|
8 Ekim ABD Başkanı George Walker Bush niyeti bozdu. Irak vurulacak, başka yolu yok. Sadece bahane yaratılmaya çalışılıyor o kadar. Onun tek derdi Amerikanın ezeli düşmanı Saddam Hüseyini iktidardan uzaklaştırmak. Yerine kimin, nasıl geleceği bilinmiyor. Muhtemelen Bush ve diğerleri de bilmiyor. Ama bilinen bir şey var: Sad-dam gi-de-cek. Peki, Saddam gitsin, Irak demokratik bir ülke olsun, Irak halkı rahat etsin. Ama niyet bu değil ki. |
![]() ![]() |
![]() |
|||||||
|
|||||||
![]() |
Saddamın bahane olduğunu herkes biliyor. Amaç, Irakın sahip olduğu 112 milyar varilden fazla olan petrol rezervini kontrol edebilmek olmasın sakın. Ne de olsa halen Amerikan yönetiminde söz sahibi olan isimlerin büyük bir bölümü enerji ve petrol firmalarıyla geçmişte ilişkisi olan insanlar. Ortadoğudaki petrol rezervinin Kuzey Amerikadaki petrol rezervinden 10 kat fazla -685 milyar varil-olduğu düşünülerse, Bush yönetiminin Ortadoğudaki gelişmelere ilgisinin -ya da ilgisizliği mi demek gerek- nedeni de ortaya çıkıyor. KUDÜS TASARISI KÖTÜ ÖRNEK ABDde Cumhuriyetçilerin iktidara gelmesinin ardından Ortadoğuda yaşanan gelişmeler Bush yönetiminin bakışını gözler önüne seriyor aslında. Israilin 29 Martta Filistin şehirlerine karşı başlattığı Koruyucu Duvar operasyonu sırasındaki ABD yaklaşımını hatırlayın. İsrail ve Şaron yanlısı politikayla, Ortadoğu bir şiddet sarmalına sokuldu. İsrail askerleri Filistin lideri Yaser Arafatın karargahının hemen önünde bekliyor. Amaç, Arafata nefes aldırmamak. Deyim yerindeyse, kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak Arafatla. Tabii bunda Bushun son aldığı kararın da etkisi yok değil. Bush yönetimi, geçtğimiz günlerde Kudüsü İsrailin başkenti olarak kabul etti.Bu Ortadoğuda çözüm aranan en kritik sorundur. Dünya kamuoyuna zorunlu bir tercih olarak sunulan bu onayın ardından Beyaz Saraydan yapılan açıklamalarda, Kudüsün statüsüne İsraillilerle Filistinliler arasındaki görüşmelerde karar verilmesi gerektiği konusuna vurgu yapılmaz mı? Gel de çıldırma. Peki sorunun çözümü için arabuluculuk yapan ABD, bu imzayla ne kadar inandırıcı ve güvenilir olabilir? Amerikan yönetimi, bu imzayla zaten belli olan elini tamamen açmış sayılmaz mı? ABD aslında uzun zamandır kartlarını İsrailden yana açık oynamayı tercih ediyor. Bu yaklaşım Ortadoğuya nasıl barış getirebilir ki? Ya da bir başka soru. Ortadoğuda bizim algıladığımız anlamda bir barış gerçekten isteniyor mu? VE IRAK MESELESİ Gelelim şu meşhur fıkrada olduğu gibi eşek meselesine... Irak BM silah denetçilerini ülkeye kabul edecek. Bu konuda Viyanada sürdürülen görüşmelerde uzlaşma sağlandı. BM uzmanları, Irakta istedikleri yerde inceleme yapabilecek. Saddamın 8 sarayına girebilmek için ise Iraklı yetkililerden izin alınacak. BM uzmanları, 1991-1998 yılları arasında 600 tesisi incelemiş, hiç bir şey bulamamıştı. Scot Ritter ve BM heyeti casusluk suçlamasıyla sınırdışı edilmişti. Bu kez ne olacak bilinmiyor. Taraflar birbirlerine ne kadar ve nereye kadar tahammül edebilecek, bunu kestirmek güç.BM heyetinin önümüzdeki günlerde Irakta olması bekleniyor. Irakın BM uzmanlarına izin vermesiyle tansiyon bir ölçüde düşmüş gibi görünüyor ama çalınan savaş tamtamlarının sesini duymuyor musunuz? Iraka operasyon için geri sayım hızla sürerken, Bush, Temsilciler Meclisini kutsal amaç uyutmasıyla kandırıp güç kullanma yetkisini cebine koydu. Sıra Senatoya aynı ninniyi söylemek. Maliyeti milyarca doları bulması beklenen Irak operasyonu için harcanacak para önemli değil. Önemli olan Saddamın gitmesi ve Irakta Sam Amcanın kontrol edeceği uysal bir devlet yaratılması hedefleniyor.Askeri stratejilerin henüz netleşmediği şeklinde açıklamalar yapılsa da, ABD bölgeye uzun zamandır yığınak yapıyor. ABD, sürgün formülünü, suikast seçeneğini de gözardı etmiyor. BMSİZ DE OLUR YAKLAŞIMI Amerikan yönetim dostlar alışverişte görsün misali BMyi de devreye sokmayı ihmal etmedi. ABD, BMnin, Irakın şartları yerine getirmemesi durumunda askeri operasyon yapılmasını öngören bir karar tasarısı çıkarmasını istiyor. Bu konuda diplomatik temaslar yoğun biçimde sürdürülüyor. Çin, Rusya ve Fransanın ikna edilmesi gerekiyor. İkna sürecinde Çin ve Rusya kadar Fransanın kandırılması da güç görünüyor. Zira, Fransa Dışişleri Bakanı açık açık ters çıktı: ABDnin öne sürdüğü şartlar uluslararası hukuka aykırı. Aslına bakarsanız, Bushun gözü hiç bir şey görmüyor, illa da BMnin desteğini alacağım diye bir derdi yok. O ağız dolusu tehditle BMyi ve dünyayı dize getirebileceğini düşünüyor. Bush, bir kaç hafta önce Arizonada katıldığı bir toplantıda, BMyi, Irak konusunda harekete geçmemesi durumunda by pass edeceğini bile söyledi. Bush kovboyvari tarzını sürdürerek, Birleşmiş Milletlere Irakı silahsızlandırması ya da kenara çekilmesi çağrısında da bulundu. George Bush, BMye amiyane tabirle gaz vermeyi de ihmal etmedi, gücünü göster dedi. Şimdi gelelim Bay Bushun cevap aramadığı ve aramayı da düşünmediği bazı sorulara. Mr. President, bu şekilde bir yaklaşımı hiç de haketmeyen BM, bu şartlar altında nasıl gücünü göstersin? Sizin bu Teksaslı davranışlarınız BMyi dünya kamuoyu nezdinde güçsüz kılmıyor mu? Sizin bu kendini bilmez tavrınız, BMnin eline kolunu bağlamıyor mu? Sizin bu kimseleri takmayan tutumunuz BMyi küçültmüyor mu? Aklıselim sahibi olanlar aynı kaygıyı paylaşıyor. İngiliz Financial Times gazetesi uluslararası hukuk konusunda bir uyarıya yer verdi geçtiğimiz günlerde. Gazetenin manşeti, Saddamı devirmek için savaşa gitmek yasadışı olur idi. İngilterenin önde gelen hukukçularının, Bushun bir dediğini iki etmeyen Tony Blaire BMnin desteği olmaksızın Iraka savaş açılmasının devletler hukukuna aykırı olduğunu anlattılar. Gazeteye göre, hukukçular Blaire ayrıca, böyle bir girişimin İngilterenin uluslararası mahkemelerde yargılanması gibi bir gelişmeye neden olabileceğine de dikkat çekti.. AMA O BENİM BABAMI Uluslararası hukuku ayaklar altına alıp, 191 ülkenin üye olduğu BMyi by pass etmek nasıl bir devlet adamlığı. Siz, idam rekortmeni Teksası değil ABDyi yönetiyorsunuz. Peki O benim babamı öldürmek istedi açıklamasına ne demeli. Mahalle kavgasında bile bu tür sözler söylenmiyor artık. Eğer O sizin ailenizden birini öldürmek istediyse, Irak Devlet Başkan Yardımcısı Taha Yasin Ramazanın teklifini değerlendirin. Saddam ile düello yapın. Mr President, lütfen daha inanılır bir bahane bulun. Amerikanın daha doğrusu Bush ailesinin çıkarları için tüm bölgeyi ve dünyayı anlamakta güçlük çektiğimiz nedenlerden ötürü ateşe atmayın. Üçüncü bir dünya savaşı çıkarmaya hakkınız yok. Bu arada son bir not. Silah denetçilerine söyleyin de Saddamın saraylarına girdiklerinde yatak odalarına da baksın. Gerçi orada bulabilecekleri tek şey Viagra olacaktır. Mr. President sakın bu söylediklerimi ciddiye almayın. Belli olmaz. Ne de olsa hem çok bushsunuz! hem de çok bush!.. | ||||
![]() |
|
![]() |
|||||||||||||||
![]() ![]() ![]() |
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||
![]() |