduğu Temmuz 2002 tarihine kadar yaklaşık 20 milyar dolar nakit borcun altına girerek belki de tarihin en hızlı borçlanma rekorunu kırdı. Bu borcun büyük çoğunluğu Messierin kötü yönetiminden, ekonomik değeri olmayan teknolojilerde ve internette kaybettiği paralardan (sadece www.vizzavi.com adında kimsenin anlayamadığı bir portalda 1 milyar dolardan fazla para battı) ve değerinin çok üzerinde satın aldığı şirketlerden kaynaklandı.
KRİZ FENA VURDU
Haziran 2002de dünyadaki ekonomik durgunluğun da etkisiyle şirket kısa vadeli likidite krizine girip iflasla karşı karşıya kaldı. Son anda Citibank liderliğinde bir banka konsorsiyumunun verdiği 3 milyar dolarlık acil yardım kredisi ile batmaktan kurtuldu.
Bronfmanların elindeki Vivendi hisselerinin değeri Haziran 2000de 10 milyar dolardan Temmuz 2002de 500 milyon dolara kadar geriledi. Seagram zamanında alınmış büyük sanat eserleri, Picasso, Miro tabloları satışa çıkarıldı.
Ailenin 1950lerde ünlü modernist mimar Ludwig Miese tasarlattığı New Yorktaki şirket binası terk edildi. Bronfmanlar tarihin en hızlı servet kaybeden ailesi oldular.
Vivendide Messierden yönetimi devralan Jean-René Fourtou Amerikadaki medya şirketlerini satışa çıkardı.
Önce yayıncılık şirketi sonra digital platform Echostardaki hisseler ve en son olarak da Edgar Jr.ın ilk medya şirketi Universal Studios borç ödemeleri için satıldı.
Baştan sona 24 ay süren bu trajedideki belki de en üzücü nokta ailenin kurucusu Samuel Bronfmanın sanki bu günleri görüyormuşcasına söylediği Bir aile için, boş kasadan boş kasaya uzanan yol üç kuşaktan geçer sözlerinin doğru çıkması oldu.
Bronfmanlar artık sadece geçmişteki muhteşem servetlerinin anısı ile yaşıyorlar. Edgar Jr. da ailenin servetini kumarda kaybeden torun olarak tarihe geçti. En azından şimdilik... | |