|
|
|||||
![]()
| ![]() | ![]() | ![]() | |||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||
![]() |
![]() Enron'un eski başkanı Kongre'de sustu Enron'da soruşturma Wall Street'e genişliyor |
|||
| Enron olayındaki her gelişmenin marketler üzerindeki etkisini ve medyanın ilgisinin boyutlarını daha iyi anlamak için 130 milyonun üzerinde Amerikalının elinde hisse senedi tuttuğunu bilmeniz gerekir. Ancak Amerikan marketlerindeki büyük endekslerin 2002 senesindeki negatif performanslarını açıklamak için Enron olayını sorgulamak yeterli olabilir mi? | |||||||||
|
Enron iflasının kapitalist sisteme ve şirket yöneticilerine karşı bir güvensizlik duygusu oluşturduğu doğrudur. General Electric, Cisco, IBM, JP Morgan Chase, Tyco gibi Amerikan ekonomisinde motor görevi gören şirketlerin Enronitis virüsünü kapıp kapmadıklarını tartışmaya başladığımız da doğrudur. Ancak 2002 senesinin ilk yedi haftasında Nasdaqın %5, Standard & Poors 500 (S&P 500) endeksinin %3 aşağıda olmasında yukarıdaki öngörüler dışında başka gerçekler de rol oynuyor. Alan Greenspan geçen sene faizleri 11 defa indirerek son 40 yılın en düşük seviyelerine çekerken, ekonomideki durgunluğun çoğu ekonomistin düşündüğünden daha kötü olduğunu biliyordu. 2002 senesinin ikinci yarısında durgunluktan çıkacağı umulan ekonominin önünde hâlâ iki büyük engel var: Birincisi global ekonomideki durgunluk, ikincisi de şirketler bazında yapılan yatırımların düşük faiz ortamında beklenildiği kadar artmaması. Telekom sektöründeki kapasite fazlalığı ve bazı yüksek profilli iflaslar, (örnegin Global Crossing, 360 Networks) 1999 senesinde yapılan 1 dolarlık yatırımın bugün 10 cent seviyesine inmesine neden oldu. (Turkcellin New York borsasında işlem gören hisse senetleri de telekom sektöründeki satıştan nasibini aldı - 2000 Temmuzunda 16 dolardan satılan Turkcell hisseleri 2001 Eylülünde 60 cent seviyesine kadar indi.) Nasdaq internet balonu sönmüş olsa da, ekonomideki belirsizlikler yatırımcıların gözünde teknoloji, telekom ve internet sektörlerini çoğunlukla spekülatif alım seviyesine sokuyor. Amerikanın en tanınmış firmalarını içinde barındıran S&P 500 endeksinin de fiyat/kazanç (F/K) oranını incelemekte fayda var. Tarihsel olarak market pahalı mı? sorusunun cevabı ilk olarak bu rakamda aranır. Son bir senenin numaraları baz alındığında S&P 500ün 55xF/K oranıyla çok pahalı olduğunu görüyoruz. Tarihsel normlar 25-30x civarında... Işık Ökte kimdir?2001 senesinde büyük bir kâr gerilemesi yaşandığı düşünülürse, geçmişe değil geleceğe bakmanın daha sağlıklı olacağını iddia edebiliriz. First Call şirketi tarafından yayınlanan 2002 tahminlerini kullanırsak F/K oranı çok daha makul 21x düşüyor. Tabii bu rakamda 2002 senesinin ikinci yarısında ekonomide büyümenin başlayacağı öngörüsü yer alıyor. Bu seviyelerde Nasdaq hisselerinin pahalı olduğu görüşünü paylaşanlar özellikle teknoloji şirketlerinin hisselerini açığa satmaya devam ediyorlar. 1997den 2000 Martına kadar gördüğümüz yükseliş trendinin karakteristik özelliklerinden biri marketteki birkaç büyük alıcının başka alıcıları da rüzgarlarına kaptırıp, markete momentum kazandırması gerçeğiydi. Bugünlerde kısa dönemli agresif fonlar marketin yükseliş günlerini açığa satma fırsatı olarak görüyorlar. Yani yukarı momentum devri kapandı! DENKLEMİN EN ÖNEMLİ BİLİNMEYENİ Markette açık pozisyonlar yüksek seviyelerinde seyrederken teknik analistler bunu pozitif bir indikatör kabul ederler. Ancak iki senedir yaşadığımız bu fenomende marketin yükseliş günlerini açığa satan fonlar çoğunlukla kazançlı çıktılar. Onun için son haftalarda marketin çıkış trendinin bir-iki gün ile sınırlı kaldığını görüyoruz. Şimdi rakamları bir kenara bırakıp politik ve yöresel olaylara bakmak gerektiğine inanıyorum. George Bushun son konuşmasında Irak, İran ve Kuzey Koreyi suçlarken kullandığı ağır sözler Afganistandaki savaşın dünyanın başka bölgelerinde devam edeceğinin sinyali miydi? Bu konuda değişik görüşler ortaya atılıyor. Ancak terörizmle savaşın Afganistan dışına sıçraması ihtimalinin olması bile marketleri yaratan beyinler için de binlerce değişik senaryo yaratıyor. Ortadoğunun İsrail-Filistin olaylarıyla kaynadığı şu günlerde barıştan çok uzak bir dünya da marketlere negatif şekilde yansımaya devam ediyor. Denklemin en önemli bilinmeyenlerinden biri de petrol fiyatları. Bir sene içinde varil fiyatının 30 dolardan 20 dolar civarına düşmesi tüketici ve endüstri için pozitif bir gelişmeydi. Ancak Ortadoğunun içinde bulunduğu politik senaryo bu düşüş trendinin devam etmesinin zor olduğunu gösteriyor. Örneğin bugün Irak hükümetinin yaptığı açıklamalar petrol fiyatında neredeyse 1 dolarlık bir artışa neden oldu. 11 EYLÜL MİLADININ ETKİSİ Bir de konuşmak istemediğimiz ama içinde yaşamaya devam ettiğimiz gerçek bir tehlike var. Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırının bir benzerini her an yaşayabiliriz. FBI tarafından neredeyse her hafta yayımlanan bültenler yeni terörist saldırılar için hazırlıklı olunması gerektiğini bildiriyor. Asma köprülerde, nükleer santrallerde, barajlarda güvenlik önlemleri artırılırken, işe giderken New York metrosunda polisin varlığını hissederken 11 Eylül miladının hayatımızı nasıl değiştirdiğini algılamaya başlıyoruz. Marketi yaratan ve yatırım kararlarını veren insanlar olarak özel yaşamımızdaki belirsizliğin getirdiği bu pesimist düşünceleri de yabana atmamak gerek. Tüm bu belirsizlikler içinde Amerikan ekonomisinin belkemiği olan tüketici, harcamaya devam ediyor. Düşük faiz ortamı ve gayrimenkul fiyatlarının çoğu markette çıkmaya devam etmesi tüketiciye güven veriyor. İşsizlik oranının yüzde 3lerden yüzde 5in üzerine çıktığı ortamda, Amerikalıların harcama alışkanlıklarını fazla değiştirmemiş olmaları çoğu analisti şaşırtmaya devam ediyor. Tüketici harcamalarının yoğunluğu (özellikle elektronik satışlarında yaşanan patlama) ekonomik durgunluğun daha hafif geçmesine ve dolar talebininin güçlü kalmasına yardım ediyor. SÜPER TANKERİN HIZI AZALDI 2002 senesi için ekonomiye bakıp bardağı yarı dolu gören analistler harcamaya devam eden tüketiciyi baz alıp bu seviyelerden alım yapılmasını tavsiye ediyorlar. (Perakende satış sektörünün lideri olan Wal-Mart şirketinin hisse senedinin bugün 52 hafta yükseği 60 dolardan kapamasının da tüketici gerçeğinin markete bir yansıması olduğunu belirtmek isterim. Yine aynı şekilde, Türkiyede çok büyük yatırımları bulunan Procter&Gamble şirketinin hisseleri de 52 hafta yükseğinde...) Amerikan marketlerinin gidişatı hem Avrupa ve Asya, hem de Turkiye gibi gelişmekte olan marketlerdeki para akışını önemli ölçüde etkileyecek. Goldman, Sachs & Co. şirketinin ünlü analisti Abby Joseph Cohen geçen sene Amerika dünya ekonomisinin süper tankeridir demişti. 11 Eylül ve Enron olaylarının yarattığı belirsizlik ve güvensizlik ortamı süper tankerin hızını azaltmışa benziyor. Ancak bu iki trajik olaydan önce oluşan gelişimlere bakmayıp, düşüş trendini sadece bu iki olayda aramak yanlış olur kanısındayım. Yukarıda belirttiğim diğer faktörleri de marketlerde yatırım yaparken göz önünde bulundurmak sağlıklı olacaktır. | ||||||||
Bankaların kara tahtaları siliniyor |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||