Home page
Haber Menüsü


Elektronlar bile yön değiştiriyor
Küçük gördüğümden değil ama bir elektron kadar bile olamıyoruz. Elektronlara gözlemlerinizle yön verebilirsiniz. Ama, eğer Türkiye’deyseniz ekonomik verileri istediğiniz kadar gözlemleyin yine de yönü belirlemek neredeyse imkansızdır.
Murat Gener
NTV
3 Ocak— Fizik bilgini Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine göre elektronların yeri ve momenti (kütle + hız) aynı zamanda belirlenemez. Hatta, elektrona gözlemlerinizle yön verebilirsiniz. Ama, eğer Türkiye’deyseniz ekonomik verileri istediğiniz kadar gözlemleyin yine de yönü belirlemek neredeyse imkansızdır. Küçük gördüğümden değil ama bir elektron kadar bile olamıyoruz.

   
 
       
   
MSNBC News "Programa uyulursa sorun çıkmaz"
MSNBC News TCMB: 2002'de hedefler tuttu
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Heisenberg’in “Belirsizlik İlkesi” Türkiye ile büyük ölçüde benzerlikler taşıyor. Konu her ne kadar fizik olmasa da pozitif bilimler arası içiçelik bize bu benzerliği anlatmaya yetiyor.


       Heisenberg, elektronlarda yerin, kütlenin ve hızın belirlenemeyeceğini söylüyor, diğer tarafta Türkiye ekonomisi ise, makro ekonomik verilerde, bulunulan yerin, rakamların ve hızların bilinemeyeceğini hatta bilinse bile yanlış anlaşılabileceğini söylüyor.
       Hatta, yönetimlerin ya da siyasi iradenin yanlış anlamaları politika haline getirebileceğini ve 70 Milyon insanın kaderinin yanlış anlamalara kurban gidebileceğini de söylüyor.
       
MERKEZ BANKASI’NIN DİLİNDE TÜY BİTTİ
       Merkez Bankası (MB) her fırsatta “Benim işim fiyat istikrarını sağlamaktır” diye feryat figan ediyor.
       Bunu yaparken benim işime karışmayın demiyor ama bu işin nasıl yapılacağını ben iyii biliyorum da diyor.
       Toplumsal yapının bir parçası haline gelen, genel güvensizlik havasından olsa gerek, MB’ye güvenmeyenlerin ya da ben daha iyi blirim diyenlerin sayısı da her gün artıyor.
       MB’nın yeni yılın son işgünü, günün sonunu dahi beklemeden yaptığı açıklamanın ardında bankanın anlaşılamama kaygısını kamuoyuna yansıtma kararlılığı dikkat çekiyor.
       Özenle seçilmiş kelimeler, o kelimelerle oluşturulmuş cümleler MB’nın kamuoyundan “artık beni anlayın” yönünde bir talebi “kimi kesimlere de beni rahat bırakın” şeklinde bir sitemi sayılabilir.
       “... Daha gevşek bir para politikasının veya biraz enflasyonun istihdam sorununu çözeceği, büyümeyi artırabileceği gibi yanılgılara rastlanılmaktadır...”
       MB, uzunca bir süredir devam eden tartışmayı işte bu cümle ile kesip atıyor.
       Haksız da değil.
       Çünkü, her ne kadar ekonomik hastalıkları karikatürleştirme geleneğimiz olsa da Türkiye’nin başına en büyük dertleri açan unsur “enflasyon canavarı”ndan başkası değildir.
       
ENLASYONSUZ YAŞAM
       Enflasyonun zararı, sadece gelir dağılımın bozmasıyla veya yüksek iç ve dış borç yükleri getirmesiyle ya da faiz oranlarında Türkiye’nin rekorların altına imza atmasıyla ilgili değil.
       Enflasyonun zararı çalışma hayatına da yansıyor.
       Bugün 30 yaşın üzerinde bulunan ve modern Türkiye’nin görünen yüzü sayılan
       iş dünyasının tüm aktörleri enflasyonla yaşamayı biliyor. Vadeyi, iskontoyu, taksiti, faiz gelirini biliyor. İşlerini yaşamlarını ona göre şekillendiriyor. Oysa rekabet etmekte kararlı olduğumuz dünya enflasyonu tanımıyor.
       Gelir dağılımında adaletsizlik, yüksek faiz ve borç yükleri bir yana, en azıdan yarın dünyayala rekabet etmeye başladığımızda, sayıları 35 milyonu bulan 30 yaş ve altı nüfusun enflasyonsuz yaşama alışması gerekiyor.
       Bu yüzden de MB’ye biraz daha destek gerekiyor. Enflasyonsuz büyüme olur dediklerinde köstek olmaktansa destek olmak gerekiyor. Çünkü dedikleri çıkıyor.
       MB yılbaşında enflasyon düşer, büyüme yükselir demişti. Bugün 3 Ocak 2003, enflasyon düştü, büyüme arttı.
       
MB’NİN UYARISI
       MB’nın sesine kulak vermek bir görev;
       “...Onca krizden sonra ülkeye lazım olan krizsiz sürdürülebilir büyümedir ve bu da ancak fiyat istikrarının sağlanması ile mümkün olabilecektir. Ülkemizin 30 yıldır gördüğü sayısız kriz, görmediği ise ancak enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi ile mümkün olan, sürdürülebilir büyüme ve sürdürülebilir istihdam arayışıdır...”
       MB belirlilik istiyor. Tıpkı Heisenberg gibi. Heisenberg değiştiremezdi, model sıkı sıkıya doğa kurallarına bağlıydı. Ama, Türkiye değiştirebilir.
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları