Home page
Haber Menüsü


e-posta göndermek için resmin üstüne tıklayın.
 
Kuzey Irak’ı acaba kim kontrol edecek?
 
Amerika Birleşik Devletleri, Saddam Hüseyin’i devirecek, Irak’ta rejimi ve siyasi-idari yapıyı değiştirecek. Öyle diyor. Bunu yapacak gücü de var.
 
Mustafa Alp Dağıstanlı
 
21 Ekim—  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu hafta onaylayacağı söylenen son karar tasarısı da, bazılarının sandığının aksine, bu yetkiyi veriyor ABD’ye. Çünkü öküz altında buzağı arama yetkisi veriyor. Kaldı ki, bırakın öküzü, inek altında buzağı bulsa bile bunu saldırma gerekçesi olarak kullanacak. Harekat başlayacak. Peki, sonra?

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Sonrasına dair pek az şey biliyoruz. Fakat verilere, olgulara ve mantığa göre şöyle bir manzara beliriyor:
       Federal bir yapı olacağı kesin gibi, ama federasyonlar nasıl teşekkül edecek, yetkileri, alanları, merkezi otoriteyle ilişkileri nasıl olacak, pek müphem. Iraklı muhalifler toplanıp duruyor Washington’un gözetiminde. Kasım sonunda düzenleneceği söylenen büyük toplantıya hazırlanıyorlar. Harekat başlamadan bu hazırlıkların enikonu bitmesi lâzım. Kestirmeden söylemek gerekirse, ABD, uçuşa yasak bölgeler olan 36. Paralelin kuzeyi ile 33. Paralelin güneyinde şimdiden bir denetim sağlamak istiyor ki, harekat başlayınca, bir de buralarla oyalanmasın.
       Amerikan ve İngiliz uçakları güneyi dövüp duruyor özellikle son bir, birbuçuk aydır. Mesela, önemli bir hava üssü ve komuta merkezi olan Tallil’e son bir ayda 9 hava saldırısı düzenledi müttefik uçakları. Bu son bombardımanların öncekilerden önemli bir farkı var; asıl olarak iletişim şebekelerini, bu şebekeler arasındaki koordinasyonu sağlayan komuta merkezlerini hedef alıyorlar.
       Sadece hava bombardımanıyla bu işi halledemeyecekleri için karadan askerin yürümesi gerekecek. Bu ay içinde Amerikan ve İngiliz kuvvetlerinin tatbikat yaptığı Kuveyt’ten ve Ürdün’den mesela ve gerekirse Suudi Arabistan’dan… Bu birlikler, işler ABD bakımından yolunda giderse, Bağdat’a kadar yürüyecek sonra. Güneyin ve Bağdat’ın denetimini ele alacak, asayişi sağlayacak, sivil bir geçici yönetim oluşturana kadar ipleri elinde tutacak. Bu sivil yönetim oluştuktan sonra bile bir süre ülkede kalacaklar; “istikrar” sağlanana kadar.
       Benzer bir faaliyet Irak’ın kuzeyi için de gerekli. Oradan da asker yürümesi lâzım. İlle de çatışmak için değil. Ama güneyden Amerikan ve İngiliz askerlerinin süpürdüğü Irak ordusu “kalıntı”larını karşılamak, onlara set çekmek gerekebilecek. Bu karşılayıcı güç, ay başında Kürt parlamentosunu toplayan Barzani ve Talabani’nin ortak gücü, peşmergeler olabilir mi? Olamaz. ABD’nin daha önce Guam Adası’ndaki üssüne götürüp eğittiği ve geçenlerde tekrar Irak’a soktuğu beş bin peşmergeyi dahil etseniz bile olamaz.
       Bu güç Türk ordusu olabilir ancak ve olacak. Üstelik, bu gücün aynı güneydeki gibi önemli bir başka ödevi daha olacak: Kuzeyde dirlik düzenlik ve asayiş sağlamak. Ülke “istikrar”a kavuşana, kendini yönetebilir, güvenliğini sağlayabilir hale gelene kadar bu bölgenin kontrolünü sağlamak. Bu vazifeyi şimdi birlik görüntüsü vermelerine rağmen geçen 11 yıl içinde birbirinin kuyusunu kazmaktan geri durmamış ve PKK militanları karşısında bile sinmiş Kuzey Iraklı Kürt gruplar yerine getirebilir mi? Hayır.
       Ayrıca, Kürt parlamentosunun toplanmasıyla Türkiye’de başlayan rahatsızlık için de birebir bu “çözüm”. Bu rahatsızlık, yani “Kürt devleti kuruluyor” fobisi hortlayana kadar ABD’nin Irak’ı vurmasını isteyen Türk şahinleri bile birden müdahaleye karşı bir çehreye bürünüvermişti. Başkasının pençesiyle ava girme heveslisi bu şahinlerden, Türk askerinin “bölge”ye girmesini, fiili durum yaratmasını söyleyenler bile olmuştu. Onların düşündüğünden de büyük bir denetim sahası var Türk askerinin önünde.
       Genelkurmay, 12 bin kişilik bir askeri gücün Kuzey Irak’a girdiğini yalanladı. Buna inansak bile, Kuzey Irak’ta asker olduğunu biliyoruz; Barzani söyledi, Başbakan Ecevit söyledi. Aslına bakarsanız herkes söylüyor. İki tugay deniyordu mesela Cumhuriyet gazetesinin haberinde; yani 20 bine yakın asker. Bunların sayıları artacak. Yukarıda anlattığım durumda Kuzey Irak’ın denetimini Türk askeri ele geçirecek. Çocuk olmayın, bu tabii ki, ABD’nin bilgisi ve onayı dahilinde olacak. Bu denetim bölgesi, büyük ihtimal Musul’u da, Kerkük’ü de kapsayacak. Üstelik, ABD ve İngiltere BM kararları çerçevesinde hareket edeceği için Türk askerinin oradaki varlığı da BM’in verdiği yetkiye dayanacak.
       Tereyağından kıl çeker gibi görünüyor, değil mi? Kürtler isyan edecek, diyeceksiniz. Evet, olabilir. Ama Kürt parlamentosu kalacak, toplantılar yapmaya devam edecek. Dolayısıyla Kürtlerin gönlü de hoş tutulmaya çalışılacak. Ama fiili durum yaratan Türk askeri denetimi altında. Ve bu “fiili durum” bazı başka durumlar da yaratabilir. Yine de bu Kürtleri tatmin etmez, sorun çıkar, itiraz ederler, denebilir. Doğru. Ama size kim söyledi ki Kürtlerin kendilerine biçtiği elbiseye itibar edileceğini ve hakkına değer verileceğini! (Kürt sorununun tek tek ülkeler içinde ayrıştırılıp çözülebileceğini sanmıyorum. Sınır aşan çözümlere ihtiyaç var. Çünkü sorun, Türkiye’nin veya İran’ın veya Irak’ın Kürt sorunu değil, Kürt sorunudur.)
       Peki, yukarıda anlatmaya çalıştığım eylem planı çözüm mü? Hayır. Türkiye, “kendi” Kürt sorununu halletmediği için sahip olduğu fobi onu kabul edilemez yerlere sürüklüyor. Daha büyük Irak operasyonu ve ABD’nin “terörle savaş”ı için de aynı şey geçerli; hem kendini, hem dünyayı iyi bitmesi imkânsız maceralara sürüklüyor.
 
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları