|
![]() ![]() |
![]() |
|||||||
|
|||||||
![]() |
Dile kolay..Tam 16 yıl Almanyayı, 26 yıl da partisini yönetmişti Helmut Kohl. Almanyada siyasi milat olarak görülen 27 Eylül 1998 seçimleri öncesinde Onlar kamuoyu araştırmalarında, biz sandıkta birinci oluruz sözünü defalarca kullanmıştı. Ama Kohl bu kez yanılmıştı. Sosyal Demokratlar kamuoyu araştırmalarında olduğu gibi sandıktan da birinci parti olarak çıkmıştı. Kohl, ilk sonuçların açıklanmasının ardından yüzlerce partilinin karşısına çıkıp, sesi titreyerek, Seçmen bizi 20. yüzyıla gömdü. Suçlu benim ve ayrılıyorum demişti. Gerçekten de Almanya 21. yüzyıla yeni bir liderle girmişti. O tarihten bu yana geçen 4 yılda köprülerin altından çok sular aktı, Alman siyasi hayatına kırmızı ile yeşil hakim oldu. İBRE BİR HAFTADA DEĞİŞTİ Almanyada 22 Eylülde seçim var. Sosyal Demokratlarla onların ezeli rakibi Hristiyan Demokratlar yine karşı karşıya. Son düzlüğe girilirken, Gerhard Schröder, oylarını inanılmaz ölçüde artırdı. Son anketlere göre, Gerhard Schröder ile rakibi Edmund Stoiber at-başı gidiyor. Çok yazıldı çizildi ama tekrarlamakta fayda var. Schröder, Almanyada yaşamı felç eden sele karşı aldığı hızlı önlemler, televizyon tartışmalardaki başarısı ve Irak operasyonuna karşı çıkan kararlı tavrıyla oylarını artırmayı bildi. Buna Stoiberin göç yasasına açıkça karşı çıkması eklenince, Schröder daha da avantajlı duruma geldi. Zira, Sosyal Demokratları 1998 yılı seçimlerinde zafere, çifte vatandaşlık ve göç yasası üzerine kurulmuş bir seçim bildirgesi taşımıştı.. Bunu da unutmayalım. ÜÇÜNCÜ KİM OLACAK? 22 Eylülden sonra Almanyayı yine koalisyon bekliyor.1998 yılındaki seçimlerin ardından oluşturulan Kırmızı-Yeşil koalisyonun 4 yıl daha üykeyi yönetmesi konusunda kimsenin kuşkusu yok. Zira, Sosyal Demokratlar ve Yeşiller, ikinci dönem ortaklığı konusunda şimdiden anlaştı. Hem anket sonuçlarına hem de gözlemcilere göre, sandıktan üçüncü çıkacak parti belirleyici olacak. Peki üçüncü parti kim olacak? Yeşiller ile sağ görüşlü Hür Demokrat Parti yani FDP arasında kıyasıya bir yarış var. Son kamuoyu yoklamalarına göre, iki partinin oy oranı arasında bir-iki puan var. 1998 yılındaki seçimlerde Yeşiller, Hür Demokrat Partinin % 0.5lik oranla önünde yer almıştı. Eğer Yeşiller üçüncü olursa o zaman bir sorun yok. Ama, Hür Demokratlar sandıktan üçüncü parti çıkarsa, o zaman, bir başka sürpriz yaşanacak Almanyada. Kırmızı-Yeşil hükümete üçüncü ortak gelecek. Üçüncü ortak da, % 5 barajını geçmesi beklenen PDS yani Demokratik Sosyalizm Partisi. Doğu Almanyanın partisi olan PDSin Bundestaga girmesi gerçekten seçimin sürprizi olacak. SONUÇ AVRUPA İÇİN ÖNEMLİ Almanya büyük güne hazırlanırken, herkesin ortak kanısı kırmızı-yeşil koalisyonun 4 yıl daha ülkeyi yöneteceği şeklinde. Gerçi hem Sosyal Demokratlar hem de Hristiyan Demokratlar Büyük Koalisyona yani birlikte oluşturacakları hükümet yapısına kapıyı kapamıyor. Ama 1998 seçimlerinde de uzun süre gündemi meşgul eden bu ortaklık formülünün gerçekleşmesi zor görünüyor. 22 Eylülden sonra da Almanyayı kırmızı-yeşil koalisyonun yöneteceğini söylemek kehanet olmaz. Seçim sonuçları Almanya için olduğu kadar Avrupa Birliği ve Türkiye açısından da büyük önem taşıyor. Sosyal Demokratlar iktidara gelirse bu Avrupada sağa kayışın engellenmesi anlamına da gelebilecek. TÜRKLER SOSYAL DEMOKRAT Almanyada yaklaşık 2 milyon Türk var. Ve bunların 470 bini oy kullanma hakkına sahip. Bu rakam 4 yıl önce 160 bindi. Son araştırmalara göre, Türklerin % 75i Sosyal Demokratlara oy verecek. 1998 seçiminde de Türk oylarının % 70i Schrödere gitmişti. Seçimlere katılan Türkiye kökenli adaylar da var. Sosyal Demokratlardan Lale Akgün. Yeşillerden; Ekin Deligöz, Atilla Tür, Vecih Yaşaner, Celal Turhan, Emine Yılmaz, Cem Özdemir. Demokratik Sosyalizm Partisinden; Evrim Baba, Gıyasettin Saylan, Musa Özdemir, Hamide Akbayır, Hıdır Aydoğan, Yavuz Fersoğlu, Muhittin Yaray. Hristiyan Demokratlardan; Bülent Arslan ve Emine Demirbüken. Ve bağımsız aday Veli Yıldırım. Türk adaylardan 3 yada 4ünün seçilebileceği belirtiliyor. Geçen seçimde her anlamıyla bir Türk partisi olan Almanya Demokrat Partisi de seçimlere katılmıştı. Genel Başkanlığını Macit Karaahmetoğlunun yaptığı Almanya Demokrat Partisinin her kademesinde Türkler görev yapıyordu. Beklenenden daha az oy aldı Almanya Demokrat Partisi. Macit Karaahmetoğlunun Türklerden hiç oy alamadığını da hemen belirtelim. Zira, Almanyadaki Türkler, memleketteki yakınlarının aksine Sosyal demokrat. Schröder için kampanya çalışmalarına katılanların sayısı da hayli fazla. BU KEZ HEYECAN YOK 4 yıl öncesine oranla Almanyada seçim daha heyecansız ve renksiz geçiyor. Zira, 1998 yılında bir değişim beklentisi vardı. Alman siyasetine çeyrek asır damgasını vuran Kohlü devirme umudu vardı. Seçmenin bu umudu sandığa da yansımış ve 16 yıllık bir muhalefetin ardından Sosyal Demokratlar iktidar olmuştu. Schröder, Kohlü sandığa gömerek bir devri kapatmıştı. 4 yıl sonra, 4 yıl önceki heyecan ve umut bu kez yok Almanyada. Alman seçmenin, ülke istikrarını bozmamak için yeniden Sosyal Demokratlara oy atması bekleniyor. Gözlemcilere göre, seçmen bir anlamda sonucu belli bir seçim için sandığa gidecek. | ||||
![]() |
|
![]() |
|||||||||||||||
![]() ![]() ![]() |
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||
![]() |