|
Özilhan, TÜSİAD tarafından hazırlatılan Yeni Rakabet Stratejileri ve Türk Sanayisi başlıklı raporun kamuoyuna açıklandığı basın toplantısı sırasında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin DSPde kalan milletvekilleri, bu son yaşanan olayların bir komplo olduğunu ve bu komployu da işadamlarının düzenlediğini söylüyorlar. Neler söyleyeceksiniz? sorusu üzerine Özilhan, şunları kaydetti: TÜSİAD: AB üyeliği sanayinin rekabet gücünü artıracak O konuda hiç bir yorum yapmak istemiyorum. Gerek istifa eden bakanların, gerekse istifa eden milletvekillerinin, işadamlarının yönlendirmesiyle istifa edeceklerini tahmin etmiyorum. Dolayısıyla neden istifa ettiklerini onlara sormanız gerekir. SİYASETTE YENİ OLUŞUM Özilhan, siyasette yeni oluşum konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine de, şunları söyledi: Türkiye tabii, ekonomide yeniden yapılanma süreci yaşıyor. Ben bunun siyasette de yeniden yapılanma olarak gündeme geldiğini ve onun etkisiyle de ve Türk kamuoyunun da yeni liderler, siyasette de yapılanma beklentisinden dolayı tabii olarak oluşmaya başladığını düşünüyorum. Bu da onun bir neticesidir. Ülkemize hayırlı olsun. Bir gazetecinin seçim tarihi konusunda belirsizlik var. Ekim, Kasım veya bir dahaki ilkbahardan bahsediliyor. Bunun böyle olması hem AB süreci hem de ekonomik göstergeler ve ekonomik hedefler açısından Türkiyeyi nasıl etkiler şeklindeki sorusuna karşılık, Özilhan şöyle dedi: Bu bence en önemli konu. Yani Türkiyenin önünde, belki de bu hükümetin bu sıkıntıya girmesinin sebebi de AB ile ilgili adımların atılamamış olmasıdır. Şimdi seçim, Türkiyenin de gündemine girmiştir. Hatta bununla ilgili de Meclise bir dilekçe verilmiştir. İşadamları olarak temennimiz, bu belirsizliğin bir an evvel ortadan kalkmasıdır. Temennimiz en kısa zamanda Meclisin toparlanması, AB ile ilgili konuları müzakere edip Kopenhag zirvesine yetiştirilecek şekilde adımların atılması, ayrıca seçimle ilgili kararın alınıp, hangi tarihte ise hemen Kasımda mı, bunun iş alemi tarafından bilinmesinde fayda var. DERVİŞ, PROGRAMIN GARANTÖRÜ Özilhan, Devlet Bakanı Kemal Dervişin bir bakıma ekonomik programın garantörü olduğunu belirterek, Onun seçimlere kadar istifasının istenmemesi gerekir dedi. Özilhan, erken seçim tarihi konusunda belirsizliğe ilişkin soruyu cevaplarken, ekonominin üzerine ağır yükler geldiğini, faizlerin reel olarak 30 puan artmasının Türkiyeye milyar dolarlara mal olduğunu belirtti. Özilhan, Dolayısıyla Türk ekonomisi bir müddet bunu taşıyabilir ama çok da uzun taşıyamaz. Onun için Meclis, eğer seçim kararı verecekse ki saygımız var, bir an evvel versin. Türkiye, siyasi istikrara kavuşsun ve bir an evvel ekonomi üzerindeki yükler kalksın. Çabuk karar verilmesi lazım diye düşünüyoruz şeklinde konuştu. Bir gazetecinin Sizce en uygun seçim tarihi ne? şeklindeki sorusu üzerine Özilhan, bunu kendilerinin yorumlayamayacağını, çünkü bu konuda bir konsensüs olmadığını, konuştukları siyasi parti liderlerinin kendi partilerinin pozisyonuna göre çeşitli tarihler söylediklerini aktardı. Özilhan, bizim için belirsizliğin ortadan kalkması, birinci derecede önemli. İkinci derece de, bu iş ne kadar çabuk olacaksa, olsun ve ekonominin üzerindeki bu yükler kalksın. Bu faizler tekrar istikrara kavuşsun ki Haziune de mali sektör de reel sektör de bu yükten bir an evvel kurtulsun dedi. DERVİŞİN İSTİFASI İSTENMEMELİ Bir gazetecinin Kemal Dervişin istifası gündemde ve uygulanan bir ekonomik program var. İstifası ekonomik programın uygulanmasını etkiler mi? şeklindeki sorusunu yanıtlayan Özilhan, Şunları kaydetti: Oradaki düşüncemiz şu; tabii her zaman bir ekonomik programın arkasında bir siyasi irade olması gerekli. Bu siyasi irade ile birlikte bu programın mimarlığını, koordinatörlüğünü, yapısal reformların oluşması aşamasında bakanlar ile yapmış olduğu tartışmalar, müzakereler ile oturtması ile özdeşleşti. Bir bakıma da bu programın garantörü oldu. Dolayısıyla Kemal beyin durumu, bir de herhangi bir siyasi partiden değil. Onun için bunun pozisyonu biraz kritik. Dolayısıyla Onun seçimlere kadar, bu asgariden seçimlere yakın bir döneme kadar istifasının istenmemesi gerekir. Onu rahat bir çalışma ortamında bırakıp, gerek dış etkenlere karşı veyahutta dış yatırımcılara karşı gerekse içerdeki mali sektörün reel sektörün yapısı açısından dikkat edilmesi gereken, biraz hassas bir konu. Dolayısıyla Onu daha ayrı bir yerde tutmak gerekir diye düşünüyorum. DERVİŞ, PROGRAMA BAĞLI BİR İNSANDIR Özilhan, Kemal Dervişten bu noktadan sonra randıman alınıp alınamayacağına ilişkin soru üzerine de, sayın Derviş, programa bağlı, ülkesine bağlı bir insandır ve dolayısıyla da etkilenmeyeceğini düşünüyorum. Bu programın başarısı... kendi programı da olduğu için muhakkak elinden gelen gayreti ve çabayı sarfedecektir dedi. 18 Temmuzda İstanbulda yapılması planlanan Yatırımcı Danışma Konseyi toplantısının iptali hatırlatılarak, yabancı sermaye adına bundan tedirginlik duyup duymadığı şeklindeki soru üzerine de Özillhan, Tabii ki tedirginlik uyandırdı. Ama siyasi belirsizlik bunun iptal edilmesi durumunu gerektiriyordu dedi. | ||||
Bankaların kara tahtaları siliniyor | |||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||