Home page
Haber Menüsü


Ne mutlu, devletim beni sayıyor!
 
Devletimiz bir kez daha ne denli alicenap ve kerim bir devlet olduğunu gösteriyor, bizi saymaya kalkıyor ve biz, bir kez daha kadrini bilmiyoruz.  

 
Prof.Nur Vergin
22 Ekim—  Sosyoloji Profesörü Nur Vergin’in keskin gözlemli ve keskin dilli toplumsal eleştiri yazıları uzun süredir yazılı basında yeralmıyor. NTVMSNBC bu eksikliği gidermek için kendisine “toplumsal hapis günü”ne dönüşen “sayım günü”nde sayfalarını açtı. Aşağıda Prof. Nur Vergin’in NTVMSNBC okur-izleyicileri için özel olarak kaleme aldığı yazıyı sunuyoruz. Herkese iyi sayımlar...

   
 
       
    MSNBC News Fotoğraflarla İstanbul'da sayım günü
MSNBC News Fotoğraflarla sayım günü İstanbul
MSNBC News Ankara'da sayım görüntüleri
MSNBC News 4 gemi turist, Kuşadası'na çıkamadı
MSNBC News Ecevitlerin sayımda cevapları
MSNBC News İzmir'de sayım görüntüleri
 
NTVMSNBC Reklam  
 

 
BENİM DEVLETİM BENİ SAYIYOR

       

NurVergin
Live Vote is temporarily unavailable.

       Aman, efendim, neymiş? Bugün bizi sayacaklarmış da, bizi eve hapsetmişler de, böyle şey olmazmış da, şuymuş da buymuş da. Bir yaygaradır kopuyor. Konu kıtlığından mıdir, nedir, birileri günlerdir bu konuyu işlemeye çalışıyor.
       Bunlar ayıp şeyler. Devlet bizi adam yerine koyup, evinde otur da seni sayayım, dedi . Biz de minnet duyacağımız yerde oturmuş isyankarları oynuyoruz. Neymiş mübarek pazar günümüzü gönlümüzce değerlendiremiyecekmişiz. Sevsinler! Bir düşünelim bakalım, son sayımdan bu yana 5 yıl boyunca geçmiş olan diğer 269 adet pazar günümüzü nasıl değerlendirdik ki acaba? Bunca yurttaşın, Allah aşkına, kaçta kaçı ne yaptı geçmiş pazar günleri? Dağa mı çıktı? Spor mu yaptı? Tiyatroya, konsere, alış veriş merkezine mi gitti? Kentlerimizde olmayan parklarda mı keyif sürdü? Köyleri, kasabaları ve varoşları mesken tutmuş olanlar “aman, bugün pazardır, günün önem ve anlamına uygun bir faaliyette bulunalım” mı dedi? Yoksa, evinde yorgun argın oturup televizyon karşısında zapçılık mı yaptı, çalışan kadınlar ev işlerine mi koyuldu?
       Çoğunun günlerden pazar mıdır değil midir haberi olmayan bir toplumda, devletimiz bir kez daha ne denli alicenap ve kerim bir devlet olduğunu gösteriyor, bizi saymaya kalkıyor ve biz, bir kez daha kadrini bilmiyoruz.
       Bir de, devletin bekası açısından hayati önem taşıyan demografik kayıtları için bizi evimizde zaptederek nüfus sayımı yapmasını kötüleyenler arasında bir grup insan var ki, çıldırasım geliyor. Neymiş? Efendim, Devletin bizi saymak uğruna kocaman bir pazar günü evimize bağlaması insan haklarına aykırıymış.
       
SORSUNLAR BAKALIM HALKA

       Ayıptır, ayıp. Bir kere, insan hakları gibi bir kavramı böylesine uluorta çarçur etmek ayıptır. Hem, sorsunlar bakalım kalabalık nüfusumuzun kaçta kaçı bunu böyle algılıyor. Anket yaptırsınlar, öğrensinler. Bu derin düşünceli ve pek bilgili insan hakları simsarları gibi düşünenler cennet vatanımızın yurttaşlarının yüzde 10’una varıyor ise , hiç çekinmesinler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvursunlar. Hatta yüklü bir tazminat talep etsinler. Zannetmesinler ki, devletimiz bundan gocunur. O her zaman büyüktür ve varsa şayet, suçunu kabul eder. Tazminat parasını ödemek için bize bir vergi daha salar, olur biter. Biz de ister öderiz, ister ödemeyiz. Bu bizim bileceğim iştir.
       Yok, insan hakları, yok çağdaşlık, yok özgürlük, yok şu, yok bu. Ne diyorlar, bu insanlar, Allah aşkına? Devlet bizi sayıyor, işte. O kadar sayıyor ki, ayağımıza geliyor. Daha ne yapsın? Bundan onurlanacağımız yerde, bir de oturup şikayet mi edeceğiz? Nankörlüğün de bir haddi hududu olmalı. Konunun bir milli dava konusu, bazıları için hayat memat meselesi olduğunu görmüyorlar mı? Belediyeler sıraya girmiş, açık arttırma yöntemleriyle hediyelik eşya, isteyene istihdam istemeyene hizmet vaadleri dağıtıyor, bunlar oturmuş ahkam kesiyor. Koyun can derdinde, bunlar bozgunculuk peşinde. Ayıptır, çok ayıp!
       
YILDA BİRKAÇ KEZ SAYILSIN

        Şaka bir tarafa, ben diyorum ki, devletimizin nüfus sayımı işlemini bundan sonra da sureti katiyede çağdaş yöntemlerle yapmayıp bu iptidai usulü sürdürmesinde sayısız yararlar vardır. Hatta sayımları böyle 5 yılda bir gibi uzun aralıklarla değil, yılda bir kaç kez tekrarlamasında fayda vardır. Sayım için yapılan harcamalar evinde kalakalan milyonlarca insanın sokağa çıktığı takdirde harcayacağı benzin parasının, çoluk çocuğa pasta börek ve balon parası ile misafirliğe gidilen evlere eli boş gitmemek için alınan çiçek ve kolonya paralarının yanında bir hiçtir. Bu şekilde halkımız zaruri tasarrufa mecbur edilerek enflasyonu düşürmekte topyekun bir seferberliğe davet edilmiş olur.
       Bu da az bir şey değildir, yani. Hatta büyük sevaptır. Hem sayılmış oluruz, hem de 2001 yılının altı ayı için %10 zam alan memurların gönlüne enflasyonu dizginlemekte üstüne düşen bu ek görev nedeniyle sular serpilmiş olur. Sadece onların mı? Evde kapalı kaldığı günün günlerden pazar mıdır yoksa onun ertesi midir pek haberi olmayan, ne olursa olsun zaten umurunda olmayan milyonlarca köylü vatanadaşımızın ve faal nüfüsumuzun %20’sine varan işsizlerimizin de yüzü güler. Onlar da tüketimde değil de, enflasyonla uğraşmakta payları olacağı için pek sevineceklerdir. Göğüsleri kabaracaktır.
       Ama, biliyorum, vatandaşı saymak için onu evinde hapis tutan devletimizin yönetsel zaafıyetine ve teknik geriliğine ateş püskürüp, insan hakları havariliği yapanlar benim bu önerime de kızacaklar ve böyle bir yöntemin IMF’in ekonomik taleplerini karşılamaktaki katkısını gözardı edip, demokratik ülkelerde düşünülemiyeceğini hatırlatacaklar, özgürlük mözgürluk gibi laflar edeceklerdir.
       Vergilerin zor toplandığı, kamu sektörü çalışanlarının yoksulluk eşiğinde kıvrandığı, gelir dağılımı adaletsizliğinin en beter Latin Amerika ülkelerinkinden beter olduğu, demokrasimizin vazgeçilmez unsurları siyasi partilerimizin sadece din ve/ya da laiklik konusunda yarıştığı bir ülkede demokrasinin de, özgürlüğün de ancak bu kadarcık olabileceğini görmek istemiyeceklerdir.
       
TEK ENDİŞEM: SAYILMAMAK

       Varsın görmesinler. Ben, bugün devletim tarafından şu veya bu şekilde sayılmış olacağım için çok memnunum. Tek endişem, sabahın köründen itibaren kapı ha çaldı ha çalacak diye hazır ol vaziyette bekleyip de daha önce başıma geldiği gibi sayılmama tehlikesiyle karşılaşmak.
       İşte, o zaman tepem atacak ve adam yerine konulmamışlığımın bir insan hakları ihlali olduğunu düşünmeye başlayacağım. Gelecek sayıma kadar.
       
       

NOT: Yazı hakkında görüş ve eleştirilerini iletmek isteyenler nurgen@turk.net adresinden Prof. Nur Vergin ile iletişim kurabilir.
       Sayım ile ilgili görüş belirtmek isteyenler ise okurmektuplari@ntvmsnbc.com mail adresine mail yollayabilirler.

       
       
       
 
       
    TOP5 Ergenekon’da 16 kişi daha gözaltında  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları