Home page
Haber Menüsü


Yılmaz: Geniş çerçeveli ittifak gerek
 
ANAP lideri Mesut Yılmaz, erken genel seçimler için geniş çerçeveli ittifak çağrısında bulundu.  

 
Ankara
NTV
7 Ağustos—  NTV’de yayınlanan Seçim Meydanı programına katılan Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Ali Kırca’nın sorularını yanıtladı. ANAP’ın seçim barajını geçemeyeceği iddialarının da doğruyu yansıtmadığını savunan Yılmaz, AKP’nin de sanıldığı gibi seçimden birinci parti olarak çıkamayacağı tahmininde bulundu.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz Fransa ve İtalya modeli geniş bir ittifakın seçim öncesi mutlaka kurulması gerektiğini savundu. Seçimlerden yüzde 20 oy alan bir partinin 300’ün üzerinde milletvekiline sahip olabileceğini dile getiren Yılmaz, “İttifaklar bizim önümüzü kesmek için yapılıyor diyen olursa ona şunu sormak lazım; Acaba dünyanın hangi demokratik ülkesinde oyların yüzde 20’siyle parlamentonun yüzde 60-70’sini ele geçirmek mümkün? Böyle bir tablonun demokratik meşruiyeti dahi tartışmaya açıktır” diye konuştu.
       İttifak konusunda öncelikle koalisyon ortaklarıyla görüştüklerini, MHP ve DSP’nin ittifakı benimsemediğini belirten Yılmaz, ittifaka katılan partilerin her birisinin oyunun yüzde 10 barajını aşması şartının aranabileceğini, barajı aşamayan ittifak üyesinin oylarının ise sayılmayacağı önerisini getirdiğini belirtti.
       
DERVİŞ KONUSU
       Yılmaz, bu konuda Yeni Türkiye’nin tavrını açıklarken, partiyi Kemal Derviş ile özleştirdi. Yılmaz “YTP henüz bu konuda görüş bildirmedi ama Derviş sıcak bakmadığını söyledi.” dedi.
       Ali Kırca’nın “Derviş YTP’yi mi temsil ediyor? ” sorusuna Yılmaz “Onlarla diyaloğu var, bu resmi bir cevap değil.” yanıtını verdi.
       Yılmaz, Devlet Bakanı Kemal Derviş ile yaptığı görüşmeye ilişkin bir soruyu yanıtlarken, Derviş’in geniş tabanlı bir ittifak öngördüğünü, ancak şu ana kadar olumlu bir sonuca ulaşamadığının ortaya çıktığını kaydetti.
       Yılmaz, Derviş’in partisine katılmasından da memnuniyet duyacağını ifade ederek, özellikle Bakanlar Kurulu’nda olgun bir tartışma ortamının bulunduğunu, Derviş’in de eleştirileri olgunlukla karşıladığını ifade etti. Derviş’in bakanlık görevini sürdürmesinden memnuniyet duyduğunu da kaydeden Yılmaz, Derviş’in siyasetteki şansını değerlendirirken, IMF’den sağlanan krediler ve ekonomik programdaki başarının, Derviş’in “doğru bir seçim” olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti.
       
AKP
       Ali Kırca’nın, “ANAP’ın barajın altında kalacağı gerekçesiyle ittifaklara yöneldiği” yolunda görüşler bulunduğunu hatırlatması üzerine de Yılmaz, seçimlere ilişkin yapılan anketlerin yanıltıcı olabileceğini, anketlerde yüzde 40’a yakın oranda kararsız seçmen görüldüğünü ifade etti. “Seçimin birinci partisi AKP olmayacak” diyen Yılmaz, AKP’nin tepki oylarının bir kısmını alabileceğini, kararsız seçmenlerden ise bu partiye oy gitmeyeceğini savundu. Yılmaz, “İttifakların gerçekleşmesini engelleyenler bunun bedelini sandıkta ödeyecekler” dedi.
       
İŞ GÜVENCESİ YASASI
       Yılmaz, İş Güvencesi Yasa Tasarısı’nın daha dengeli bir şekilde ele alınarak iş yasasıyla birlikte çıkarmaya çalışacaklarını söyledi. Yaşar Okuyan’ın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevinden istifasına ilişkin soru üzerine Yılmaz, Meclis gündemine yarın getirilmesi planlanan İş Güvencesi Yasa Tasarısı’nın, Türkiye için önemli bir adım olduğundan kimsenin kuşku duymaması gerektiğine işaret etti.
Programın tam metni için tıklayın
İş Kanunu’nda öngörülen bazı değişiklikler olduğunu ve bunlara işçi sendikalarının karşı çıkmadığını, bilimsel kurulda da belli bir uzlaşmaya varıldığını kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu: “Ben istedim ki İş Güvencesi konusu ve İş Kanunu’nda yapılacak diğer temel değişiklikler, tek bir paket halinde düzenlensin. Böylece hem iş hayatımız, özellikle bu kriz ortamında dengesiz bir düzenlemeye konu olmasın. Kriz içerisinde yeni bir krizle karşılaşmayalım. Aslında çalışma bakanının da bu konularda iki taraf arasında daha uzlaştırıcı bir rol oynaması gerekir, daha dengeli bir düzenlemeyi hedeflemesi gerekir. Ama Sayın Yaşar Okuyan arkadaşımız biraz da heyecanlı olduğu için bu konuda çok angaje oldu.” Okuyan’ın seçim ve propaganda çalışmalarında en aktif isimler arasında yer aldığını kaydeden Yılmaz, istifa dilekçesini kabul etmesinin gerekçelerinden birinin de Okuyan’ın bu alanda yürüteceği çalışmalar olduğunu söyledi.
       
HADEP İLE İTTİFAK SÖZ KONUSU DEĞİL
       Partisinin HADEP ile ittifak yapıp yapmayacağının sorulması ve HADEP’in barajın altında kalabilecek oylarından ANAP’ın yararlanabileceği yönündeki görüşlerin anımsatılması üzerine de Yılmaz, şunları kaydetti:
       “Böyle bir düşüncemiz hiçbir zaman olmadı, olmayacak. HADEP’i kötülemek için söylemiyorum, kendi vizyonumuz açısından, kendi hedeflerimiz açısından HADEP’i şu an işbirliği, ittifak yapılabilecek derece olgunlaşmış bir parti olarak görmüyoruz. HADEP’in hala bir tepki partisi olarak, Türkiye’de belki birtakım yanlış uygulamalara tepki üzerine kurulmuş ama sadece tepki partisi olmanın ötesine geçememiş, bizim ortak vizyonumuzda buluşamayacağımız bir parti olarak görüyoruz. Ama ileride HADEP bu çemberi kırar, Türkiye partisi haline gelir, Türkiye’nin ulusal bütünlüğü konusunda bizim hassasiyetlerimizi bizim duyarlılığımızı paylaşan bir parti olursa o zaman her parti gibi onunla da diyaloğa ve işbirliğine açık hale geliriz. Böyle birşey henüz daha varit değil. Onun için bugün bizim HADEP ile işbirliği yapmamız ya da onun içinde yer aldığı bir işbirliğine bizim katılmamız hiçbir şekilde söz konusu değildir.”
       
KIBRIS SORUNU
       Yılmaz, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bugünkünden daha uzlaşmacı bir tavırla yeni bir yaklaşım sergileyip sergilemeyeceğine ilişkin soruyu yanıtlarken, “Sayın Denktaş fotoğraf çekmesini sever ama sürpriz yapmasını sever mi bilmiyorum. Sayın Denktaş’ın bugüne kadar attığı adımları meclisin yaptığı sürprizlerin ilk bölümüne benzetiyorum” dedi.
       Denktaş’ın hem öneri paketi ortaya koyarak, hem de Klerides ile doğrudan görüşme sürecine başlayarak önemli bir adım attığını belirten Yılmaz, bu adımı takdir etmekle birlikte bu adımın yetersiz olduğu yönünde çeşitli tepkiler olduğunu ifade etti. Çözüm için Türk tarafının daha fazla adım atması gerektiğinin söylendiğini belirten Yılmaz, son atılan adımlardan sonra bazı ülkelerde AB’nin Kıbrıs meselesine AB’nin artık daha dengeli bir yaklaşım göstermesi yönünde sesler yükseldiğini kaydetti. Yılmaz, şöyle konuştu:
       “Sayın Denktaş’ın son yapmış olduğu bu öneriler bence son derece yapıcı önerilerdir. Kıbrıs meselesinde de en iyi savunma hücumdur. Biz ne kadar uzlaşmacı bir tavır takınırsak, çözüm yolunda yapıcı öneri getirirsek hiç şüpheniz olmasın ki Kıbrıs konusundaki konumumuzu o kadar güçlendirmiş oluruz. Ne kadar uzlaşmaz bir tavır takınırsak Kıbrıs meselesindeki konumumuz o kadar zayıflar.”
       
 
       
    TOP5 Ergenekon’da 16 kişi daha gözaltında  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları